başladılar ile cümle

başladılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O yılın yazında ilk turistler şehre gelmeye başladılar.Al siguiente año llegó el primer tren proveniente de dicha ciudad.
Bu arada da projelerini ticari hayata geçirmek için girişimci aramaya başladılar.Los inmigrantes llegan allí para desempeñar actividades comerciales.
Bir müddet sonra Budist keşişler çay ekmeye başladılar.Unas décadas más tarde la gente de la Selva Negra comenzó a hacer relojes de cuco.
Tarihçiler yakın zamanda, 1848 sonrası Çartist harekete de ilgi göstermeye başladılar.La gente comenzó a hablar de los acontecimientos de 1848 de nuevo.
Tüm dünyaya vermut şişeleri ihraç etmeye başladılar.Iniziarono ad esportare bottiglie di vermouth in tutto il mondo.
İznik yönünde etrafından ganimet toplayarak yürüyüşe başladılar.Egli camminava attorno a loro in vestaglia, ispezionandole.
Teleskoplara ek olarak, astronomlar gözlem yapmak için çeşitli aletler kullanmaya başladılar.In aggiunta ai telescopi, gli astronomi hanno iniziato ad usare altri strumenti per fare osservazioni.
Ateşten yararlanmayı öğrendikten sonra besinleri pişirmeye başladılar.Poi con la scoperta del fuoco impararono a cuocere la carne.
Sonra bağırmaya başladılar.E cominciai a strillare.
Rickard'ın yardımıyla, Madison Square Garden'da boksu yaygınlaştırmayı başladılar.Con l'aiuto di Rickard iniziò a organizzare incontri di pugilato al terzo Madison Square Garden.
Cumhuriyet geliştikçe yazarlar da şiir, komedi, tarih ve tragedya yazmaya başladılar.Come la Repubblica si espanse, gli autori incominciarono a produrre poesie, commedie, storie e tragedie.
Sonra onları ağaçlara tek tek bağlı ve bıçak ile yavaş yavaş onları kesmeye başladılar.Poi li legarono uno ad uno agli alberi e cominciarono a scorticarli vivi con i coltelli.
Daha sonra The Nasty Boys ile feuda başladılar.Un mese dopo, persero le cinture contro i The Nasty Boys.
Evliliklerinin ardından Boston'da yaşamaya başladılar.Dopo il matrimonio, gli sposi andarono a vivere a Berlino.
Zaman içerisinde Mısırlılar kediye tapmaya başladılar.Per secoli gli egizi ripercorsero tale viaggio in venerazione dei gatti.
1979 yılının Kasım ayında yapımcılar Jon Peters ve Peter Guber proje ile ilgilenmeye başladılar.Nel novembre del 1979, Jon Peters e Peter Guber si associarono al progetto.
12 Mart - Alman birlikleri Avusturya’yı istilaya başladılar.12 marzo: le truppe tedesche entrano in Austria.
Programa sadık kalmak için her gün 12 saat senaryo yazmaya başladılar.Vengono filmate da 12 a 15 pagine di sceneggiatura al giorno.
Eyyubilere teslim olmak için müzakerelere başladılar.Cominciarono le trattative per la resa.
G-Unit ayrıca DJ'leri DJ Whoo Kid ile birlikte G-Unit Radio adında bir mixtape serisi yayınlamaya başladılar.La G-Unit iniziò inoltre una serie di remix con il loro DJ, DJ Whoo Kid.
1822 yılından itibaren Baraba Tatarları ağır vergiler altında ezilmeye başladılar.Dal 1824 il poeta inizia ad accusare forti dolori alla testa.
Bunun ardından İngilizler kademeli olarak geri çekilmeye başladılar.Gli Arabi si ritirarono quindi con ricco bottino.
Tersine Julio-Claudian hanedanının diğer imparatorları gibi Claudiusu da kötülenmeye başladılar.Il gioco di Troia continuò ad essere rappresentato sotto altri imperatori della Dinastia giulio-claudia.
Aynı zamanda makyaj yapıp yeni kıyafetler de yapmaya başladılar.Finisce anche col creare tutta la notte vestiti meravigliosi.
Onuncu asırdan itibaren Müslümanlar bölgeye egemen olmaya başladılar.Dal XX secolo secolo i musulmani iniziarono a trasferirsi in città.
İsrail'e döndükten sonra o ve Noam Halevi Midas isimli şova başladılar.Ritornato in Israele, Katzenstein insieme all'artista Noam HaLevi ha creato lo spettacolo "Midas".
2011 yılında model Amber Rose ile çıkmaya başladılar.In passato è stato legato alla modella Amber Rose.
Sovyetler taze birliklerle 6. orduyu kuşatmaya başladılar.Con l'Operazione Urano le truppe sovietiche accerchiarono la 6.
Birlikte çalışmaya başladılar ve Nikos onun için üç şarkıdan oluşuyordu.Il ragazzo stava suonando una canzone e la Nicks si unì a lui .
Daha sonra 2010 yılında Miss A grubuyla çıkış yapıp çinde "Chinese Wonder Girls" olarak anılmaya başladılar.Sono state pubblicizzate dall'etichetta anche come le "Wonder Girls cinesi".
Müziği çok seven bu dörtlü kendi aralarında şarkılar yazmaya başladılar.Era come se queste quattro persone dovevano in qualche modo suonare quella canzone, era così essenziale.
Kasımda provalara başladılar.La sperimentazione ha inizio in novembre.
Baycu Noyan kumandasındaki Moğollar Anadolu'ya girerek saldırılara başladılar.La prima divisione aerea dei nani mi trascina in battaglia.
Kısa bir süre sonra Lejyonlar rakip bir imparator aramaya başladılar.Gli Stati Generali cominciarono a cercare un altro sovrano.
Hareketin Avustralya'ya sürgün edilen liderleri, bu ülkede düşüncelerini yaymaya başladılar.Il peggioramento delle sorti dell'armata austriaca negli scontri, presto però compromisero questa sua visione.
Pinkpop, Wacken Open Air gibi büyük heavy metal festivallerinde sahne almaya başladılar.A Wacken si svolge un famoso festival Metal, il Wacken Open Air.
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.Essi hanno il compito di afferrare (e uccidere) la preda.
Birkaç gün sonra Galler'de ilk toplantılarına başladılar.Pochi mesi più tardi i Corrs partono per il loro primo tour.
Rakipleri birer birer adaylıktan çekilmeye başladılar.Quindi i candidati furono chiamati uno per uno.
15 gün süre ile Helvetler'i kovalamaya başladılar.Ho bisogno di dormire quindici giorni di seguito per rimettermi.
Güçlerini zengin olmak için kullanmaya başladılar.Они стали использовать свою силу, чтобы разбогатеть.
Benim bilmediğim bir dilde konuşmaya başladılar, ama kulağa melodik geliyordu ve dinlemesi güzeldi.Они стали говорить на незнакомом мне языке, но звучал он мелодично, и слушать его было приятно.
Bu nedir Gavrila, yoksa sana da mı Frazsızca öğretmeye başladılar?Что это, Гаврила, неужели и тебя начали учить по-французски?
Mayıs 2005'te, Larry ve Laurie The Huffington Post için blog yazmaya başladılar.С мая 2005 года Ларри и Лори ведут блог в «The Huffington Post».
Bu noktada, destekçileri onu terk etmeye başladılar.Здесь приверженцы начали покидать его.
1981’in başlarında Fripp ve Bruford adı “Discipline” olan yeni bir grup kurmayı planlamaya başladılar.В начале 1981 года Фрипп и Бруфорд задумали образовать новую группу, которую планировали назвать Discipline.
Yeniçeriler kaçmaya başladılar.Гитлеровцы стали убегать.
Bu yüzden Jackson, Walsh ve Boyens üç yeni film senaryosu yazmaya başladılar.Теперь Джексон, Уолш и Бойенс должны были написать три новых сценария.
Hannibal'ın ordusu Rhône Nehri'nin batı yakasına ulaştığında, karşıya geçmek için hazırlığa başladılar.Когда армия Ганнибала достигла западного берега Роны, началась подготовка к переправе.
Jackson ve Walsh, 1997 yılının ortalarında Stephen Sinclair ile birlikte senaryoyu yazmaya başladılar.В середине 1997 года Джексон и Уолш начали писать сценарий вместе со Стивеном Синклером.
Gecikmiş Moskova müzik şirketleri, sözleşme teklifi için Glükoza'yı aramaya başladılar.С опозданием московские лейблы стали искать Глюкозу, чтобы предложить контракт.
Mayıs 2012'de One Direction İsveç'te 2. albümlerinin kayıtlarına başladılar.В мае 2012 года One Direction начали запись второго студийного альбома в Стокгольме, Швеция.
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.Узников избивали и издевались над ними.
İsrail'e döndükten sonra o ve Noam Halevi Midas isimli şova başladılar.После возвращения в Израиль Ури вместе с Noam HaLevi создают шоу "Midas".
Zamanla Bulgarlar bu durumdan hoşnutsuzluk duymaya başladılar.В ходе этих боёв ситуация для болгар стала складываться не благоприятно.
Euclid Bulvarı'nda yaşamaya başladılar.Интересно, что они жили на авеню Евклида.
Bundan sonra, grup 144,000 bilet satmış oldukları Asya turuna başladılar.После этого группа начала тур по Азии, и было продано 144 000 билетов на их концерты.
Hemen hazırlıklara başladılar.Работы были начаты немедленно .
Her ikisi de 13 yaşlarındayken blink-182 coverlarıyla başladılar müzik hayatlarına.Когда обоим было по 13, друзья перепевали песни Blink-182 с разными составами группы.
Tanrı ile Işığın Prensi O'nu durdurmayı denediler, ve muazzam bir savaşa başladılar.Узнав про это, Бог-отец и принц Света решили остановить его и начали войну.

İlgili Sayfalar