başlamış ile cümle

başlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bireysel olarak varılan mesafe yargısı ile gruptaki bireylerin yargıları birbirine yaklaşmaya başlamıştır.La séparation entre les gens des comptes et ceux du parlement commence à apparaître.
Ve bunun üzerine Fin Mitolojisinin temellerini atmaya başlamıştır.Bref, ils dissipent le mythe du bon vieux temps.
Dizi 2010 yılında tekrar yayınlanmaya başlamıştır ve 108 bölümden sonra final yapmıştır.La revue a cessé de paraître depuis le mois de septembre 2008, après avoir publié 38 numéros.
1 Ocak 2008 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyeti para birimi olarak lira yerine euro kullanmaya başlamıştır.Le 1er janvier 2002, l'euro entre en vigueur au Portugal comme unité monétaire, remplaçant l'escudo portugais.
1376'da Konstantin yönetimde söz sahibi olmaya başlamıştır.En 713, finalement, Constantin reçut des nouvelles.
Diğer dinlere karşı hoşgörüsüzlüğü bu dönemde başlamıştı.Mais toute l'intolérance qui la dévorait auparavant se tourne désormais vers les autres peuples.
Spike da kolyesinden bir şeyler hissetmeye başlamıştır.Mais Cooper commence à douter de lui-même.
Avrupa'da yeni bir savaşın emareleri görülmeye başlamıştı.Une nouvelle étape vient d'être franchie dans l'Europe de la défense.
Doğu Avrupa’da Demir Çağı MÖ 1. bin başlarında gelişmeye başlamıştır.Au Proche-Orient, on entre dans l'âge du fer au début du Ier millénaire.
Önceden dizi perşembe günleri yayınlanırken daha sonra cumartesi günü yayınlanmaya başlamıştır.L'émission diffusée le samedi est enregistrée le jeudi après-midi précédant.
Komedi şovu, 2011 yılında Upright Citizens Brigade Theatre 'da başlamıştır.Depuis 2008, elle fait de la comédie avec le groupe Upright Citizens Brigade Theatre à New York.
Kasaba bir balıkçı köyü olarak 17. yüzyılın ortalarında oluşmaya başlamıştır.La ville a commencé à se développer au XIXe siècle comme village de pêcheurs.
Tam yeni hayatını kabullenmeye başlamışken önceki hayatına geri döner.Après avoir purgé sa peine, il retourne à son ancienne vie.
1957 yılında Toronto Üniversite’ne bağlı olan Victoria Üniversitesi’ne başlamıştır.En 1957, elle entreprend des études au collège Victoria à l'Université de Toronto.
Carl rahatsız ve umursamaz bir tavır takınmaya başlamıştır.Un soir, Harry reçoit un appel téléphonique troublant et anonyme.
Yüzbaşı unvanıyla döndükten sonra La Rochelle'de çalışmaya başlamıştır.Le capitaine décide de retourner à La Rochelle.
Çok ilgi çekici gelmeye başlamıştı.Il commença par être impressionniste.
1958'lerde François Mitterrand'a yakınlaşmaya başlamıştır.En 1965, il rencontre François Mitterrand.
Artık her şey daha anlaşılır hale gelmeye başlamıştır.Tout finit par s'éclaircir.
2010 yılından itibaren franchise yoluyla yurt genelinde şubeler açmaya başlamıştır.Depuis 2010, l'Orgue trône fièrement sur sa tribune.
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.Les métiers de l’informatique commencent à devenir de plus en plus importants.
Terazije 19. yüzyılın ilk yarısında kentsel bir kimlik almaya başlamıştır.Terazije commença à prendre des allures urbaines dans la première moitié du XIXe siècle.
Başlanan baraj inşaatı bir süre sonra durmuş, 2015 yılında yeniden başlamıştır.Sa restauration, commencée il y a quelques années, se poursuit durant l'année 2015.
1980'li yıllarda ülkesi Arjantin'de tanınmaya başlamıştır.Dans les années 1980, elle se fait connaître au Canada.
Hafta sonu haberlerini ise 21 Kasım 2011'den itibaren Seda Öğretir sunmaya başlamıştır.On y jeûne pour l'Avent à partir du 19 novembre.
Bu savaşlardan tam bir sonuç alınamıyordu zirâ Yunanistan'ın ekonomisi de iyiden iyiye bozulmaya başlamıştı.Ce système s'est effondré quand même les riches ont commencé à éprouver des difficultés pour eux-mêmes.
Final Slovenya ile başlamış ve İtalya ile bitmiştir.Elle finit ainsi devant la Slovénie.
Proje 2003 yılında başlamıştır.Le projet commence en 2003.
Tütün içme adeti, tütünün vatanı olan Amerika’da başlamıştır.Nicotiana tabacum, originaire d'Amérique, est le tabac cultivé.
Ancak ilk sezondan itibaren problemler başlamıştı.Au début de la saison, il semble quand même y avoir des problèmes.
Böylelikle iki devlet arasında yaklaşık iki yüzyıl sürecek olan mücadele başlamış olur.Commence alors une lutte entre les deux agglomérations qui va durer plusieurs années.
Fakat destek kuvvetlerin gelmesiyle durum Radetzky açısından iyiye gitmeye başlamıştır.Du fait des pertes, commence à se poser le problème des renforts.
Amerika'daki eğitimini tamamladıktan sonra Hadi Çaman Tiyatrosu'nda profesyonel hayatına başlamıştır.Après avoir terminé son éducation aux États-Unis, il est devenu acteur professionnel au Théâtre de Hadi Çaman.
Uzay Yarışı bu krizle başlamıştır.La course vers l'espace était commencée.
25 Şubat 2008'de Cumhurbaşkanı olarak görevine başlamıştır.Il a pris ses fonctions le 25 février 2008.
2006 yılında Heroes dizisinde Matt Parkman rolünü oynamaya başlamıştır.De 2006 à 2010, il joue le rôle de Matt Parkman dans la série Heroes.
5. ve sonuncu sezon 11 Mart 2017 tarihinde Adult Swim 'in Toonami program kuşağında yayınlanmaya başlamıştır.La saison 5 est diffusée depuis le 11 mars 2017 sur Adult Swim.
Kariyerine İsveç kulüplerinden Åtvidabergs FF'de başlamıştır.Il commença sa carrière en Suède avec Åtvidabergs FF.
Tütüncülük 2003'ten sonra gerilemeye başlamıştır.L’usine n'est plus fumante depuis 1996.
Protestolar ilk başlarda, ABD'de başlamış, önce Avrupa'ya sonra tüm dünyaya yayılmıştır.Cette alternative s'est développée d'abord aux USA pour ensuite s'étendre à travers le monde.
Böylece on yıl sürecek bir gezginlik dönemi başlamış oldu.Commence alors une traversée du désert longue de dix ans.
Ayşe (Maryam Zaree) ise, işe yeni başlamış mesai arkadaşıdır.Puis une nouvelle va ravir la famille : Fred est enceinte.
Harsanyi faydacılık etiği üzerine çalışmaları, Brisbane'dayken başlamıştır.John Harsanyi a commencé des recherches sur l'éthique utilitariste pendant qu'il était à Brisbane.
Bu havalimanını açılışı da çok tartışmalı başlamıştır.Son ouverture au public est encore très controversée.
Ülkede bağımsızlığın kazanılmasından sonra belirli alanda sıkıntılar baş göstermeye başlamıştı.Par exemple, le soutien à l'indépendance commença à se répandre dans certains milieux.
Bu şekilde belli dönemler halinde günümüze kadar süren yeni bir edebiyat başlamıştır.Je commençai d’abord par envisager une version se passant de nos jours.
Yazarlığa 1990lı yılların sonunda başlamıştır.Il se lance dans l'écriture au début des années 1990.
Böylelikle kalecilik yaşantısına başlamış oldu.Ainsi s'ouvrait pour lui la période des hostilités.
Avrupa Birliği aktif bir pozisyon alarak İran ile görüşmelere başlamıştır.La Chine semble avoir pris l'initiative d'ouvrir des relations avec le Japon.
Daha sonra Arif Mardin ile tanışmış ve onun teşviki ile caz şarkıları söylemeye başlamıştır.Elvis est venu nous rejoindre, nous avons commencé à jouer et chanter avec lui.
Yazarlığa 1937 yılında başlamıştır.Il en commença l'écriture en 1937.
31 Ekim 2011 yılından bu yana, Kosova makamları yeni Kosova biyometrik pasaportlarını vermeye başlamıştır.Les autorités du Kosovo délivrent le nouveau passeport Kosovar depuis le 31 octobre 2011.
1515'te her ikisi de bağımsız olarak Basel'de çalışmaya başlamıştı.Vers 1515, il s'installe définitivement à Bâle.
Böylece Ba profesyonel futbol kariyerine başlamış oldu.Les quatre joueurs ont réussi à entamer une carrière professionnelle.
7 Kasım 2007'de yemin ederek avukatlık yapmaya başlamıştır.Elle prête serment le 19 décembre 2012 pour devenir avocate.
Bilinen ilk yerleşim Hititlerle başlamıştır.Faire disparaître les premiers foyers de contamination.
Myanmar'da devam eden baskılardan kaçan Müslüman Rohingyalar dışarıya göç etmeye başlamışlardır.Le camp héberge principalement des Rohingya fuyant les persécutions des musulmans en Birmanie.
Orada şarkı sözü yazmaya ve küçük mekanlarda canlı müzik yapmaya başlamıştır.C’est là qu'il commence vraiment à écrire des chansons et à chanter de ville en ville.
Gimrililer Türkiye'ye yüzyıllar önce göçmeye başlamışlardır.Les Micmacs avaient auparavant campé sur l'île pendant des centaines d'années.
Kültür Devrimi ile kesintiye uğrayan bu değişimler 1972 yılında yeniden başlamıştır.Les échanges ont été interrompus par la Révolution culturelle mais ont été rétablis à partir de 1972.

İlgili Sayfalar