başladılar ile cümle
başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kendilerini kopyalamaya başladılar.They begin to self-replicate.
Ama bir kere başladılar mı onları durduramıyordunuz.Once they got going, you couldn't stop them.
O zaman insanlar hissetmeye başladılar, bu sefer yeni bir şey oluşuyor.And then people started to feel that there's something new happening.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.In front of Al Jazeera, they started creating tribalism.
Batı'ya şunu demeye başladılar:They started telling the West,
ve kendi içlerinde katlanmaya başladılar.And then it started changing, and become folding on themselves.
Aslında, çok ilginç bir fikir olmaya başladılar.Now, this is actually becoming such an interesting idea.
Dünya Bankası da bunu tanıdı ve onlar da WAVES isimli bir projeye başladılar.And the World Bank has acknowledged this and they've started a project called WAVES --
Oldukça iyi başladılar.They started very well.
İnsanlar büyük, pahalı yerler için istemeye başladılar.People wanted it in big, expensive places.
Büyük serigrafi baskıları yapmaya başladık ve satmaya da başladılar.We began doing these big silkscreen prints, and they started selling, too.
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.Even the business programs have started picking up on this.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.They'd just begun to light up a little bit, open up a little bit.
Ben gittim ve aramaya başladılarSo I went and started looking.
VHS ile başladılar.They started with VHS.
'92, '94'de başladılar.They started in '92, '94.
İnsanlar fikirlerini yazmaya başladılar.People started contributing ideas.
O yüzden gruplar doğaçlama olarak yeni melodiler yaratmaya başladılar.So the bands started to improvise new melodies.
İnsanlar özellikle bu diskolar ve bu ses sistemleri için müzik yapmaya başladılar.People began to make music specifically for discos and for those sound systems.
İnsanlar; bu adamı, bu adamın ne yaptığını bildiğini anlamaya başladılar.People are starting to realize that this guy, he definitely knows what he's doing.
Ve suç haritası çıkarmaya başladılar.And then they started crime mapping.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.They're relieving congestion, and they're frankly starting to save some fuel.
'70ler de, ileri görüşlü insanlar yerel malzemelerin değerini anlamaya başladılar.By the '70s, forward-thinking people began to recognize the value of local ingredients.
Ve bana kaç tane çocuğun kolunu kaybettiği ile ilgili istatistikleri vermeye başladılar.So, they started giving me the statistics on how many of these kids had lost an arm.
Atmosphere oksijen salmaya başladılar.This released oxygen into the atmosphere.
Daha dik durmaya başladılar.They stood more erect.
İnsanlar yerlere çöp atmamaya başladılar.People stopped littering.
Buradaki hesaplamalarda yeni matematiksel yapılar bulmaya başladılar.They're starting to find new mathematical structures in these calculations.
Çocuklar gidip tasarlamaya başladılar bu deneyi, şey, yani oyunuSo the kids went off and they designed this experiment, and so -- well, game -- and so,
T-hücreleri gelişiyordu ve kanserle mücadele etmeye başladılar.The T-cells were growing; they were starting to fight the cancer.
Sinirlenmiş insanlar içeriye girmeye başladılar.And people started coming in because they were just outraged.
Paris'te örgütlenmeye başladılar.And they actually started to organize in Paris.
İnsanlar burada, Mars Alanı'nda toplanmaya başladılar ve işler biraz kötüye gitti.And so people started gathering over here in the Champ-de-Mars and things got a little ugly.
Bazı birlikler en başta havaya ateş açmaya başladılar.Some of the troops, at first, they started firing in the air.
Öyle diyince gülmeye başladılar.They started laughing when I said that.
Doğu'nun guruları Amerika kıyılarına vurmaya başladılar.Gurus from the East started washing up on the shores of America.
Onlarda anında eleştirel yorumlar yaynlamaya başladılar.So they immediately began posting a lot of critical comments.
Onun farkına varmaya başladılar ki, burada zamansız asil Paris ve gerçek Romeo ölü yatıyordu.Of her awaking,--here untimely lay The noble Paris and true Romeo dead.
Ve aşamalı olarak takım ve klanlar kurmaya başladılar.And they gradually started to form different teams and clans.
Ve genç insanlar, genç Tibetliler, artık bunun bir işe yaramadığını söylemeye başladılar.And the young people, young Tibetans, are starting to say, listen, this doesn't work.
İnsanlar bana kendi kartlarını almaya ve kendi kartlarını yapmaya başladılar.People began to buy their own postcards and make their own postcards.
Hatırlayın, 0 anında hareket etmeye başladılar ve t zaman sonra burada karşılaşacaklar.Remember, they both leave at time 0, and after time t, they will both meet right there.
Tanrı hakkında tartışmaya başladılar, ve sonra sinirlendiler.They started arguing about God, and then they lost their tempers.
Yarışmaya başladılar.They started competing.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Some hunter-gatherers who lived next to farming communities took up farming themselves.
Yemekleriyle ve birbirileriyle daha çok ilgilenmeye başladılar.People spent more time engaging in their meals, engaging with each other over their meals.
Sponsorlarından bağımsız hale geldiler, ve kendi kendilerini finanse edebilmeye başladılar.So, they gain independence from the sponsor, and start funding themselves.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.We're already starting to see early retirement occur this year.
Bu mahkumların çoğu, sırf meraktan, onu dinlemek için müzakereleri izlemeye başladılar.Most of the fellows used to come over out of curiosity just to hear him speak.
Bazı önemli ve büyük... ...rakamları ortaya atarak sormaya başladılar.They actually started asking, some serious solid numbers.
Ancak belli bir hücre sayısına ulaştıklarında, bütün bakteriler aynı anda ışık üretmeye başladılar.But when they grew to a certain cell number all the bacteria turned on light simultaneously.
5 ay içinde bütün Malavililer açlıktan ölmeye başladılar.Within five months all Malawians began to starve to death.
Bu sebepten de bana istenmeyen hasta demeye başladılar.And in fact, they started to call me a "gomer."
Böylece de yeteneklerini ve becerilerini ihtiyaçlarımı karşılamak amacıyla kıyaslamaya başladılar.So they eventually started matching their talents and skills to all of my needs.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.And as leaders had to rely on more of their populace, they began to share power.
Orada, yeni bir hayata başladılar. Çeviri: oberstThere, they began a new life.
Ardından suçlular trenleri soymaya başladılar.Then criminals moved to robbing trains.
Insanlar beni aramaya basladilar.Seriously, wherever you can imagine.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.You know, in the mid-1850's in France, they started to describe cancer by body part.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.That is why they started providing aluminum pipes, aluminum barracks.