başlamış ile cümle
başlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Önce kadrosu E.İ.E. İdaresi’nde kalarak D.P.T. uzman olarak çalışmaya başlamıştır.Prior as Expert Staff to PT.
Afternoon dergisinde başlamıştır.Jornal da Tarde newspaper begins publication.
Bu asimilasyon sonucu yerliler kendi öz kimliklerini hor gören tutum sergilemeye başlamışlardır.One way is that of the assimilationists who have renounced their Jewishness.
Ancak, 2011–12 sezonundan itibaren oynamaya başlamıştır.However, he will be eligible to play during the 2011–12 season.
Böylece Phil için Motörhead kariyeri başlamıştır.All this starts to corrupt Charles.
10 yaşında Kanada'da yaşamaya başlamıştır ve Çince, Kantonca, İngilizce ve Korece bilmektedir.Lived in China for 10 years and is trilingual in Korean, Chinese and English.
Günümüzde hamilelik fotoğrafları konusunda uzmanlaşma başlamıştır.He currently concentrates on print-making.
1985 yılında Anadolu Üniversitesi öncülüğünde başlamıştır.In 1985, Goa University came into existence.
Yeni çiçek vermeye başlamış bir ağaç, dallarında bir yılda toplam 20-30 bin çiçek taşır.A single plant can produce between 8,000 and 20,000 flowers in a 3 month period.
Başkent Pyongyang'ın devasa kentleşme projesi de Kim Il-Sung iktidarında başlamıştır.Massive urbanisation of the capital Pyongyang was also undertaken during Kim Il-Sung's rule.
1978 NBA Playoffları 1977-78 NBA sezonun sonunda başlamıştır.1978 NBA Playoffs 1977-78 NBA season "1978 NBA Finals – Game 1".
Yazarın kendi ifadesine göre bu eseri yazma isteği 19 yaşında başlamıştı.An interesting fact about the conductor is that he has filled this position since the age of 19.
Sezen Aksu ile yolları ayrıldıktan sonra İstanbul'un gece kulüplerinde şarkı söylemeye başlamıştır.After parting her way from Aksu, Tilbe started performing at Istanbul's nightclubs.
Böylece I. Dünya Savaşı Avrupa'da başlamış oldu.Moreover, World War I had started in Europe.
Tanja, Profesyonel müzik kariyerine birkaç müzik grubunun üyesi olarak başlamıştır.Brian Eno begins his musical career as a member.
Intel'in PCI üzerindeki çalışmaları 1990 yılında başlamıştır.Work on PCI began at Intel's Architecture Development Lab c. 1990.
2008'de inşaat başlamış ve 10 Eylül 2011'de resmi açılışı gerçekleştmiştir.Construction began in June 2008 and it formally opened on September 10, 2011.
Cydrome firmasının kurucusu olan Bob Rau da firmanın batmasından sonra HP'de çalışmaya başlamıştır.Bob Rau, founder of Cydrome, also joined HP after Cydrome failed.
7 yaşında dans ve jimnastik eğitimi almaya başlamıştır.Elena started taking dance classes and gymnastic at age seven.
Güncel olarak Arjantin millî takımının sağ bekinde oynamaya başlamıştı.USA team faced Argentina in their first game.
Raleigh yeni bir kolonizasyon için sefere başlamıştı ama büyük bir problem ortaya çıktı.Zack stopped one, but a larger problem arose.
1987'de mesleki kariyerine başlamıştır.He started his career in 1987.
Filmin yapım çalışmaları Ocak 2008'de başlamıştır.The construction works commenced in January 2008.
Bu tarihten itibaren ilk Bulgar yerleşimciler bölgeye gelmeye başlamıştır.Around that period the first black families moved in.
Göç olayı bu şekilde başlamış olur.The problem has begun to surface as such.
Kalite anlayışı, 1960'lı yıllardan itibaren kendini yenileyerek insan odaklı olmaya başlamıştır.The difference is that since the 1960s people started to refer to the recent past.
Ben ritüelime başlamıştım.And I began my ritual.
Ama daha da ilginci Başkalarından öğrenmeye başlamıştım.But the more interesting thing was that I started learning from people.
- Görüşmelere başlamışlar.They've started negotiating.
Bu da arka taraftaki Bakire Meryem. Silmeye başlamışlar.Here's the Virgin Mary on the backside, which they started to wipe off.
"sinüs iks, bölü iks"in limiti, eşittir 1. Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır.And you must be bubbling over with anticipation now, because
Bilimcilere, yaşamın dünyada nerede başlamış olabileceğini yeniden düşündürdü.It made scientists rethink where life on Earth might have actually begun.
Biraz endişelenmeye başlamıştım.I was starting to get a little worried.
Ev sürekli başlamıştı küçüktür.The household was constantly getting smaller.
Mary rağmen dinlemeye başlamıştı kendini.Mary had begun to listen in spite of herself.
O da, Martha gibi başlamıştı.She was beginning to like Martha, too.
Bu doğum tarihi. 1930 ile başlamışlar 10 yıllık aralarla 2000'e kadar geliyor. .They go all the way up to the year 2000 in increments of 10 years.
O zaman kafamda çanlar çalmaya başlamıştı.That's when alarm bells went off in my head.
Ben, o noktada, bir şeylerin doğru olmadığını hissetmeye başlamıştım.I, at that point, was starting to feel as though there was something not quite right.
Tangles ve ben hazırdık ve her zamanki gibi çekim yapmaya başlamıştık.Tangles and I would go off and we'd just start getting stuck into it, filming like we always would.
Ve o noktada, yavaş yavaş anlamaya başlamıştım.And, uh, it slowly, slowly dawned on me about that point, you know.
Suyun tarihi 13,7 milyar yıllıktır ve Büyük Patlama ile başlamıştır.Well, the history of water is 13.7 billion years old. It started with the Big Bang.
Belki Mars'ta da yaşam başlamıştı.Perhaps life started on Mars as well.
Bir önceki videoda, bir simidin parametrik denklemlerini konuşmaya başlamıştık. -In the last video, we started to talk about how to parameterize a torus, or a doughnut shape.
Ve adam bir eli duvarda yürümeye başlamış.And he was walking like this... Touching the wall all the way...
Elini duvardan çekip kaşımaya başlamış.He started scratching his body.
Ben korkmaya başlamıştı.I was beginning to feel frightened.
Ressamlar bu öğelerin kendi başlarına anlamlı olabilmelerinin yollarını aramaya başlamışlar.It's that formal qualities of painting itself can have its own experiential aspect.
İyi başlamıştık... ...ama bitti.We had a good run... but it's over.
Ve her şey iyi başlamıştı ta ki elektrik gidene kadar.And everything began well until the power went out.
Zaten türevin anlamına bu örnekle başlamıştık. -This is going back to our original intuition of what even a derivative is.
Protestan devrimi başlamış durumda ve Katolik kilisesi sorgulanıyor.There is a big difference between 1512
Erken baslamis.He was getting started early.
Çiçek açmaya başlamış.It's starting to bloom!
Umarım mol değerlerini görmeye başlamışsınızdır.Hopefully, you're starting to see the value of moles.
Herhalde nasıl yapıldığını birazcık sezmeye başlamışsınızdır. aBut I think it should start making a little bit of intuitive sense.
Bunun doğuray olduğu bilgisiyle ispatımıza başlamıştık. -This is just our starting fact, that this is a basis for V.
O yıl annem beni dansla tanıştırdı. Ve böylece benim klasik dansla randevum başlamış oldu.That year she introduced me to dance, and thus began my tryst with classical dance.
Ve - (Gülüşmeler) ve - baya tedirgin olmaya başlamıştım ve, bilirsiniz işteAnd -- (Laughter)
Parusharam yeni başlamış fakat önünde çok yol olan bir Parikrma.Parusharam is Parikrma with a simple beginning but a long way to go.