başladılar ile cümle
başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Eğer ilk yunanlılardan bahsedecek olursak, Geometrik şekillerle daha da aşina olmaya başladılar.Và sau đó một khi bạn nhận để đầu người Hy Lạp, họ bắt đầu để có được thậm chí thêm chu đáo về hình học điều.
Eğer ilk yunanlılardan bahsedecek olursak, Geometrik şekillerle daha da aşina olmaya başladılar.Y podemos ver como los griegos, fueron muy reflexivos sobre geometría.
Eğer ilk yunanlılardan bahsedecek olursak, Geometrik şekillerle daha da aşina olmaya başladılar.И таким образом мы дошли до древних греков, которые начали еще глубже вникать в задачи геометрии
Eğer ilk yunanlılardan bahsedecek olursak, Geometrik şekillerle daha da aşina olmaya başladılar.І якщо ми починаємо розглядати ранніх греків, то вони ще більше задумувалися про геометричні предмети.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Az Al Jazeera szeme láttára törzsi konfliktusokat kezdtek szítani.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.De cara a Al Jazeera empezaron a crear el tribalismo.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Di fronte ad Al Jazeera, hanno cominciato a creare tribalismo.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Di hadapan Al Jazeera, mereka mulai membuat sukuisme.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Face à Al Jazeera, ils ont initié le tribalisme.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.În faţa Al Jazeera au început să creeze un sistem tribal.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.알자지라 앞에서는 종족주의를 만들어내기 시작했습니다.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Perante a Al Jazeera, começaram a criar tribalismo.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Pred Al-Džazírou začali vytvárať tribalizmus.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Před Al Jazeerou začli praktikovat tribalismus.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Skonfrontowana z Al-Dżazirą, zaczęła się odwoływać do instynktów plemiennych.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Tegenover Al Jazeera, begonnen ze tribalisme op te rakelen.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Trước Al Jazeera, họ bắt đầu tạo nên tinh thần dân tộc.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Vor den Augen von Al Jazeera begannen sie Tribalismus zu erzeugen.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Απέναντι στο Αλ-Τζαζίρα αντιπαρέταξαν φυλετισμό.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.На противагу Аль-Джазірі вони вдаються до трібалізму.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Пред Ал Джазира започнаха да създават племенност.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.Против Аль Джазиры они использовали племенную вражду.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.מול אל-ג'זירה, הם התחילו ליצור שבטיות.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.ومقابل الجزيرة بدؤوا يثيرون النعرات القبَلية.
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.部族主義を唱え始めたのです それに失敗すると
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Allora essi cominciarono a domandarsi a vicenda chi di essi avrebbe fatto ciò
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.A oni sa začali medzi sebou dohadovať, ktorý z nich by to asi bol, ktorý by to mal urobiť.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.De begynte da å spørre hverandre om hvem av dem det vel kunde være som skulde gjøre denne gjerning.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.De discipelen vroegen zich af wie van hen zoiets zou kunnen doen.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Então eles começaram a perguntar entre si qual deles o que ia fazer isso.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Entonces ellos comenzaron a preguntarse entre sí cuál de ellos sería el que habría de hacer esto
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.És õk kezdék egymás között kérdezni, vajjon ki lehet az õ közöttük, a ki ezt meg fogja tenni?
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Et ils commencèrent à se demander les uns aux autres qui était celui d`entre eux qui ferait cela.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.In oni začno vpraševati med seboj, kdo je mar izmed njih, ki bo to storil.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Ja he rupesivat keskenänsä kyselemään, kuka heistä mahtoi olla se, joka oli tämän tekevä.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.저희가 서로 묻되 우리 중에서 이 일을 행할 자가 누구일까 하더라
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Maka mereka mulai bertanya-tanya satu sama lain, siapa dari antara mereka yang akan melakukan hal itu
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Môn đồ bèn hỏi nhau trong bọn mình ai là người sẽ làm điều đó.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Môn_đồ bèn hỏi nhau trong bọn mình ai là người sẽ làm điều đó .
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Och de begynte tala med varandra om vilken av dem det väl kunde vara som skulle göra detta.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Og de begyndte at spørge hverandre indbyrdes om, hvem af dem det dog kunde være, som skulde gøre dette.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Şi au început să se întrebe unii pe alţii cine din ei să fie acela care va face lucrul acesta.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Tedy oni počali vyhledávati mezi sebou, kdo by z nich byl, kterýž by to měl učiniti.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Tedy się oni poczęli między sobą pytać o tem, kto by wżdy z nich był, co by to uczynić miał.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Und sie fingen an, zu fragen unter sich selbst, welcher es doch wäre unter ihnen, der das tun würde.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.Και αυτοι ηρχισαν να συζητωσι προς αλληλους το ποιος ταχα ητο εξ αυτων, οστις εμελλε να καμη τουτο.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.И они начали спрашивать друг друга, кто бы из них был, который это сделает.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.И те почнаха да се питат помежду си, кой ли от тях ще е този, който ще стори това.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.І стали вони перепитуватись між собою, хто б з них був, що се мав зробити.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.והם החלו לחקר איש את רעהו מי הוא זה מהם אשר יעשה זאת׃
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.فابتدأوا يتساءلون فيما بينهم من ترى منهم هو المزمع ان يفعل هذا
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.他 們 就 彼 此 對 問 、 是 那 一 個 要 作 這 事
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.他 們 就 彼此 對問 、 是 那 一 個 要 作 這事
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.Cominciamo già a vedere prepensionamenti da quest'anno.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.올해 이미 조기 은퇴하는 사람들이 생기기 시작했지요.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.Nous commençons déjà à constater des retraites anticipées cette année.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.Vedem deja anul acesta pensionări înainte de vreme.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.We zien dit jaar al vervroegde pensionering.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.Wir sehen bereits dieses Jahr Leute im Frühruhestand.
Erken emekli olanlar bu yıl görülmeye başladılar.Ya estamos empezando a ver prejubilaciones este mismo año.