başladı ile cümle
başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onlarla konuşmaktan zevk almaya başladı.He began to enjoy talking to them.
Çok büyük miktarlarda altın almaya başladı.He began buying gold in huge amounts.
Herkes çiftler oluşturdu ve dans etmeye başladı.Everyone paired off and began dancing.
İngilizler nehrin karşısından saldırmaya başladı.The British started to attack from across the river.
İngilizler, Baltimore'a karşı bir kara saldırısıyla başladılar.The British began with a land attack against Baltimore.
Nicholas Biddle savaşın kaybedilmiş olduğunu görmeye başladı.Nicholas Biddle began to see that the battle was lost.
San Jacinto Savaşı öğleden sonra saat dörtte başladı.The Battle of San Jacinto began at four o'clock in the afternoon.
Savaş beş yıl sonra başladı.War began five years later.
Savaş, beş yıl sonra başladı.War began five years later.
Kanada da savaş için hazırlanmaya başladı.Canada, too, began to prepare for war.
Soğuk Savaş İkinci Dünya Savaşından sonra başladı.The Cold War began after World War Two.
Bosna-Hersek'te 1992'de bir iç savaş başladı.A civil war began in Bosnia-Herzegovina in 1992.
Oylama öğle saatlerinde tekrar başladı.The voting began again at noon.
Amerikan işçileri protesto etmeye başladı.American workers began to protest.
Askerler eve dönmeye başladı.The soldiers began returning home.
Askerler eve gelmeye barış zamanı işlerini bulmaya başladılar.Soldiers began to come home and find peacetime jobs.
Teksaslılar kendi ordularını organize etmeye başladılar.The Texans began to organize their own army.
Araştırmacılar ciddi bir gıda eksikliğinden muzdarip olmaya başladı.The explorers began to suffer from a severe lack of food.
İş neredeyse hemen başladı.Work began almost immediately.
John Adams, 1797 yılında göreve başladı.John Adams took office in 1797.
Kamuoyu değişmeye başladı.Public opinion began to change.
Adamlar ileri doğru yürümeye başladılar.The men began to march forward.
Ateşkes görüşmeleri Temmuz 1951 de başladı.Ceasefire talks began in July 1951.
Bir ateşkes birkaç saat sonra başladı.A ceasefire began a few hours later.
Doların değeri düşmeye başladı.The value of the dollar began to drop.
Gittikçe daha fazla öğrenci protesto etmeye başladı.More and more students began to protest.
Saldırı yeterli planlama yapılmadan başladı.The attack began without enough planning.
Onun adamları Mexico City'ye saldırmaya başladı.His men began their attack on Mexico City.
Gittikçe daha fazla insan sığır yetiştirmeye başladı.More and more people began raising cattle.
Bir grup milis onu gördü ve ateş açmaya başladı.A group of militia saw him and began shooting.
Jackson'ın adamları ertesi sabah gitmeye başladı.Jackson's men began to leave the next morning.
Arama ve kurtarma operasyonları hemen başladı.Search and rescue operations began immediately.
Aileler gittikçe daha az çocuk sahibi olmaya başladı.Families began to have fewer and fewer children.
Diğer koloniler yardım etmek için asker göndermeye başladı.The other colonies began sending troops to help.
Diğer polisler kalabalığa ateş etmeye başladı.The other policemen began shooting at the crowd.
Biz 1994 yılı başında, Windows 3.1 kullanmaya başladık.We started to use Windows 3.1 in the beginning of 1994.
Telefonu kapatır kapatmaz, tekrar çalmaya başladı.As soon as I hung up, the phone started ringing again.
Savaş başladığında biz on yıl boyunca orada yaşadık.We lived there for ten years when the war began.
Oyuncularımızdan biri maç başladıktan sadece beş dakika sonra bir gol attı.One of our players scored a goal just five minutes after the match started.
Onlar bir tartışmaya başladı.They began a discussion.
Görüşme saat 10.00'da başladı.The interview began at 10 o'clock.
Oyun sırasında, aniden yağmur yağmaya başladı ve ayrıca gök gürledi.During the game, it suddenly began to rain and it thundered, too.
Eve varır varmaz onu öpmeye başladı.She started kissing him as soon as he got home.
O, ünlü olmadan önce onun peşinde koşmaya başladı.She started pursuing him before he became famous.
Evrenin küçük bir ateş topu olarak başladığına inanıyor musun?Do you believe that the universe began as a small ball of fire?
Dün gece onun durumu kötüleşmeye başladı.Her condition took a turn for the worse last night.
Tekrar gelmeyeceğinden korkmaya başladım.I began to be afraid you would never come back again.
Esperanto öğrenmeye yeni başladım.I just started to learn Esperanto.
Soğukkanlılığını kaybetti ve eşyaları fırlatmaya başladı.He lost his cool and started throwing things.
Gerçek kimliğini bulduğumda, hayatım bir anlam ifade etmeye başladı.When I found my true identity, my life began to make sense.
Aşırı derecede yağmur yağmaya başladı.It started raining heavily.
Müşteriler gelmeye başladı.The customers have started to come.
Cadı avı başladı.The witch hunt has begun.
O, derin bir nefes alıp durumunu anlatmaya başladı.She breathed in deeply and started to tell about her situation.
O, derin bir nefes alıp hâlini anlatmaya başladı.She breathed in deeply and started to tell about her situation.
Tam evden ayrılırken yağmur yağmaya başladı.It started raining just as I was leaving home.
20 öğrenciyle başladık. Şimdi 200'den fazla var.We started with 20 students. Now we have more than 200.
2010'un yazında başladığımızda grupta sadece üçümüz vardı.When we started out in the summer of 2010, there were only three of us in the band.
Başladığımızda bilmediğimiz şeyler vardı.When we started out, there were things we didn't know.
Başladığımızda, ne yaptığımızı gerçekten bilmiyorduk.When we started out, we didn't really know what we were doing.