başladı ile cümle
başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Başladığımızda, sadece altı çalışanımız vardı.When we started out, we only had six employees.
Biz bu işe başladığımızda, bizden birinin herhangi bir deneyimi yoktu.When we started this business, neither one of us had had any experience.
Fred Jane'den hoşlanmaya başladı ve onlar birbiriyle görüşmeye başladı.Fred took a liking to Jane and they started seeing each other.
Android programlamaya başladım.I've started Android programming.
Yolculuk henüz başladı.The journey has just begun.
Haberi duyduktan hemen sonra ağlamaya başladı.He started crying right after hearing the news.
O kekelemeye başladığında sınıf arkadaşları gülmekten kendilerini alamadılar.When she began to stutter, her classmates couldn't help laughing.
O zaman anlamaya başladım.I then began to understand.
Yangın başladığında Tom neredeydi?Where was Tom when the fire broke out?
Tom'un kalbi birdenbire daha hızlı atmaya başladı.Tom's heart suddenly began to beat faster.
Tom planör uçuşu çalışmaya başladı.Tom took up hang gliding.
Tom bir kalem çıkardı ve yazmaya başladı.Tom took out a pencil and started to write.
Tom üç yıl önce ragbi oynamaya başladı.Tom started playing rugby three years ago.
Tom kendini banyoya kilitledi ve ağlamaya başladı.Tom locked himself in the bathroom and started to cry.
Tom alnında birkaç kırışıklık edinmeye başladı.Tom has started to get a few wrinkles on his forehead.
Tom dün gece okumaya başladığı kitabı zaten bitirdi.Tom has already finished the book he started reading last night.
Tom birden gülmeye başladı.Tom burst out laughing.
Tom birden ağlamaya başladı.Tom burst out crying.
Tom duygularını kontrol edemedi ve ağlamaya başladı.Tom broke down and started to cry.
Tom on iki yaşında iken trombon derslerine başladı.Tom began trombone lessons when he was twelve years old.
Tom birkaç ay önce kilo vermek için uğraşmaya başladı.Tom began to try to lose weight a few months ago.
Tom konuşmaya başladı.Tom began to talk.
Tom hâlâ ortaokulda iken karate çalışmaya başladı.Tom began to study karate when he was still in junior high school.
Tom, üniversiteden mezun olmadan üç ay önce bir iş aramaya başladı.Tom began to look for a job three months before he graduated from college.
Tom baygınlık hissetmeye başladı.Tom began to feel faint.
Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.Tom began living by himself at the age of sixteen.
Tom yapmak için başladığı işi başarmış gibi görünüyor.Tom appears to have achieved what he set out to do.
Tom benzini biten arabasını terk etti ve yürümeye başladı.Tom abandoned his car that had run out of gasoline and started walking.
Tom gözlerinde hala gözyaşı olmasına rağmen gülmeye başladı.Even though Tom still had tears in his eyes, he began to smile.
Tom Meryem'den ayrılıp başka bir kadınla yaşamaya başladı.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom kapıdan içeriye girer girmez Mary şikayet etmeye başladı.Tom had no sooner walked in the door than Mary started to complain.
Tom, Mary'nin onu terk edeceğinden şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect Mary would leave him.
Tom, en sevdiği şarkıyı söylemeye başladı ve Mary onunla birlikte söylemeye başladı.Tom began to sing his favorite song and Mary harmonized with him.
Tom, Mary onun dikkatini çeker çekmez sorunu araştırmaya başladı.Tom began to look into the problem as soon as Mary brought it to his attention.
Tom Mary'ye konserin ne zaman başladığını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew when the concert started.
Tom ve Mary her ikisi de aynı anda konuşmaya başladı.Tom and Mary both started talking at the same time.
Hem Tom hem de Mary aynı zamanda konuşmaya başladı.Tom and Mary both started talking at the same time.
Tom Mary'yi yalnız bulur bulmaz, onu öpmeye başladı.As soon as Tom got Mary alone, he started kissing her.
Yangının nasıl başladığını bilen biri var mı?Does anybody know how the fire started?
Yangının nasıl başladığını kimse biliyor mu?Does anybody know how the fire started?
Tom kahve demlemeye başladı, sonra epostasını kontrol etti.Tom started the coffee brewing, then checked his email.
Tom Mary ile kavgaya başladı.Tom started a fight with Mary.
Tom yapacak daha iyi bir şey olmadığı için, odasını temizlemeye başladı.For the lack of something better to do, Tom started cleaning his room.
Tom ve Mary birlikte zaman geçirirken birbirlerini daha iyi tanımaya başladılar.As Tom and Mary spent time together, they began to get to know each other better.
Aniden, annem şarkı söylemeye başladı.Suddenly, my mother started singing.
Altına hücûm burada başladı.The gold rush began here.
Birbirimizi çok kızdırmaya başladık.We started to get on each other's nerves.
O, beni görür görmez ağlamaya başladı.As soon as she saw me, she started to cry.
Ben yeni bir bloğa başladım. Sürdürmek için elimden geleni yapacağım.I started a new blog. I'll do my best to keep it going.
Tom donanmada kalmış olmayı dilemeye başladı.Tom was beginning to wish he had stayed in the navy.
Tom Mary'ye ilgi göstermeye başladı.Tom has started to show an interest in Mary.
Tom Mary'yi gittikçe daha çok sevmeye başladı.Tom started to like Mary more and more.
Tom biraz acıkmaya başladı.Tom started to get a little hungry.
Tom biraz sıkılmaya başladı.Tom started to get a little bored.
Tom biraz kızmaya başladı.Tom started to get a little angry.
Tom öncekinden daha güvende hissetmeye başladı.Tom started to feel more confident than before.
Tom on üç yaşında davul çalmaya başladı.Tom started playing drums when he was thirteen.
Tom hemen konuşmaya başladı.Tom immediately began talking.
Tom mutfağı temizlemeyi bitirdi ve sonra oturma odasını temizlemeye başladı.Tom finished cleaning the kitchen and then started cleaning the living room.
Tom birdenbire soğuk terler dökmeye başladı.Tom broke into a cold sweat.