başladı ile cümle
başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar sorunu araştırmaya başladı.They began to look into the problem.
Onlar hep birlikte başladılar.They started all at once.
Onlar tepeye tırmanmaya başladılar.They began to climb the hill.
Onlar geçen yıl İngilizce çalışmaya başladı.They started studying English last year.
Yardım fonunu yükseltmek için bir araba gezintisine başladılar.They started a drive to raise a charity fund.
Onlar art arda başladılar.They started one after another.
Onlar yeni bir işe başladılar.They started a new business.
Onlar saatler önce başladılar.They started hours ago.
Kendi aralarında tartışmaya başladılar.They began to quarrel among themselves.
Onlar aynı zamanda başladılar.They started at the same time.
Onunla bir toplantıya başladım.I began a meeting with her.
Onun hakkında şüphelenmeye başladı.He began to get suspicious about her.
O, gözlerinin etrafında birkaç kırışıklık edinmeye başladı.She has started to get a few wrinkles around her eyes.
O, on dakika önce başladı.She started ten minutes ago.
O, sekiz yaşındayken dans etmeye başladı.She started dancing when she was eight.
Saat sekizde bir rapor yazmaya başladı, saat on ikide onu bitirdi.She began writing a report at eight, finishing it at twelve.
Köpekle konuşmaya başladı.She began to talk to the dog.
Yoğunluğa takılmamak için erken başladı.She started early in order to avoid the rush hour.
Arkasını döndü ve ağlamaya başladı.She turned away and began to cry.
O toparlandı ve tekrar konuşmaya başladı.She pulled herself together and started to talk again.
O, ağlamaya başladı.She began crying.
O, öğretmenliğe başladı.She went into teaching.
O bir yabancı ile konuşmaya başladı.She started talking with a stranger.
O, yüzümü gördüğünde ağlamaya başladı.She began to cry at the sight of my face.
Yüzümü görünce, ağlamaya başladı.She began to cry at the sight of my face.
Onunla ilgili anılarım azalmaya başladı.My memory of her has begun to recede.
O beni görür görmez ağlamaya başladı.As soon as she saw me, she began to weep.
Beni gördüğü an, gülmeye başladı.The moment she saw me, she began laughing.
O beni görür görmez bana doğru koşmaya başladı.No sooner had she caught sight of me than she started running in my direction.
Yavaş yavaş anlamaya başladı.She gradually began to understand.
O, odaya girer girmez ağlamaya başladı.No sooner had she entered her room than she began to cry.
Ders başladıktan sonra bile arkadaşıyla konuşmaya devam etti.She went on talking to her friend even after the class began.
Yere uzandı ve kitap okumaya başladı.She lay down on the floor and started reading.
O, derin bir nefes aldı ve sonra kendisi hakkında konuşmaya başladı.She took a deep breath and then started to talk about herself.
O kilo almaya başladı.She began to gain weight.
O, yüksek bir sesle ağlamaya başladı.She began to cry in a loud voice.
O, gür bir sesle ağlamaya başladı.She began to cry in a loud voice.
Aniden, o gülmeye başladı.All of a sudden, she began to laugh.
O, onun yüzünü görünce ağlamaya başladı.She began to cry at the sight of his face.
Söylenmeye ve ardından ağlamaya başladı.She began to grumble and then to weep.
Odadan çıkar çıkmaz ağlamaya başladı.She began to cry as soon as she left the room.
Akşam yemeğinden hemen sonra ödevini yapmaya başladı.She started doing her homework right after dinner.
O, 6 yaşında piyano derslerine başladı.She began lessons in piano at age 6.
O, hüzünle gülümseyerek konuşmaya başladı.Smiling sadly, she began to talk.
Yavaş bir yaz sezonundan sonra iş ilerlemeye başladı.After a slow summer season, business began to pick up.
Babam masanın başındaki yerini aldı ve dua etmeye başladı.Father took his place at the head of the table and began to say grace.
Babasının ölümünden sonra, zamanını barlarda geçirmeye başladı.After his father's death, John took to spending his time in bars.
Rüzgar şiddetli esiyordu ve daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.The wind was blowing violently, and to make matters worse, it began raining.
İsyan başladığında sadece görevli tek müdür vardı.There was only one warden on duty when the riot started.
Yarışta sonuncu başladım.I started last in the race.
Yapraklar kızarmaya ve sararmaya başladı.The leaves began to turn red and yellow.
Ağaçların yaprakları kızarmaya başladı.The leaves of the trees began to turn red.
Alarm 5:30 da çalmaya başladı.The alarm went off at five-thirty.
Yuko yarışa çok hızlı başladı.Yuko started the race very quickly.
O akşam yemeğini bitirdikten sonra, romanı okumaya başladı.After he finished supper, he began to read the novel.
Şüpheli sonunda itiraf etmeye başladı.The suspect began to confess at last.
Yaprakların rengi değişmeye başladı.The leaves have begun to turn.
Ben trenden inerken yoğun kar yağışı başladı.It began to snow heavily as I got off the train.
Eğer burada durursak, başladığımız yere hemen geri döneceğiz!If we stop here, we'll be right back where we started!
Babaannenin ani ölümünden sonra, büyükbaba hızla yaşlanmaya başladı.After Grandma's sudden death, Grandpa began to age rapidly.