başladılar ile cümle
başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Gökbilimciler daha sonra fiziksel özelliklerini araştırmaya başladılar.Astronomers then began investigation of its physical properties.
Eylül 1619'da kötü ruhu kovmaya başladılar.They began to exorcise her in September, 1619.
Misyonerler, 19. yüzyılın ortalarında Solomon Adaları'nı ziyaret etmeye başladılar.Missionaries began visiting the Solomons in the mid-19th century.
Üçü birden gülmeye başladılar.Sie begannen alle drei zu lachen.
Eirik Chambe-Eng ve Haavard Nord 1991 yılında Qt'yi geliştirmeye başladılar.Haavard Nord und Eirik Chambe-Eng begannen mit der Entwicklung von Qt im Jahre 1991.
Ardından ikili, Simpsonlar için yazmaya başladılar.Später fing er dann an, für Die Simpsons zu schreiben.
1940 yılında ABD'ye göç ettiler ve Broadway'de çalışmaya başladılar.1940 emigrierten sie nach Amerika und arbeiteten am Broadway.
2008/09 sezonuna ise kötü başladılar.Zur Saison 2008/09 begannen sie sich merklich zu verschlechtern.
Ardından Rhodes Scholars (Cody Rhodes ve Damien Sandow) ile bir rekabete başladılar.Die vier fehdeten dann gegen die Bellas und die Rhodes Scholars (Cody Rhodes und Damien Sandow).
Sonra bağırmaya başladılar.Wir ließen dich schreien.
Burada, Fransa'ya nakliyat yapan bir Alman yük gemisinde çalışmaya başladılar.Daher treten sie an Bord eines getarnten Handelsschiffes die Reise nach Deutschland an.
Craven ve eşi Christine bir şirket kurarak lambaları üretmeye başladılar ve adını da Crestworth koydular.Craven gründete eine Firma mit dem Namen Crestworth, die die Lampen herstellen sollte.
O zamanın en ünlü yazarları ve filozofları da bu dergiye katılmaya başladılar.An der Zeitschrift wirkten die berühmtesten Schriftsteller und Philosophen der Zeit mit.
Ayrıca pilotlar daha iyi eğitim almaya başladılar.Zudem wurde die Ausbildung der Piloten verbessert.
Biraz dinlendikten sonra tekrar savaşa başladılar.Nach einer Pause konnten sie neu beginnen.
Marella ve Carlito, takım şampiyonluğu için Hardcore Holly ve Cody Rhodes ile çekişmeye başladılar.Carlito und Carelli führten eine Fehde gegen Hardcore Holly und Cody Rhodes um die World-Tag-Team-Titel.
Bunu beklemeyen Vandallar geri çekilmeye başladılar.Vandalen wollten das verhindern.
Yeniçeriler kaçmaya başladılar.Die Toskaner fliehen erneut.
Kartacalılar bir ordu kurmaya başladılar.Canales begann damit, eine Armee aufzustellen.
Şiiler ve Aleviler mezarı ziyaret etmeye başladılar.Schiiten und Sunniten begannen damit, das Grab bei ihrer Pilgerreise zu besuchen.
Yeni Suriye Sultanı Muazzam idareye geçince daha düzenli yeni takviyeler beklemeye başladılar.Jedoch zwang der Gesundheitszustand des neuen Großherzogs sie bald, erneut in milderes Klima zu reisen.
O yılın yazında ilk turistler şehre gelmeye başladılar.Im Sommer 2012 zogen die ersten Bewohner in die Bahnstadt.
Askerler tabyalar, bataryalar ve siperleri kazmaya başladılar.Zuvor zerstörten sie die Laufgräben und Batterien.
Daha sonra maaş almaya başladılar.Jetzt haben, später zahlen.
Bu durumu arkadaşlarına anlattığında arkadaşları ona dead mouse guy (ölü fareli adam) demeye başladılar.Von da an nannten mich meine Freunde „dead mouse“.
Kylie ve Dannii, oyunculuk kariyerlerine çocukken Avustralya televizyonlarında başladılar.Sowohl Kylie als auch Dannii Minogue traten bereits als Kinder in australischen Fernsehsendungen auf.
Kadınlar kendi aralarında konuşmaya başladılar.Diese Frauen machten einander an.
Saklanmaya başladılar.Sie verstecken sich.
İlhanlılar, Suriye ve Filistin'i işgalden sonra Mısır'a doğru ilerlemeye başladılar.Die Osmanen rücken daraufhin über Syrien und Palästina in Richtung Ägypten vor.
Bunun üzerine Sasaniler ünlü komutanları Behram Çubin'in önderliğinde seçkin bir ordu oluşturmaya başladılar.So hieß bei den Chasaren ein hoher militärischer Titel Chagan Bek.
Bölge ahalisi eski dinlerine dönmeye başladılar.Die Kirche fand allmählich wieder zu ihrer alten Stärke zurück.
Böylece bir-iki senede olgunlaşan besteleri her gün durmadan çalışarak beraber bitirmeye başladılar.Wer Stunden hart geschuftet hat, ist jedesmal geschafft.
İşçiler düşen maaşlardan, artan gıda fiyatlarından şikayet etmeye başladılar.Die Arbeiter klagten angesichts steigender Lebenshaltungskosten über zu niedrige Löhne.
Theodoros'a karşı haçlı seferi çağrısı yapıldı ve birlikler İtalya'da bir araya gelmeye başladılar.On annonça une croisade contre Théodore et les troupes commencèrent à se rassembler en Italie.
Elfler gibi ölümsüz olmak ve birikmiş güçlerini sonsuza kadar hakim kılmayı arzulamaya başladılar.Ils voulurent devenir immortels comme les Elfes et jouir de leur puissance accumulée pour toujours.
Eski Opel çalışanları Rüsselsheim'daki tesisi yeniden inşa etmeye başladılar.Immédiatement après la guerre, les anciens employés d'Opel commencent à reconstruire l'usine de Rüsselsheim.
Müteakip günlerde gazetelerin çoğu uçan daire olaylarını baş sayfada yayımlamaya başladılar.Les jours suivants, la plupart des journaux racontent en première page des histoires de soucoupes volantes.
Sazlar arasında otlamaya başladılar.Ils se souriaient entre les prises.
Norman düzeni bozuldu ve Normanlar sahile doğu geri çekilmeye başladılar.La formation normande se désagrégea et les Normands en déroute s’enfuirent vers la plage.
Kasım ayında anakarayı işgal için hazırlıklara başladılar.En février, ils sont prêts à lancer l'assaut.
12 Mart - Alman birlikleri Avusturya’yı istilaya başladılar.12 mars : les troupes allemandes envahissent l’Autriche.
Beş ay kuşatmadan sonra, Thomas'a bağlı insanlar nihayetinde aç atları ve zulalarındakileri yemeye başladılar.Après cinq mois de siège, les partisans de Thomas sont contraints de se nourrir des chevaux affamés.
Noble ve Mercury J&J Security adı altında Seth Rollins'in korumalığını yapmaya başladılar.Ils sont appelés J&J Security et sont chargés de la sécurité de Seth Rollins.
Jerry Heller şirkette genel müdür oldu ve çalışmalara başladılar.Reg Clark, gérant du magasin, s'était laissé convaincre.
Ayaklanmacılar hemen organize olmaya başladılar.Des secours s'organisèrent sur-le-champ.
Her salı okuldan sonra iki saat birlikte şarkı yazma çalışmaları yapmaya başladılar.Elles s'entretiennent deux heures chaque mardi après-midi après l'école pour des séances d'écriture.
Kadınlar kendi aralarında konuşmaya başladılar.J'aimerais que les gens discutent entre eux.
Diğer ülkelerde yükselen eylemci grupları zapi bir yöntem olarak kullanmayı başladılar.D'autres maîtres de forges de la région commencèrent à utiliser ses méthodes.
Almanlar Hindenburg Hattı'na doğru geri çekilmeye başladılar.Par la suite, le bataillon poursuit les Allemands qui se replient vers la ligne Hindenburg.
Alman milliyetçiler birleşik bir Almanya talep etmeye başladılar.Les nationalistes allemands commencent à mettre en avant le concept d'une Allemagne unifiée.
Daha sonra yeni gelen Brock Lesnar ve onun menajeri Paul Heyman ile rekabete başladılar.Ils commencent ensuite une rivalité avec un nouveau venu, Brock Lesnar et son manager Paul Heyman.
Daha sonra ise Brothers of Destruction tekli güreşmeye başladılar.Ils reforment l'équipe The Brothers of Destruction.
4 Kasım - Alman ve İtalyan birlikleri el-Alameyn’den çekilmeye başladılar.3 novembre : Les troupes allemandes et italiennes commencent à battre en retraite à El Alamein.
MÖ 671 ile 667 yılları arasında Asur orduları Mısır topraklarına saldırmaya başladılar.Entre -671 et -667, les Assyriens entament les hostilités contre l'Égypte.
Fanatikleri kendilerini "Punk" olarak adlandırmaya başladılar.Les membres se considèrent punks.
Çokuluslu şirketler de mülteci çalışanlarını işten çıkarmaya başladılar.A mesure aussi que la centrale perdait ses adhérents ouvriers.
Köyün kurulmasından sonra bazı hissedarlar hisselerini satmaya başladılar.Des communautés entières se préparaient au départ en vendant leurs biens.
Craven ve eşi Christine bir şirket kurarak lambaları üretmeye başladılar ve adını da Crestworth koydular.Craven créé sa propre entreprise, Crestworth, afin de produire les lampes.
Sovyet birlikleri geri çekilmeye başladılar.Les troupes soviétiques doivent battre en retraite.
Fakat aynı yıl Lüks Yaşamın devamı olan Zack & Cody Güvertede'nin çekimlerine başladılar.Pendant ce temps, ce jour de pluie est aussi le jour annuel où Zac et son père partent camper.