başladı ile cümle

başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Biz güneş doğmadan önce başladık.We started before sunrise.
Biz yürümeye başladık.We started to walk.
Oyun başlar başlamaz yağmur da başladı.As soon as the game started, it began to rain.
Oyun başlar başlamaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as the game started, it began to rain.
Gittikçe daha fazla doktor yeni ilaçlar kullanmaya başladı.More and more physicians have begun to use the new medicines.
Oraya bisikletle gitmeyi düşünüyordum ama yağmur başladı.I was thinking to go there by bike, but it began to rain.
Çark dönmeye başladı.The wheel began to turn.
O, mektubu okur okumaz ağlamaya başladı.As soon as she read the letter, she began to cry.
Yağmur yağmaya başladığında biz başlamak üzereydik.We were about to start, when it began to rain.
Ben regiye başladım.I've started bleeding.
Çocuk merdiveni kaptı ve tırmanmaya başladı.The boy seized the ladder, and began to climb.
Yatak odasına girerken, hıçkırmaya başladı.On entering the bedroom, she started sobbing.
Yeni dönem başladığından beri çok meşgulüm.I've been very busy since the new term started.
Orman yangını tüm yönlerde yayılmaya başladı.The forest fire began to spread in all directions.
İnsanoğlu ne zaman aletler kullanmaya başladı.When did man start to use tools?
İnsanlar aynı anda koşmaya başladılar.People started to run all at once.
Hükümet vergi reformuna başladı.The government started tax reform.
Yıldız gökyüzünde görünmeye başladı.Stars began to appear in the sky.
Yeni öğretmen sınıfa girer girmez öğrenciler alkışlamaya başladı.As soon as the new teacher entered the classroom, the students began to applaud.
Bütün öğrenciler derhal konuşmaya başladı.All the students began talking at once.
Öğrenciler hep birlikte okumaya başladılar.The pupils began to read all together.
Yaşamın nasıl ve ne zaman başladığı hala bir gizemdir.How and when life began is still a mystery.
Bebeğim ağlamaya başladı, süt istiyordu.My baby began crying, asking for milk.
Bebek ağlamaya başladı.The baby started to cry.
Kar yağışı başladı.It began to snow.
Öğretmen sınıfın etrafına baktı ve konuşmaya başladı.The teacher looked around the classroom and started to talk.
Öğretmen İkinci Dünya Savaşı'nın 1939'da başladığını söyledi.The teacher said that World War II broke out in 1939.
Savaş başladığında on yıldır orada yaşıyorduk.We had lived there for ten years when the war broke out.
Tüm seyirci ayağa kalktı ve alkışlamaya başladı.The whole audience got up and started to applaud.
Onun büyükbabasının ölümünü işitmesinin ilk şokundan sonra, kız ağlamaya başladı.After the initial shock of hearing of her grandfather's death, the girl started to cry.
Birçok doktor muayeneye başladıklarında ilk önce dilinize bakar.Many doctors look at your tongue first when they begin an examination.
Taro ve Hanako arasında aşk başladı.Love grew between Taro and Hanako.
Üniversiteyi bitirdiğimde, derhal çalışmaya başladım.On finishing university, I started working right away.
Deprem vurduğunda masanın üstündeki her şey tıkırdamaya başladı.Everything on top of the table started rattling when the earthquake hit.
Lucy eve gitmek için ağlamaya başladığında, ancak varmıştık.We had hardly arrived when Lucy started crying to go home.
Sabah servisi bir ilahi ile başladı.The morning service began with a hymn.
Acı şimdi hafiflemeye başladı.The pain has started to ease now.
Hava öğleden sonra kötüleşmeye başladı.The weather began to take a turn for the worse in the afternoon.
Elektronik ticaret hızla yayılmaya başladı.Electronic commerce began to spread rapidly.
Telefon çalmaya başladığında, Anne evden ayrılmak üzere idi.Anne was just about to leave the house when the phone began ringing.
Ben kapatır kapatmaz telefon yine çalmaya başladı.No sooner had I hung up than the phone started ringing again.
Tokyo'da yeni bir tür araba satmaya başladılar.They started to sell a new type of car in Tokyo.
Birden şiddetli yağmur başladı.All at once it began to rain heavily.
Aniden, yağmur yağmaya başladı.Suddenly, it began to rain.
Birdenbire yangın alarmı çalmaya başladı.All of a sudden, the fire alarm went off.
Aniden gökyüzü karardı ve yağmur başladı.All at once the sky became dark and it started to rain.
Birden bire bir köpek havlamaya başladı.All of a sudden, a dog began barking.
Onlar hepsi birden gülmeye başladılar.All at once they began to laugh.
İç Savaşın ne zaman başladığını merak ediyorum.I wonder when the Civil War started.
Japonya, Amerika'dan pirinç ithal etmeye başladı.Japan began to import rice from the United States.
Kedi halıyı tırmalamaya başladı.The cat started to scratch the carpet.
Kedi yakaladığı fareyi hırpalamaya başladı.The cat began to tear at the mouse it caught.
O, otobüse biner binmez, otobüs hareket etmeye başladı.As soon as he got on the bus, it began to move.
O, istasyona vardığı anda yağmur yağmaya başladı.The moment he arrived at the station, it began to rain.
Evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.He had hardly left home when it began to rain.
O, evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.As soon as he went out of the house, it began to rain.
Gittikten sonra, huzursuz hissetmeye başladı.After he left, she started feeling uneasy.
Onun benden nefret etme nedenini anlamaya başladım.I began to understand the reason why he hated me.
O, dışarı çıkar çıkmaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as he went out, it began to rain.
O dışarı çıktığında yağmur yağmaya başladı.It began to rain when he went out.

İlgili Sayfalar