başlamış ile cümle
başlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tombul patilerinle apatmanın etrafında dolaşmaya başlamışsan, çok mutlu olucam.Ever since you started padding around our apartment with your fat paws, I've been so happy.
"Uzay gemisi projesi resmi olarak başlamıştır. İşe koyulabilirsin."Spaceship project officially begun.
Burda da dağcıların bir kısmı Triangular Face denilen kısımdan zirveye doğru tırmanmaya başlamış.So here are some climbers starting out for the summit on what's called the Triangular Face.
İşin ilginci, ilk senemizde, hikayemiz hiçbir yere gitmiyordu ve Disney panik yapmaya başlamıştı.And the irony is that, in the first year, our story was not working at all and Disney was panicking.
Su tekrar yükselmeye başlamıştı, kayalıkların üstü köpükle dolmaya başladı.The water had started coming back. It was foaming over the reef.
Krebiozen denilen mucizevi ilacı duymuştu ve doktoruna yalvarmaya başlamıştı:He had heard about this wonder drug called Krebiozen, and he was begging his doctor,
Hangi yaş aralığında okula başlamışlardı?What time of life had they started school?
Artık aksini düşünmeye başlamıştım.I was starting to think otherwise.
Hayatında bir dönüşüm başlamıştı.A transformation had begun in her life.
Tekrar çıkarma işlemine dönelim. 4 limon ile başlamıştık.But anyway - back to subtraction.
Böylece parasının 5'te üçüyle başlamış ve buna onun %10'unu eklemiş.So she started with 3/5 of her money, and it added another 10% of that.
Sanırım dişleri çıkmaya başlamış.I guess he's growing teeth.
Temeli bu oyunların beni duygulandırmaya başlamış olması.It lies in that these games are beginning to make me emotional.
Şimdi, size bazı iyi haber hikayeleri var diyerek başlamıştım.Now, I started by telling you that there were some good-news stories.
Benjamin Franklin, Avrupa'da yapılan çalışmaları duymuş ve kendi eğlenceli deneylerine başlamıştı.Benjamin Franklin heard of the work going on in Europe, and started his own playful experiments.
İngilizler değersiz İngiliz parasından kurtulmak için bir satış çılgınlığına başlamışlar.The English went into a selling frenzy to get rid of worthless English money.
Ve 13 yaşımda bir terzinin yanında iş bulup çalışmaya başlamıştım elbise satıyordum.And when I was 13, I had a job at a dressmaker's shop sewing clothes.
1980'de bir başka aile ile ona başlamıştım.I started it with one other family in 1980.
Onlar da "Bu iki büyükanne..." diye anlatmaya başlamışlar.They said, "These two grandmothers ... "
Ve ona doğru yürümeye başlamışlar. sonra altı parça akordeon gibi tekrar birleşmişler.And then the six figures came together again, like a concertina.
Yaratıcı çabalarımı desteklediler, çünkü büyükbabam sıfırdan başlamış bir insandı.And they supported my creative efforts, because my grandfather was a self-made man.
İşte her şey burada başlamıştı.That's where it started.
Ve Charles bu durumdan rahatsız olmaya başlamış.And Charles started not liking that.
Ve korkmaya başlamıştım.And I got scared.
Yani tespit ettiğimiz herhangi bir sinyal, yolculuğuna çok uzun zaman önce başlamış olmalı.That means any signal we detect would have started its journey a long time ago.
İsveç, düşük çocuk ölüm oranlarına ulaştı çünkü çok erken başlamıştı.Sweden achieved a low child mortality because we started early.
Şimdi de köyleri basmaya başlamıştık, ...tavuk, keçi ve koyunları çaldık. Herşeyi yiyebilirdik.We used to raid villages, stealing chickens, goats and sheeps, anything we could eat.
Son videdoda işler çirkinleşmeye başlamıştı.Where we left off in the last video, we saw that things were already starting to get ugly.
Umudumu kesmeye başlamıştım.But you can't help me
Dikkat ederseniz, müşteri prototipleri hakkında birkaç hipotezle başlamışlar.Notice they were beginning with a series of hypotheses about their customer archetype.
Açlıktan toplu ölüm haberleri yayılmaya başlamıştı.?The specter of mass starvation loomed.
Dördüncü seviyeye başlamış oldunuz, aynı üçüncü seviyede yaptıklarınızı yapacaksınız .So you start a Level four problem just like you would normally do a Level Three problem.
İçmeye lisede başlamış gibisin.You look exactly like you've been doing it since high school.
Bunun şu an başlamış olduğunu söylemekten mutluluk duyuyorum.I'm glad to say that is starting to happen now.
Umarım bilançonun temel ilkeleri aklınızda biraz netleşmeye başlamıştır. .And I think hopefully the concept of equity is starting to make a little more sense.
Yahudiler için aydınlık ve sevinç, mutluluk ve onur dolu günler başlamıştı.The Jews had light, gladness, joy, and honor.
Petrus ile Zebedinin iki oğlunu yanına aldı. Kederlenmeye, ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.He took with him Peter and the two sons of Zebedee, and began to be sorrowful and severely troubled.
Petrusu, Yakupu ve Yuhannayı yanına aldı. Hüzünlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.He took with him Peter, James, and John, and began to be greatly troubled and distressed.
Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.(To be used in holy war.)
Yapılandırmayı sınamak için tıklayın. Festival başlamış olacak ve sınama tümcesi konuşulmuş olacak.Test
Başka bir sanal masaüstünde başlamış olsa bile, pencereye atlarJump to the window even if it is started on a different virtual desktop
& Devam eden (başlamış ancak bitmemiş)& In-progress (started but not completed)
Eşimle kutlamaya başlamıştım ama bir hileydi.I started to celebrate it with my wife—but it was a trick.
Bass Türkiye'de 1957 yılında çalışmaya başlamıştı.Bass began working in Turkey in 1957.
Tanya bir kız çocuğu doğurduktan sonra ilişkileri düzelmeye başlamış.The relationship began to mend when Tanja gave birth to a daughter.
Ve de sosyal medyanın geniş kitlelere ulaşan etkisi sayesinde, girişim yürümeye başlamış.And thanks to the far-reaching effect of social media, the initiative has taken off.
Sonunda kendisini güvende hissetmeye başlamış.She finally began to feel safe.
Türkiye'de koyun klonlama deneyleri 2005 yılında başlamıştı.The sheep cloning experiment in Turkey began in 2005.
SETimes: Oyunculuk kariyerinize çok küçük yaşlarda başlamışsınız.SETimes: Your acting career can be traced back to your earliest childhood?
Ancak ekonomik ilişkilere hız kazandırma amaçlı yeni girişimler başlamış durumda.New initiatives are, however, under way to jump start economic ties.
Projeye ilişkin müzakereler 1998'de başlamıştı.Negotiations on the project began in 1998.
Değişim dönemi başlamıştı.The era of change had begun.
Araç sahiplerine 1.000 avroluk araba hurda indirimi sağlayan program 15 Nisan'da başlamıştı.The programme, which gives owners a 1,000-euro car scrapping bonus, kicked off on April 15th.
Ajvaz-Dedo, iyi bir kaynak bulup, köye su götürmek için çalışmaya başlamış.It was Ajvaz-Dedo who found a good spring, and worked to bring the water to the village.
Savaştan sonra Türkler, Sırbistan üzerinde 500 yıl sürecek egemenliklerine başlamışlardı.After the battle, the Turks began their domination of Serbia that would last 500 years.
Ekip, faaliyetine 2007 ve 2008 yıllarında televizyon ve radyodaki açık tartışmalarla başlamış.They started with public debates in 2007 and 2008 on TV and radio.
Numara değiştirme hizmeti Ekim ayında başlamıştı.The number portability service began operating in October.
Macaristan'da KDV'nin %25'e yükselmesi sonrasında, Bosiç ailesi BH'den alışveriş yapmaya başlamış.After VAT increased in Hungary to 25%, the Bosic family started shopping in BiH.
Asla evlenemeyeceğinden endişelenen Özlem, henüz yeni bir ilişkiye başlamış.Ozlem, who is worried that she will never get married, has just begun a new relationship.
Avusturyalı bir firma binanın parçalarını 1893 yılında Viyana'da üretmeye başlamış.An Austrian firm began to manufacture parts for the building in Vienna in 1893.