başladılar ile cümle
başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
II. Dünya Savaşı'ndan sonra İslam ülkeleri bağımsızlıklarını kazanmaya başladılar.Po druhé světové válce některé asijské státy získaly nezávislost.
Graziani'nin ayartması ile bazı özel birlikler kaçmaya başladılar.Poté co útok Grazianiho a jeho 10. armády ztroskotal, zahájili Britové protiofenzívu.
Roma piyadelerinin düzeni bozuldu ve kaçmaya başladılar.Past kolem římské pěchoty se začala uzavírat.
Bu nedenle ordu askerleri emirleri dinlememeye başladılar ve bir ordu isyanı başladı.Vojáci neuposlechli rozkazů nadřízených a vypukla vzpoura.
Saklanmaya başladılar.Ona mě schovala.
Arkadasları, özellikle Gaugin, onu dekoratif sanatlara ilgilendirmeye başladılar.Gothicmetalové skupiny, především Therion ze Švédska, přimíchávali do své tvorby orchestrální prvky.
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.Tím, že byly odměňovány potravou, se naučily otvírat si klec.
O yılın yazında ilk turistler şehre gelmeye başladılar.V té době začínají na ostrov přicházet první turisté.
Yine aynı yıl Melih Kibar ile tanıştı ve bir ekip olarak çalışmaya başladılar.Ve stejném roce byl přijat za člena SVU Mánes a začal spolupracovat s družstvem Artěl.
Geçim yolu bulamayanlar ise eşkıyalığa başladılar ya da eşkıyaya katıldılar.Ti, kteří se nedostali na most, byli zatlačeni do vody nebo zabiti.
Bu şekilde seslerini tüm dünyaya duyurmaya başladılar.Autor pokládal podobné dotazy svým posluchačům po celém světě.
Albüm sonrası dünya turnesine başladılar.Výstava poté absolvovala světové turné.
Tüm dünyaya vermut şişeleri ihraç etmeye başladılar.Au început să exporte sticle de vermut în întreaga lume.
Anderson ve Butler bu ayrılıktan sonra yakın arkadaş olmuşlar ve birlikte yeni şarkılar yazmaya başladılar.Anderson și Butler au devenit prieteni apropiați și au început să compună cântece noi.
1970'li yıllardan itibaren Avusturya ve Almanya'dan turistler de Halkidiki'yi ziyaret etmeye başladılar.Prin anii 1960 au început să viziteze Halkidiki în mod frecvent și turiști din Austria și Germania.
Almanlar zamanla geri çekilmeye başladılar.E adevărt că, între timp, germanii începuseră să se retragă.
Ayaklanmacılar hemen organize olmaya başladılar.Noi voluntari s-au înrolat imediat.
Bunlar birbiri ardından hiç direniş görmeden kale ve şehirleri teslim almaya başladılar.Castelele și orașele din zonă s-au predat unul după altul fără luptă.
Sonra bağırmaya başladılar.Apoi a rostit un strigăt.
13 Temmuz 1990 tarihinde, Doğu Alman askerleri Bernauer Straße'den başlayarak duvarı yıkmaya başladılar.Pe 13 iunie 1990, armata est-germană a început demolarea oficială a Zidului cu porțiunea din Bernauer Straße.
Bu sayede dünya çapında büyük konserlere çıkmaya başladılar.A început să susțină turnee de concerte pretutindeni în lume.
İlk albümden sonra, ikinci albüm çalışmalarına başladılar.Dupa toate acestea, ei au inceput sa lucreze la al treilea album.
Franklar bir genişleme stratejisi uygulamaya başladılar.Germanii urmau să înfăptuiască o încercuire strategică de amploare.
Jolie ve Pitt yaz boyunca gittikçe artan bir sıklıkta birlikte görülmeye başladılar.Sitta și cu mine am fost îngrozitor de neliniștite în ultimul timp.
İsyancılar güneye yürüyüşe başladılar.Cum trebuia republicanismul să opereze în Sud?
Kızıl Ordu birlikleri 9 Nisan'dan itibaren kentin merkez kesimine girmeye başladılar.Armata turcă deținea controlul deplin al orașului începând cu 9 septembrie.
Güney Kaliforniya'da büyüdüler ve 6 aylıkken oyunculuğa başladılar.A crescut în Texas, unde s-a apucat de gimnastică la vârsta de șase ani.
Birçok mağaza Nankin'de ürünlerini satmaya başladılar.În multe din magazinele sale 7-Eleven a vândut produse pe tema Simpsons.
Kadınlar kendi aralarında konuşmaya başladılar.Dintr-o dată, una dintre păpuși începe să vorbească cu ei.
Bundan 3 gün sonra ayaklanan yeniçeriler, kazanlarını Etmeydanı'na çıkararak gösterilere başladılar.Generații mai târziu, evenimentele catastrofale i-au determinat să plece.
Dünya ülkeleri bu iki süpergücün etrafında kamplaşmaya başladılar.Alianța începu să se închege așadar în jurul celor două orașe-stat.
1998 yılının yazında, Arnavutlar Sırp yönetimine karşı kitle protestolarına başladılar.Spre sfârșitul verii lui 1988, a îndemnat din nou la grevă pe muncitorii din Șantierul Naval Gdańsk.
Daha önce Doğu Karadeniz'de yaşayan kavimler de Hıristiyanlığa geçmeye başladılar.Polonezii din sud începuseră deja să se creștineze.
Pazar günü öğle vakitlerine doğru artık insanlar yangını söndürmeye uğraşmayı bırakıp, kaçmaya başladılar.Vasárnap délelőttre az emberek felhagytak azzal, hogy megpróbálják eloltani a tüzet és csak menekültek.
Williams ve Chambers 1998'in başlarında Jamaika'da ikinci albümü yazmaya başladılar.Williams és Guy Chambers 1998 tavaszán Jamaicában kezdte készíteni a lemezt.
Biraz dinlendikten sonra tekrar savaşa başladılar.Miután pihentek egyet, ismét harcba keverednek.
Her salı okuldan sonra iki saat birlikte şarkı yazma çalışmaları yapmaya başladılar.Elkezdtek találkozni minden kedd délután, iskola után dalírás céljából.
Oyunculuk kariyerlerine Full House adlı diziyle başladılar.Színészi karrierje a Full House című televíziós sorozattal kezdődött.
Bunun ardından İngilizler kademeli olarak geri çekilmeye başladılar.Összességében az angolok kitartó időhúzásba kezdtek.
Grup Ekim ayında Adam Dutkiewicz' ın prodüktörlüğünde yeni albüm kayıtlarına başladılar.2010 áprilisában kezdték felvenni az új albumot, aminek szintén Adam Dutkiewicz lett a producere.
Kasımda provalara başladılar.A próbák decemberben kezdődtek.
Latince öğretmeye başladılar.A latin nyelv tanításához.
Halk yüksek vergilerden şikayete başladılar.A város lakosságát magas adók sújtották.
İki yazar mektuplaşmaya başladılar.Érdekesség, hogy a két fiú is író lett.
Fakat Bizanslılar yeni bir strateji uygulamaya başladılar.Emiatt a természetvédők az utóbbi időben újabb stratégiát folytatnak.
Alba ve Roma orduları savaş hazırlıklarına başladılar.A palmürai és római seregek az utolsó csatára készülnek.
Bu sebeple kendi güvenlikleri için ağaçlara platformlar kurmaya başladılar.Ez időben a népesség saját védelme érdekében a kiemelkedő területekre erődítményeket kezdett építeni.
Grubun üyeleri, her şeye sıfırdan başladılar.Szinte alapoktól kellett kezdeni mindent.
Renji ve Rukia ayrı büyümeye başladılar ve bu arada Renji eğitimini arttırdı.Riki és Rin elfelejtik, hogy mi történt, de közben erősebbek lesznek mások segítésével.
Evliliklerinin ardından Boston'da yaşamaya başladılar.Házassága után végleg Párizsban telepedett le.
Şehirde bulunan sanayiler üretim birimlerini kapatmaya başladılar.A gyár új tulajdonosa azonnal bezárta a veszteséges gyárakat.
Tess'le Allie'den gizli çıkmaya başladılar, çünkü Allie'nin eski erkek arkadaşıydı.Ő és Tess randevúzni kezdett, miután Bobby szakított Allie-vel.
Grunge grupları 1980'lerin sonlarında ticari başarı elde etmeye başladılar.A NiMH akkumulátorokat az 1980-as évek végén kezdték kereskedelmi forgalomba hozni.
1048 yılında Tunayı geçerek Bizansa akına başladılar.448 során tárgyalni kezdtek egymással.
Yunanistan ve Trakya 10. yüzyılfa daha refah içindeydi ve kasaba ile şehirler yeniden büyümeye başladılar.A 9. század közepére Görögország ismét görög volt, és a város kezdett talpraállni.
1870 yılındaki Beyoğlu yangınında evlerini kaybeden Levantenler zamanla bu bölgeye taşınmaya başladılar.Az 1870-es nagy beyoğlui tűzvészkor fedél nélkül maradt levanteiek kezdték el benépesíteni.
O ve Kane New Nexus'la kavga etmeye başladılar.Lord és Paice Tony Ashtonnal fogott össze.
İç Savaştan beri Cumhuriyetçi Parti'ye oy veren siyah Amerikalılar Demokrat Parti'ye yönelmeye başladılar.Ebben az időben az fekete szavazók is kezdtek inkább a Demokrata Pártra szavazni.
1981’in başlarında Fripp ve Bruford adı “Discipline” olan yeni bir grup kurmayı planlamaya başladılar.Alkuvuodesta 1981 Fripp ja Bruford alkoivat harkita uutta yhtyettä, jonka nimi tulisi olemaan Discipline.
Sonra bağırmaya başladılar.Me vaan huudettiin.