başladılar ile cümle
başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.Zaczynamy już obserwować, że wczesne przechodzenie na emeryturę zaczęło się w tym roku.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.Ήδη από αυτόν τον χρόνο έχουμε αρχίσει να βλέπουμε πρόωρη συνταξιοδότηση.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.Вече започваме да виждаме ранно пенсиониране да се случва тази година.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.Уже в этом году мы видим случаи раннего выхода на пенсию.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.מורה בגמלאות, הנה היא עם מנהל הביטוח הלאומי.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.نحن بالفعل بدأنا في رؤية المعاشات المبكرة هذا العام.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.さあ Y2K+10問題はもうここまで来ているのです
Evet. Ben gittim ve aramaya başladılar네 그래서 저는 가서 보기 시작했습니다.
Evet. Ben gittim ve aramaya başladılarZaczęłam swoje dochodzenie.
Evet. Ben gittim ve aramaya başladılarכן. אז, התחלתי לחפש.
Evet. Ben gittim ve aramaya başladılarنعم. لذلك ، ذهبت وبدأت أبحث.
Evet. Ben gittim ve aramaya başladılar私は国中を回って
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Ale dozorcovia si zvykli volať ho Hovnivál.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Dar gardienii au ajuns să îi numească "Băiatul de Căcat"
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.De az őrök végül elnevezték Szarosnak.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.De bewakers noemden hem Strontjongen.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Doch am Ende nannten die Wärter ihn Kack-Junge.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Dozorci mu začali říkat Hovnivál (Shit Boy).
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.간수들은 그를 똥쟁이라고 불러댔죠.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Mais les gardiens ont fini par le surnommer Petit Merdeux.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Ma le guardie finirono per chiamarlo Ragazzo Merda.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Mas os guardas acabaram por chamar-lhe "Rapaz Merda".
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Men vagterne endte med at kalde ham "Lortedrengen."
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Pero los guardas terminaron llamándole Shit Boy (Chico Mierda).
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Strażnicy nazwali go "Gówniarz".
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Vartijat päätyivät kutsumaan häntä nimellä "Paskapoika."
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Αλλά τελικά οι φρουροί τον αποκαλούσαν "σκατόπαιδο".
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.И накрая надзирателите започнали да го наричат Лайняното Момче.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Охоронці врешті-решт назвали його "гівнюком".
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.Охранники называли его человек-дерьмо.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.ובסוף השומרים כינו אותו 'נער-החרא'.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.وانتهى الأمر بالحراس أن يدعوه فتى الغائط.
Fakat gardiyanlar onu "Bok Çocuk" diye çağırmaya başladılar.彼は精神科の病院に入らず
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.Aber als wir anfingen, in diesen Unterwasserkampfjets rumzufliegen, wurden sie ein bisschen nervös.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.Ale gdy zaczęliśmy latać w podwodnych myśliwcach, zrobili się nerwowi.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.Dar când am început să zburăm în avioane subacvatice, au început să se agite puţin.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.우리가 물 속에서 제트 전투기를 몰고 비행하고 다니자 좀 불안했나 봅니다.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.Maar nu we rondvliegen in onderwaterstraaljagers werden ze wat nerveus.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.Mais quand nous avons commencé à voler dans des avions de chasse sous-marins ça les a rendu un peu nerveux.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.Ma quando abbiamo cominciato a volare con i jet sottomarini si sono innervositi.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.Namun saat kami mulai terbang dengan pesawat jet bawah air mereka sedikit gugup.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.Pero cuando empezamos a volar con los jet fighters, se pusieron un poco nerviosas
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.Но когато започнахме да летим наоколо в подводни самолети-изтребители, станаха малко нервни.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.אבל כאשר התחלנו לטוס מסביב במטוסי קרב תת-מימיים הם נהיו קצת מתוחים.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.لكن عندما بدأنا بالطيران بمقاتلات تحت الماء أصبحوا غاضبين.
Fakat sualtı jetleri ile uçmaya başladığımızda biraz tedirgin olmaya başladılar.彼らも少し敏感になったようで 近づいてきて「ライセンスは持ってるのか?」と
Fakat tüm bunlar olurken, insanlar askerlerin Paris'e geldiklerini fark etmeye başladılar.그렇지만 그러는 동안 사람들은 알아차리기 시작했습니다. 군대가 파리로 모여들고 있다는 사실을요.
Fakat tüm bunlar olurken, insanlar askerlerin Paris'e geldiklerini fark etmeye başladılar.Αλλά ενώ συμβαίνει αυτό, ο λαός αρχίζει να αντιλαμβάνεται πως στρατεύματα συγκεντρώνονται στο Παρίσι.
Fakat tüm bunlar olurken, insanlar askerlerin Paris'e geldiklerini fark etmeye başladılar.אבל במהלך שזה קורה, אנשים מתחילים לשים לב שכוחות מתכנים סביב פריז.
Fakat tüm bunlar olurken, insanlar askerlerin Paris'e geldiklerini fark etmeye başladılar.ولكن حينما كان يحدث ذلك، يبدأ الناس بملاحظة تقارب القوات من باريس.
Fakat tüm bunlar olurken, insanlar askerlerin Paris'e geldiklerini fark etmeye başladılar.軍隊がパリに集結していることに気付きました。 明らかに王が遣わしたものでした。
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.A vyšli farizeovia a začali sa s ním dohadovať vyhľadávajúc od neho znamenie z neba, pokúšajúc ho.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.Có mấy người Pha-ri-si đến đó , cãi lẽ với Ngài , muốn thử Ngài , thì xin một dấu lạ từ trên trời .
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.Có mấy người Pha-ri-si đến đó, cãi lẽ với Ngài, muốn thử Ngài, thì xin một dấu lạ từ trên trời.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.És kijövének a farizeusok, és kezdék õt faggatni, mennyei jelt kívánván tõle, hogy kísértsék õt.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.In farizeji izidejo in se začno ž njim prepirati, in so ga izkušali ter zahtevali od njega znamenje z neba.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.I vyšli farizeové a počali se s ním hádati, hledajíce od něho znamení s nebe, pokoušejíce ho.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.I wyszli Faryzeuszowie, a poczęli z nim spór wieść, szukając od niego znamienia z nieba, a kusząc go.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.바리새인들이 나와서 예수께 힐난하며 그를 시험하여 하늘로서 오는 표적을 구하거늘
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.Saíram os fariseus e começaram a discutir com ele, pedindo-lhe um sinal do céu, para o experimentarem.