başladı ile cümle

başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hava karardı ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It got dark, and what was worse, it began to rain.
Kötü bir soğuk algınlığım vardı, ve daha da kötüsü kar yağmaya başladı.I had a bad cold, and to make matters worse, it began snowing.
Aslan iki yaşındayken kükremeye başladı.Leo started to roar when he was two years old.
Radyo önümüzdeki deprem hakkında bizi uyardı ve eşyalarımızı toplamaya başladık.The radio warned us of the coming earthquake and we started gathering our things.
Çok geçmeden, ay görünmeye başladı.Before long, the moon began to appear.
Montgomery her şeyin başladığı yerdi.Montgomery was where it all began.
Mary henüz başladı mı?Has Mary started yet?
Mary zaten başladı.Mary has already started.
Herkes bayrağını sallamaya başladı.Everybody started waving his flag.
Çok geçmeden oyun başladı.It was not long before the game began.
Kısa sürede yağmur şiddetli yağmaya başladı.It soon began to rain very hard.
Kısa süre sonra yağmur yağmaya başladı.Soon after, it began to rain.
Delikanlı iken şarkı söylemeye başladım.I began to sing when I was a youngster.
Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.Mother Teresa began her work by looking around to see what was needed.
Bob kendi işine başladığından beri üç yıl oldu.It has been three years since Bob started his own business.
Salona girer girmez tören başladı.No sooner had we entered the hall than the ceremony began.
Hawking, 1962 yılında üniversiteden mezun olduğunda, fizikte doktora yapmaya başladı.When Hawking graduated from college in 1962, he began studying for a Ph.D. in physics.
Onlar düdük sesini duyduklarında son hızla başladılar.On hearing the whistle, they started at full speed.
Zil çaldı ve tren hareket etmeye başladı.The bell rang, and the train began to move.
Fred Jane'den hoşlanmaya başladı ve onunla çıkmaya başladı.Fred took a liking to Jane and started dating her.
Çatalların yemek için genel kullanımı milattan sonra onuncu yüzyılda başladı.The general use of forks for eating started in the tenth century A.D.
Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık.The ferry started to move and we were across in half an hour.
Hava çok soğuktu ve sonra üstüne üstlük çok geçmeden yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and then before long, on top of that, it began to rain.
Sağanak yağmura rağmen başladılar.They started in spite of the heavy rain.
Evet, bu zaten başladı.Yes, it has already started.
Parti onun konuşmasıyla başladı.The party opened with his speech.
Oyun iptal edildi çünkü aniden yağmur yağmaya başladı.The game was called off because it suddenly started raining.
Tomoko neredeyse ağlamaya başladı.Tomoko almost started to cry.
Tom yeni başladı fakat çabuk anlıyor.Tom's a beginner, but he catches on fast.
Hava çok soğuktu ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and what was worse, it began to rain.
Gökyüzü aniden kararmaya başladı.The sky suddenly began to darken.
Her nedense o kızdan hoşlanmaya başladım.Somehow I have taken a fancy to that girl.
Ben kapıyı kapar kapamaz biri onu çalmaya başladı.I had no sooner closed the door than somebody started knocking on it.
Tomurcuklar açmaya başladı.The buds began to open.
Sonunda, dikkatlice geri saymaya başladılar.At last, they began to count down cautiously.
Sonunda ağlamaya başladı.At length, he began to cry.
Sonunda yağmur yağmaya başladı.At last, it began to rain.
Kısa bir kesintiden sonra tartışma yeniden başladı.Discussion resumed after a short interruption.
Tam dışarı çıktığımda, yağmur yağmaya başladı.Just as I went to go out, it began to rain.
Az önce kar yağmaya başladı.It began snowing just now.
Laleler çıkmaya başladı.The tulips have begun to come up.
Az önce yağmur yağmaya başladı.It began raining just now.
O diyete başladığından beri çok zayıfladı.She's lost a lot of weight since she went on a diet.
Sonra o tekrar yürümeye başladı.Then she began to walk again.
Sekiz ay sonra, nihayet gene kızlarla çıkmaya başladı.After eight months, he eventually started dating girls again.
Erkek kardeşim gürültü duyduğunda ağlamaya başladı.On hearing the noise, my brother started to cry.
Yaşlı öğretmen eski güzel günlerden söz etmeye başladı.The old teacher began to talk about the good old days.
İki erkek çocuk birbirlerini suçlamaya başladı.The two boys began to blame each other.
Adam aniden silahını ateşlemeye başladı.The man suddenly started shooting his gun.
Çocuk ağlamaya başladı.The boy began to cry.
Milyoner, fakir bir çocuk olarak hayata başladı.The millionaire began life as a poor boy.
Bebek emeklemeye başladı.The baby began to crawl.
Adam ayağa kalktı ve şarkı söylemeye başladı.The man stood up and began to sing.
Çocuk gürültü yapmaya başladı.The boy began to make noise.
Kızlar gülmeye başladılar.The girls began to laugh.
Kız annesini görür görmez birden ağlamaya başladı.Instantly the girl saw her mother, she burst out crying.
Bu otomobilin üretimi 1980'de başladı.Production of this automobile started in 1980.
Çocuk köpeği gördüğünde ağlamaya başladı.The child began to cry at the sight of the dog.
Çocuk birden ağlamaya başladı.The child burst out crying.
Daha sonra hayattan yeniden zevk almaya başladı ve gitgide iyileşti.After that he began to enjoy life again and gradually recovered.

İlgili Sayfalar