başladılar ile cümle
başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.Salieron los fariseos y comenzaron a discutir con él, pidiéndole una señal del cielo, para probarle
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.Вышли фарисеи, начали с Ним спорить и требовали от Него знамения с неба, искушая Его.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.І вийшли Фарисеї, та й почали перепитуватись із Ним, допевняючись у Него ознаки з неба, спокушуючи Його.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.ויצאו הפרושים ויחלו להתוכח אתו וישאלו מעמו אות מן השמים והם מנסים אתו׃
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.فخرج الفريسيون وابتدأوا يحاورونه طالبين منه آية من السماء لكي يجربوه.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.法 利 賽 人 出 來 盤 問 耶 穌 、 求 他 從 天 上 顯 個 神 蹟 給 他 們 看 、 想 要 試 探 他
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.法 利賽人 出來盤問 耶穌 、 求 他 從 天上顯個 神蹟給 他 們看 、 想要 試 探 他
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.A iż nami nawałności bardzo miotały, nazajutrz towary wyrzucili.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.A když bouře vichrová námi velmi zmítala, na druhý den, což bylo v lodí nákladů, metali ven.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.A keď len víchor veľmi zmietal nami, na druhý deň vyhadzovali náklad
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Al día siguiente, mientras éramos sacudidos por una furiosa tempestad, comenzaron a aligerar la carga
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Angin terus mengamuk, sehingga keesokan harinya muatan kapal mulai dibuang ke dalam laut
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Comme nous étions violemment battus par la tempête, le lendemain on jeta la cargaison à la mer,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Como fôssemos violentamente açoitados pela tempestade, no dia seguinte começaram a alijar a carga ao mar.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Da vi nu led meget ondt av været, kastet de næste dag ladningen overbord,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Ðến ngày mai, vì bão cứ thổi cũng mạnh như vậy luôn, họ bèn quăng hàng hóa xuống biển.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Ðến ngày_mai , vì bão cứ thổi cũng mạnh như_vậy luôn , họ bèn quăng hàng_hóa xuống biển .
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Fiindcă eram bătuţi foarte tare de furtună, a doua zi au început să arunce în mare încărcătura din corabie,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.In ker nas je vihar hudo metal, so drugi dan začeli izmetavati blago,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.우리가 풍랑으로 심히 애쓰다가 이튿날 사공들이 짐을 바다에 풀어 버리고
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Mikor pedig a szélvésztõl nagyon hányattatánk, másnap a hajóterhet kihányák;
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Mutta kun rajuilma ankarasti ahdisti meitä, heittivät he seuraavana päivänä lastia mereen,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Och eftersom vi alltjämt hårt ansattes av stormen, vräkte de dagen därefter en del av lasten över bord.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Og da vi måtte kæmpe hårdt med Stormen, begyndte de næste Dag at kaste over Bord.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Sbattuti violentemente dalla tempesta, il giorno seguente cominciarono a gettare a mare il carico
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Und da wir großes Ungewitter erlitten, taten sie des nächsten Tages einen Auswurf.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Και επειδη εχειμαζομεθα σφοδρως, την ακολουθον ημεραν εκαμνον χυσιν,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.А що вельми буря нами кидала, то назавтра повикидали тягар.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.На другой день, по причине сильного обуревания, началивыбрасывать груз ,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.ויהי הסער הולך וסער עלינו וממחרת הטילו את המעמסה אל הים׃
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.واذ كنا في نوء عنيف جعلوا يفرغون في الغد.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.我 們 被 風 浪 逼 得 甚 急 、 第 二 天 眾 人 就 把 貨 物 拋 在 海 裡
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.我 們 被 風浪 逼 得 甚 急 、 第二 天 眾人 就 把 貨物拋 在 海裡
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.아시다시피 1850년대 중반 프랑스에서 암을 신체 부위와 연결해서 묘사하기 시작했습니다.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.A mediados de la década de 1850 en Francia empezaron a describir el cáncer por las partes del cuerpo.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.A metà '800, in Francia, hanno cominciato a denominare il cancro secondo le parti del corpo.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.Au milieu des années 1850 en France, ils ont commencé à décrire le cancer par parties du corps.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.Em meados de 1850 em França, começaram a descrever o cancro por partes do corpo.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.Franciaországban az 1850-es évek közepén kezdték a rákot a testrészek szerint elnevezni.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.Rond 1850 zijn ze in Frankrijk begonnen met kanker te benoemen naar lichaamsdelen.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.Ştiţi, în anii 1850 în Franţa, au început să descrie cancerul prin părţile corpului, prin organe.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.Um 1855 herum begann man in Frankreich damit, Krebs nach Körperteilen zu beschreiben.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.W latach 1850. we Francji zaczęto opisywać nowotwory poprzez części ciała.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.Вы знаете, что в середине 1850х годов во Франции начали определять рак по частям тела.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.Знаете ли, в средата на 50-те години на XIX век във Франция започнали да описват рака по част на тялото.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.אתם יודעים, באמצע שנות ה 1850 בצרפת, הם התחילו לתאר סרטן ע"פ חלקי גוף.
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.كما تعلمون بدأ وصف السرطان وفقاً للجزء المصاب من الجسم في منتصف 1850 في فرنسا
Fransa'da 1850'lerde, kanseri vücut parçalarına göre tanımlamaya başladılar.がんを体の部位ごとに説明する習慣が始まりました それは150年たった今も何ら変わっていません
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.A múltban drágák voltak, ma filléres tételt jelentenek, már az üzleti csatornák is ettől hangosak a TV-ben.
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.Caro en el pasado, barato hoy en día, Hasta los programas de las empresas han empezado a hacer esto.
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.Duur in het verleden, spotgoedkoop nu, zelfs de zakelijke programma's pikken in op dit item.
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.과거에는 비쌌지만 지금은 헐값입니다. 심지어 비즈니스 프로그램에서도 몸값을 다루기 시작했습니다.
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.Thậm chí cả những chương trình doanh nghiệp cũng đã bắt đầu học rất nhanh về những thứ này.
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.Приділяти цьому увагу зараз стали навіть бізнес - програми.
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.Скъпи в миналото, на безценица сега, дори бизнес програмите са започнали да се захващат за това.
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.בעבר מאוד יקר, היום זול במיוחד, אפילו התוכניות הכלכליות התחילו לשים לב לכך.
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.باهظ في الماضي، برخص التراب الآن، وحتى برامج الأعمال بدأت في انتقاد هذا.
Geçmişte pahalı idi, şimdi çok ucuz, hatta ticari programlar bunu algılamaya başladılar.経済ニュースの話題に上がる位です 経済ニュースの話題に上がる位です 短いビデオをお見せします
Gene ile Gail benden ilk mektubu alır almaz Korece öğrenmeye başladılar.Gene and Gail đã bắt đầu học tiếng Hàn khi họ nhận lá thư đầu tiên của tôi.
Gene ile Gail benden ilk mektubu alır almaz Korece öğrenmeye başladılar.Gene e Gail iniziarono a studiare il coreano dal momento in cui ricevettero la mia prima lettera.