başladı ile cümle

başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Konferans vaktinde başladı.The lecture started on schedule.
Jiro, daha önce birinin önünde hiç ağlamadı, yüksek sesle ağlamaya başladı.Jiro, who had never cried in front of anyone before, started bawling.
Daha önce başkasının önünde hiç ağlamayan Jiro haykırmaya başladı.Jiro, who had never cried in front of anyone before, started bawling.
Daha az önce başladım.I have only just begun.
Bu yüzyıl başladığından beri birçok gelişmeler yapıldı.Many improvements have been made since this century began.
Çorbayla başladık.We began with the soup.
Karısı onu terk ettikten sonra içmeye başladı.He took to drinking after his wife left him.
Dün gece TV'nin önünde uyuklamaya başladım.Last night I began to nod off in front of the TV.
Dün gece bu mahallede bir yangın başladı.A fire broke out in this neighborhood last night.
Bir dağ yangını başladı ve ormanı yaktı.A mountain fire broke out and burnt the forest.
O bir iş aramaya başladı.He began to look for a job.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Yağmur yağmaya başladı, ama biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Öyle yapar yapmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I done so than it began to rain.
Ben oraya varır varmaz onlar başladı.No sooner had I got there than they started.
Öğrenciler sorular sormaya başladığında sınıfa henüz girmiştim.I had scarcely entered the class before the students started asking questions.
Sınıfa girer girmez öğrenciler sorular sormaya başladı.I had scarcely entered the class before the students started asking questions.
Evden ayrıldıktan beş dakika sonra yağmur yağmaya başladı.It began to rain five minutes after I left home.
Yağmur yağmaya başladığında evden ayrılıyordum.I was leaving home, when it started to rain.
Yağmur yağmaya başladığında evden yeni çıkmıştım.I had scarcely left home when it began to rain.
Ben eve varmadan önce yağmur yağmaya başladı.It began to rain before I got home.
Babamdan daha fazla para istediğimde gerçekten öfkelendi ve bana bağırmaya başladı.When I asked Dad for more money, he really blew up and started to yell at me.
Ben yürürken, yağmur yağmaya başladı.As I was walking, it began to rain.
Bebeği kollarımda tuttuğum anda ağlamaya başladı.The moment I held the baby in my arms, it began to cry.
Yağmur yağmaya başladığında bir arkadaşımla parkta yürüyordum.I was walking in the park with a friend of mine when it started raining.
Yağmur yağmaya başladığında fazla uzağa gitmemiştik.We had not gone very far when it started to rain.
Kapıya gittiğimizde çok yağmur yağmaya başladı.It began to rain heavily just as we got to the gate.
İstasyona varır varmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had we reached the station than it began to rain.
Biz yaklaşırken, aslan kükremeye başladı.The lion began to roar as we approached.
Yağmur yağmaya başladığında, neredeyse başlamamıştık.We had hardly started when it began to rain.
Neredeyse yeni başlamıştık yağmur yağmaya başladığında.Hardly had we started when it began to rain.
Biz göle varır varmaz yüzmeye başladık.As soon as we got to the lake, we started swimming.
Gazeteleri geri dönüştürmeye başladık.We have started to recycle newspapers.
İşimize öğleyin başladık.We began our work at noon.
Erken kalktık ve evimizi temizlemeye başladık.We got up early and set about cleaning our house.
O iyileşir iyileşmez tekrar yürümeye başladı.We began to walk again as soon as she was recovered.
Akşam yemeğinden hemen sonra ona tekrar başladık.We started it again right after dinner.
Her ikimiz de hemen hemen aynı anda gülümsemeye başladık.Both of us began to smile almost at the same time.
Benim kalbim hızlı çarpmaya başladı.My heart began to beat fast.
Babam geçen ay koşmaya başladı.My father began jogging last month.
Az önce tenis oynamaya başladım.I've just started playing tennis.
Bu işe bir saat önce başladım.I started this job an hour ago.
Bu işi dört yıl önce yapmaya başladım.I started doing this work 4 years ago.
Ben güveç yapmaya başladım.I started to make stew.
Matematikle gittikçe daha az ilgilenmeye başladım.I became less and less interested in mathematics.
Yağmur çiselemeye başladığında, evi terketmek üzereydim.I was on the point of leaving home when a light rain started to fall.
Yağmur yağmaya başladığında, tam dışarı çıkıyordum.I was just going out, when it began to rain.
Yarışta son olarak başladım ama kısa sürede diğerlerine yetiştim.I started last in the race, but I soon caught up with the others.
Ben yağmur yağmaya başladığını düşündüm.I thought rain was beginning to fall.
Ben bir öğretmen olmak amacıyla İngilizce öğrenmeye başladım.I started to learn English with the aim of becoming a teacher.
Ben geçen yıl yelken açmaya başladım.I started sailing last year.
Onun ağladığını fark ettiğimde yemek yemeye başladım.I had hardly started to eat when I noticed that she was crying.
Yıllar önce golf oynamaya başladım.I began playing golf years ago.
Hemen başladık, aksi halde onu kaybetmiş oluruz.We started at once, otherwise we would have missed him.
Kayboldum ve işin daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make matter worse, it began to rain.
Onun gerçekten işe başladığın asla görmedim.I've never seen him really get down to work.
Onun ifadesinin doğruluğundan şüphe etmeye başladım.I began to doubt the accuracy of his statement.
Şeytana uydum ve sigara içmeye başladım.I gave in to temptation and began to smoke a cigarette.
Beni görünce, bebek ağlamaya başladı.Seeing me, the baby began to cry.
O beni görür görmez kaçmaya başladı.No sooner had he seen me than he began to run away.

İlgili Sayfalar