başladı ile cümle
başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bir defa şikayet etmeye başladığında asla durmaz.Once the complaining starts, it never ends.
Japonlar ne zaman parlatılmış pirinç yemeye başladılar?When did the Japanese start eating polished rice?
Erkek çocuğu bağırmaya başladı.The boy began to scream.
Kuşlar sabah şarkı söylemeye başladı.In the morning, the birds started to sing.
İnsanlar ayağa kalktı ve şarkı söylemeye başladı.The people stood up and began to sing.
O, hemen ondan hoşlanmaya başladı.She began to like him right away.
Onunla karşılaşır karşılaşmaz, onu sevmeye başladım.I started liking Mary as soon as I met her.
Doktor onu muayene etmeye başladı.The doctor started to examine her.
Kar yağmaya başladı.It's started to snow.
Yavaş yavaş, ben o resmi sevmeye başladım.Little by little, I'm beginning to like that painting.
O gelir gelmez parti başladı.The group departed as soon as he arrived.
Yaşlandım ve bu yüzden işlere farklı olarak bakmaya başladım.I got older, and so I started looking at things differently.
"Yandex" arama motoru Tatar dilini de desteklemeye başladı.“Yandex” search engine started supporting Tatar language too.
Kitaba başladım.I began the book.
Kitabı yazmaya başladım.I started writing the book.
Kitabı okumaya başladım.I started reading the book.
Onun dersi zamanında başladı.His lecture started on time.
Tomurcuklar patlamaya başladı.The buds began to burst.
Geçen yıl bu şirket için çalışmaya başladım.I started working for this company last year.
Açıkça onun annesi bağırmaya başladı.Evidently her mother started screaming.
O, fıkrayı anlattığında biz gülmeye başladık.We began to laugh when he told the joke.
Justin Bieber müzik kariyerine başladığında on dört yaşındaydı.When Justin Bieber started his music career, he was fourteen years old.
Bu gelenek Edo dönemi sırasında başladı.This custom began during the Edo period.
O derhal cumhuriyette bir sonraki saldırıya başladı.He immediately started the next attack on the republic.
Isınmaya başladın.You've started warming up.
1980 yılında bu arabayı yapmaya başladılar.They started making this car in 1980.
Ağlamaya başladım.I started to cry.
Akşama doğru yağmur yağmaya başladı.It came on to rain toward evening.
Birkaç dakika sonra, konuşmaya olan ilgimi kaybetmeye başladım.After a few minutes, I began to lose interest in the conversation.
Esperanto öğrenmeye başladım.I began to learn Esperanto.
Vicenza'da az önce kar yağmaya başladı.It has just started to snow in Vicenza.
O başladığı işle çok çok fazla para kazanıyor.She's making money hand over fist with the business she started.
Roger Miller radyoda dinlediği müziği sevdiği için şarkılar yazmaya başladı.Roger Miller began writing songs because he loved the music he heard on the radio.
Bu konuya başladım.I started this topic.
Ne kadar süre önce Esperanto öğrenmeye başladın?How long ago did you start learning Esperanto?
Bay Morita sermaye olarak borç para kullanarak bir işe başladı.Mr. Morita started a business by using borrowed money as capital.
Belediye binasındaki gösteri kontrolden çıkmaya başladı.The demonstration at City Hall started getting out of hand.
Oraya bisikletle gideceğimi düşünüyordum ama yağmur yağmaya başladı.I was thinking that I would go there by bicycle, but it began to rain.
Sahte bıyığı bir taraftan soyulmaya başladı.His fake moustache started to peel off on one side.
Altı yaşındayken piyano derslerine başladı.She began piano lessons when she was six years old.
Tom bir reklamcılık ajansında başladı.Tom started an advertising agency.
Askerler saldırısına başladı.The soldiers started their attack.
Büyük Buhran 1929'da başladı ve 1930'larda sona erdi.The Great Depression started in 1929 and ended in the 1930's.
Onların mali sorunları, yılın ikinci yarısında başladı.Their financial problems began in the second half of the year.
Esperanto öğrenmeye başladın.You began to learn Esperanto.
Esperanto öğrenmeye başladınız.You began to learn Esperanto.
Saat altıda başladık.We started at six.
Onun diğer talibinin olduğunu öğrendiğinde, ciddi olarak ona kur yapmaya başladı.He began courting her in earnest when he found out that she had another suitor.
Kalemini aldı ve yazmaya başladı.She took her pencil and started to write.
O, adamın onu izlediğini fark ettiğinde korkmaya başladı.When she noticed that the man followed after her, she began to become frightened.
David gelmeden önce, Samantha masayı hazırlamaya başladı.Before David arrived, Samantha started to set the table.
1. Dünya Savaşı 1914 yılında başladı.World War I began in the year 1914.
Onlar bize filmin ne zaman başladığını bilip bilmediğimizi sordular.They asked us if we knew when the movie started.
Beş yüz vagon ile başladılar.They started with five hundred wagons.
Güçlerini zengin olmak için kullanmaya başladılar.They began using their power to become rich.
Onlar birçok konu hakkında hemen tartışmaya başladı.They immediately began arguing about many issues.
Olası saldırılar için hazırlanmaya başladılar.They began to prepare for possible hostilities.
O bir sorun olmaya başladı.He began to be a problem.
O, yolculuğuna batıya doğru başladı.He began his trip to the West.
O, besi sığırı yetiştirmeye başladı.He began to raise beef cattle.