başladılar ile cümle
başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Dostarczono więc aluminiowe rury i baraki.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Ecco perché hanno iniziato a fornire tubi [non chiaro], baracche [non chiaro].
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.É por isso que começaram a fornecer tubos de alumínio, abrigos de alumínio.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Es por ello que empezaron a ofrecer tubos de aluminio, y refugios de aluminio.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Ezért aztán áttértek az alumínium csövekre és alumínium barakkokat húztak fel.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Karena itulah mereka mulai menyediakan pipa aluminium, dan barak-barak dari aluminium.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.그런 까닭으로 알루미늄 관과 알루미늄 막사를 제공하기 시작했습니다.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Så FN började tillhandahålla aluminiumrör - aluminumbaracker.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Γι ' αυτό άρχισαν να τους δίνουν αλουμινένιους σωλήνες, αλουμινένιους στρατώνες.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Ето защо започнаха да предоставят алуминиеви тръби, алуминиеви бараки.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Поэтому они начали снабжать людей алюминиевыми трубами, навесами.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.Тому там почали будувати алюмінієві труби та алюмінієві бараки.
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.אז האו"ם סיפק להם צינורות אלומיניום ומבני אלומיניום,
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.ولهذا السبب بدأوا بتوفير أنابيب معدينة و ثكنات مسبقة الصنع
Bu nedenle alüminyum borular ve barakalar sağlamaya başladılar.アルミは高価なので 難民はパイプを売ってしまい
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Ao que eles arrazoavam entre si: Se dissermos: Do céu, ele dirá: Então por que não o crestes?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.De tenkte da ved sig selv og sa: Sier vi: Fra himmelen, da sier han: Hvorfor trodde I ham da ikke?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Ed essi discutevano tra sé dicendo: «Se rispondiamo "dal cielo", dirà: Perché allora non gli avete creduto
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Ei însă vorbeau astfel între ei: ,,Dacă răspundem: ,Din cer`, va zice: ,Dar de ce nu l-aţi crezut?`
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Entonces ellos razonaban entre sí diciendo: --Si decimos "del cielo", dirá: "¿Por qué, pues, no le creísteis?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.In premišljevali so sami pri sebi, govoreč: Če rečemo: Iz nebes, poreče: Zakaj mu torej niste verovali?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.I rozbierali to sami między sobą, mówiąc: Jeźli powiemy, z nieba, rzecze: Przeczżeście mu tedy nie wierzyli?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.I rozvažovali to sami mezi sebou, řkouce: Díme-li: S nebe, díť nám: Pročež jste tedy neuvěřili jemu?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.저희가 서로 의논하여 가로되 만일 하늘로서라 하면 어찌하여 저를 믿지 아니하였느냐 할 것이니
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Og de tænkte ved sig selv og sagde: "Sige vi: Fra Himmelen, da vil han sige, hvorfor troede I ham da ikke?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Vtedy rozmýšľali medzi sebou a hovorili: Ak povieme: Z neba, povie: Prečo ste mu teda neuverili?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.И те разискваха помежду си, думайки: Ако речем_— От небето, ще каже_— Тогава защо не го повярвахте?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.І міркували між собою, говорячи: Коди скажемо: 3 неба, то скаже: Чом же не поняли віри йому?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.Они рассуждали между собою: если скажем: с небес, -то Он скажет: почему же вы не поверили ему?
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.ויחשבו כה וכה בקרבם לאמר אם נאמר מן השמים יאמר מדוע אפוא לא האמנתם לו׃
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.ففكروا في انفسهم قائلين ان قلنا من السماء يقول فلماذا لم تؤمنوا به.
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.他 們 彼 此 商 議 說 、 我 們 若 說 從 天 上 來 、 他 必 說 、 這 樣 、 你 們 為 甚 麼 不 信 他 呢
Bunu aralarında şöyle tartışmaya başladılar: ‹‹ ‹Tanrıdan› dersek, ‹Öyleyse ona niçin inanmadınız?› diyecek.他 們 彼此 商 議說 、 我們若說從 天上來 、 他 必說 、 這樣 、 你 們為 甚 麼 不 信 他 呢
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.All'udire questo, gli altri dieci si sdegnarono con Giacomo e Giovanni
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.A uslyšavše to jiných deset, počali se hněvati na Jakuba a na Jana.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.A usłyszawszy to oni dziesięciu, poczęli się gniewać na Jakóba i na Jana.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Cei zece, cînd au auzit lucrul acesta, au început să se mînie pe Iacov şi pe Ioan.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Cuando lo oyeron los diez, comenzaron a enojarse con Jacobo y Juan
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.E ouvindo isso os dez, começaram a indignar-se contra Tiago e João.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.És hallván ezt a tíz tanítvány, haragudni kezdének Jakabra és Jánosra.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.In ko slišijo to deseteri, se začno jeziti nad Jakobom in Janezom.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Keď to počuli tí desiati, začali sa mrzieť na Jakoba a na Jána.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Ketika sepuluh pengikut Yesus yang lainnya itu mendengar hal itu, mereka marah kepada Yakobus dan Yohanes
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.열 제자가 듣고 야고보와 요한에 대하여 분히 여기거늘
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Kun ne kymmenen sen kuulivat, alkoivat he närkästyä Jaakobiin ja Johannekseen.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Les dix, ayant entendu cela, commencèrent à s`indigner contre Jacques et Jean.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Mười sứ đồ kia nghe sự xin đó , thì giận Gia-cơ và Giăng .
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Mười sứ đồ kia nghe sự xin đó, thì giận Gia-cơ và Giăng.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.När de tio andra hörde detta, blevo de misslynta på Jakob och Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Og da de ti hørte det, begyndte de at blive, vrede på Jakob og Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Og da de ti hørte dette, begynte de å harmes på Jakob og Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Toen de tien andere discipelen hoorden wat Jakobus en Johannes hadden gevraagd, namen zij het hen erg kwalijk.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Und da das die Zehn hörten, wurden sie unwillig über Jakobus und Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Και ακουσαντες οι δεκα ηρχισαν να αγανακτωσι περι Ιακωβου και Ιωαννου.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.А десетимата, като чуха това, захванаха да негодуват против Якова и Йоана.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.И, услышав, десять начали негодовать на Иакова и Иоанна.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.І почувши десять, почали ремствувати на Якова та Иоана.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.ויהי כשמע זאת העשרה ויחלו לכעוס על יעקב ויוחנן׃
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.ولما سمع العشرة ابتدأوا يغتاظون من اجل يعقوب ويوحنا.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.那 十 個 門 徒 聽 見 、 就 惱 怒 雅 各 、 約 翰