başlamış ile cümle
başlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1960'ların başında Posadas ve ISFI arasındaki çatışmalar artmaya başlamıştı.Conflicts between Posadas and the ISFI started to get worse.
KSKN tanımlama çabaları 1977'de başlamıştır.The GSSP definition effort commenced in 1977.
Geliştirme, Mazda'nın ilk motosiklet deneme üretiminden bir yıl sonra, 1929'da başlamıştı. [1]Development had begun in 1929, a year after Mazda's first trial production of motorcycles.[1]
Miklós Barabás'ın yanında resim öğrenimi görmeye başlamıştı.He became a student of painting under Miklós Barabás.
Yine de, 2005 itibariyle turizm nihayet istikrar kazanmaya ve toparlanmaya başlamıştır.Nevertheless, as of 2005 tourism is finally starting to stabilize and recover.
Avroamerika ve Gondvana, daha sonra Pangea olacak şekilde birleşmeye başlamıştı.Euramerica and Gondwana were beginning to converge into what would become Pangaea.
DF-17 prototiplerinin testleri 2014 yılı itibariyle başlamıştı.Testing of DF-17 prototypes was underway by 2014.
Ancak bir bilim olarak geliştikçe, kendi model ve kavramlarına daha fazla dayanmaya başlamıştır.But as it developed as a science, it started to rely more and more on its own models and concepts.
Kuzey Kore tarihi, 1945'te II. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle başlamıştır.The history of North Korea began at the end of World War II in 1945.
Bombardıman devam ederken, Temmuz 1951'de ateşkes görüşmeleri başlamıştı.While the bombing continued, armistice negotiations, which had commenced in July 1951, wore on.
Anılarını Aralık 1993'te yazmaya başlamış, ancak projeyi Haziran 1996'da bir kenara bırakmıştı.She had begun writing her memoirs in December 1993, but set the project aside in June 1996.
Kısa bir süre sonra Meigen astronomi de öğretmeye başlamıştı.Soon Meigen was teaching astronomy as well.
1990 yılında faaliyete başlamıştır.It started operating in 1990.
Aydınlanma Çağı'nda akıl hastalarına yönelik tutumlar değişmeye başlamıştır.During the Enlightenment attitudes towards the mentally ill began to change.
Pedro yine de komşu hükümdarlarıyla stratejik ittifaklar kurmaya başlamıştı.Peter nevertheless had begun making strategic alliances with his neighbouring monarchs.
En uzun süreli yarı küresel kayıtlar ise 1850 yılında başlamıştır.[3]The longest-running quasi-global records start in 1850.[3]
Kharkiv Üniversitesi Müzesi koleksiyonu 1804 yılında birikmeye başlamıştır.The collection of Kharkiv University Museum started to accumulate in 1804.
2004'ten beri tekrar İngiltere'de yaşamaya başlamıştır.Since 2004 she has again been living in the UK.
Böylelikle psikoloji serüveni böyle başlamış oldu.This is when she started to study psychology at the University of Zurich.
İliryalılar ve antik Romalılar arasındaki çatışma MÖ 229 yılında başlamıştır.Conflict between the Illyrians and ancient Romans started in 229 BC.
İlk puanınızı aldığınızda oyun henüz başlamıştı.Das Spiel hatte kaum begonnen, als Sie ihren ersten Punkt erzielten.
Prens Andrew ile ilişkisi de orada başlamıştır.Dort begann auch ihre Beziehung mit Prinz Andrew.
Aynı dönemlerde Windhoek'ta bulunan South African Railways'te çalışmaya başlamıştır.Zur selben Zeit begann er für die South African Railways in Windhoek zu arbeiten.
15 ile 24 yaş arasındakilerin % 24’ü kendi “yerli” dillerini bu dönemde tekrar öğrenmeye başlamışlardır.Von den 15 bis 24-Jährigen sprechen mittlerweile 24 % wieder ihre indigene Sprache.
Weltbühne için de yeniden düzenli olarak çalışmaya başlamıştı.Auch für die Weltbühne arbeitete er nun wieder regelmäßig.
Bu gelişme İtalyan ticaret şehirlerinden başlamıştır.Diese Entwicklung ging von den italienischen Handelsstädten aus.
Melek ile çalıştığı yerde kitapçılık yapan Yusuf arasında da yakınlaşma başlamıştır.Darauf sind die Anbetung durch die Engel, die Verkündigung und der heilige Josef mit Engel zu dargestellt.
Yolculuk başlamıştır.Die Reise beginnt.
Kekaumenos bunları yazdığı zamanlar, yeni ve güçlü rakipler yükselmeye başlamıştı.Zu der Zeit, als Kekaumenos diese Worte schrieb, waren dem Reich neue und mächtige Gegner erwachsen.
Artık muhtelif Türk aşîretleri birbirlerini görerek İslâma girmeye başlamışlardı.Dann nahmen (auch) andere den Islam wie ihr an.
Yaşamı boyunca kurtulamadığı uyuşturucu kullanımına 1929 yılının sonlarında başlamıştı.Sein Drogenkonsum, von dem er zeitlebens nicht mehr freikommen sollte, begann jedoch schon Ende 1929.
O artık düşünmeye başlamıştır.Nun besinnt sie sich.
Goethe, 1780 yılında, sistematik olarak bilimsel doğa sorunlarını araştırmaya başlamıştır.Um 1780 begann Goethe, sich systematisch mit naturwissenschaftlichen Fragen auseinanderzusetzen.
Birlikler 20 Kasım saat 08:30 itibarıyla iki kumsaldan karaya çıkartma yapmaya başlamışlardır.Die Truppen landeten am 20. November um 8:30 Uhr an zwei Stränden.
Bu dönemlerde Japonların evlerinde, mutfak ayrı bir oda haline gelmeye başlamıştı.Zur selben Zeit wurde in japanischen Häusern die Küche ein separater Raum innerhalb des Gebäudes.
20 Ocak 2011 tarihinde Digiturk Platformu üzerinden tekrar yayına başlamıştır.Am 20. Januar 2011 wurde die Ausstrahlung auf der Digiturk Plattform wieder aufgenommen.
Modern kimono Japonya'nın Heian döneminde (794–1192) günümüzdeki şeklini almaya başlamıştır.Der heutige Kimono nahm in der Heian-Zeit (794–1192) Gestalt an.
10 Mayıs 1631 tarihinden itibaren tahminen 26.800 imparatorluk askeri şehri kuşatmaya başlamıştır.Ab dem 10./20. Mai 1631 belagerten rund 26.800 kaiserliche Soldaten die Festung.
1998 Yılında ise IBM, Compaq ve Oracle Linux'a destek vermeye başlamıştır.1998 Viele namhafte Unternehmen wie IBM, Compaq und Oracle kündigen ihre Unterstützung für Linux an.
Chomsky’nin anarşist çalışmaları 1940'lı yıllardan sonra şekillenmeye başlamıştır.Chomskys anarchistische Überzeugungen bildeten sich schon in den 1940er Jahren heraus.
Sağcı gruplar özellikle yapımcı Yamamoto'yu tehdit etmeye başlamışlardır.So häuften sich die Drohungen rechtsradikaler Gruppierungen, vor allem gegen Koproduzent Yamamoto.
Ve düzenli olarak radyo programcılığı yapmaya başlamıştır.Man begann regelmäßig im Programm des Radiosenders WEAF aufzutreten.
Oyunun yapım fikri, Japon dōjinshi sanatçısı Raita'ya ait bir çizimle başlamıştır.Das Spiel hat seinen Ursprung in einer Skizze des japanischen Dōjinshi-Künstlers Raita.
Bu grup 1955 yılında dağılınca, Manning United States Postal Service'de çalışmaya başlamıştır.Als sich diese 1955 auflöste, begann Frankie Manning eine Arbeit beim United States Postal Service.
Son dönemlerde iklim değişmeye başlamıştır.Im Spätmittelalter begann sich das Klima zu ändern.
Kariyerine 2000 yılında RTP1 kanalında Clube Disney programında sunucu olarak başlamıştır.Alberto begann ihre Karriere im Jahr 2000 als Gastgeberin des Clube Disney auf dem Sender RTP1.
3 Mart 2015 tarihinde büyük patlamalar gerçeklemeye başlamıştır.Am 3. März 2015 fand eine stärkere Eruption statt.
O çoktan Doktor'u aramaya başlamıştır.Jedoch wollte er vorher zum Doktor promovieren.
Yapı işleri 2006 yılında başlamış ve dört yıl sürmüştür.Die Bauarbeiten begannen 2006 und dauerten zwei Jahre.
Düğün başlamış olur.Die Hochzeit beginnt.
Kariyeri inanılmaz bir şekilde başlamıştır.Seine Karriere begann völlig unspektakulär.
Böylece Whitney Houston ilginç bir izlenim vermeye başlamıştır.Whitney Houston wurde mit einem Image Award ausgezeichnet.
Karjakin satrancı beş yaşındayken öğrenmeye başlamıştır.Das Schachspiel hat sie mit fünf Jahren gelernt.
Bugüne kadar tüm Türkiye’de 26 tane kalkınma ajansı kurularak faaliyetlerine başlamıştır.In Kambodscha arbeiten beispielsweise bereits zwölf Basisgesundheitsstationen erfolgreich.
2010/2011'de Elektrik üretimine başlamıştır.2010 oder 2011 endete die Produktion.
Ağabeyi "Alex Van Halen" ise gitar dersleri almaya başlamıştır.Alex Van Halen lernte dort zunächst Gitarre.
1975'te yeni müzakereler başlamış, ancak bu pazarlıklar 1978'de yeniden kesilmiştir.1975 wurden neue Verhandlungen aufgenommen, aber 1978 wieder abgebrochen.
IKCO Samand'ın ihracatına Rusya ve Bulgaristan ile 2006 yılında başlamıştır.Der Export des Samand begann 2006 nach Russland und Bulgarien.
Wittgenstein, İkinci Dünya Savaşı esnasında, yeniden uygulamayla uğraşmaya başlamıştır.Während des Zweiten Weltkriegs wurde Wittgenstein nochmals praktisch tätig.
Playofflar 18 Nisan günü başlamıştır.Die Playoffs begannen am 18. April.