başladı ile cümle
başladı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom oğlunun eğitimi için nasıl ödeme yapacağı hakkında endişelenmeye başladı.Tom began to worry about how he was going to pay for his son's education.
Tom Mary'nin Fransızcayı kimden öğrendiğini merak etmeye başladı.Tom began to wonder who Mary had learned French from.
Tom Mary'nin sürpriz bir doğum günü partisi planladığından şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect that Mary was planning a surprise birthday party.
Tom Mary'nin onu aldattığından şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect that Mary was cheating on him.
Tom birkaç günden sonra koşudan gerçekten hoşlanmaya başladı.Tom began to really enjoy jogging after a few days.
Tom Mary'den gittikçe hoşlanmaya başladı.Tom began to like Mary more and more.
Tom yaklaşık üç yıl önce Fransızca öğrenmeye başladı.Tom began to learn French about three years ago.
Tom ağlamaya başladı.Tom began to cry.
Tom tekrar asla yürüyemiyeceğine inanmaya başladı.Tom began to believe that he'd never be able to walk again.
Tom geçimini sağlamak için ne yaptığı hakkında konuşmaya başladı.Tom began talking about what he did for a living.
Tom sanat tarihi ile son derece ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.
Tom, sanat tarihiyle derinden ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.
İşler Tom'un lehine gelişmeye başladı.Things began to work out for Tom.
Mary tekrar kızlık adını kullanmaya başladı.Mary went back to using her maiden name.
Tom Mary ile çalışmaya başladığından beri üç yıl oldu.It's been three years since Tom started working for Mary.
Tom Mary'yi terkettikten sonra, John'u görmeye başladı.After Tom dumped Mary, she started seeing John.
Tom'un sevmeye başladığı kız da onu sevmeye başlamıştı.The girl Tom was beginning to love was beginning to love him, too.
Yaz henüz başladı.Summer has just begun.
O beni görünce koşmaya başladı.When he saw me, he started running.
Kalbim yarış etmeye başladı.My heart began to race.
Bugün birine başladım!I got it down to one today!
Tom saçını kaybetmeye başladı.Tom has started losing his hair.
Tom ve Mary birbirlerine saygı duymaya başladılar.Tom and Mary have started respecting each other.
Mary on iki yaşındayken kaşlarını yolmaya başladı.Mary started plucking her eyebrows when she was twelve years old.
Kurslar pazartesi günü akşam saat 5'te başladı.The courses began at 5 p.m. on Monday.
Bugün başladığım için mutluyum, eylüle kadar okulumuz yok.I'm happy because beginning today, we have no school until September.
O bağırmaya başladı ve ben kaçtım.She started screaming, and I ran away.
Yağmur yağmaya başladığı için, eve doğru koştum.Since it began raining, I ran into the house.
Yağmur yağmaya başladığı için eve doğru koştum.I ran into the house because it started to rain.
Yağmur durduğu için, oyuna tekrar başladılar.Since the rain stopped, they resumed the game.
Ayak parmağım kanamaya başladı.My toe began to bleed.
Sınavlar akşam saat 5'te başladı.The exams started at 5 o'clock in the evening.
Kar rahatlatmaya başladı.The snow has started to thaw out.
Arkadaşlarım üç gün önce geziye başladılar.My friends started the trip three days ago.
Kutsal Engizisyon, Papa 3. Lucius ile başladı.The Holy Inquisition started with Pope Lucius III.
Bu yaşta, hayatın anlamı ilgimi çekmeye başladı.At this age, the meaning of life began to interest me.
Daha derin bakmaya başladığınızda onu kendiniz bulacaksınız.As you start to look deeper, you will find it out yourself.
Karım aniden panik olmaya başladığında uçağın henüz kalkmıştı.The plane had just taken off when my wife suddenly started to panic.
Tony beş ay önce Angela ile çıkmaya başladı.Tony started dating Angela five months ago.
Aniden, köpek havlamaya başladı.Suddenly, the dog started barking.
O, akşam yemeğinden sonra hemen ev ödevini yapmaya başladı.She began doing her homework immediately after dinner.
E-postalar birdenbire gelen kutumdan kaybolmaya başladı.Emails have started suddenly disappearing from my inbox.
Ağaçtaki yapraklar kızarmaya başladı.The leaves on the trees have begun to turn red.
Ağaçlardaki yaprakların rengi değişmeye başladı.The leaves on the trees have begun to change colors.
Onlar derhal çalışmaya başladılar.They started working right away.
O sonunda yapmaya başladığı şeyi başardı.He finally achieved what he set out to do.
Gitar alıp çalmaya başladı.He took the guitar and started playing.
Bir defa bir şeye başladıktan sonra ondan pes etme.Once you've started something, don't give it up.
Onun fikrini dolaylı olarak araştırmaya başladım.I tried to investigate his opinion indirectly.
Yangın aniden başladı.The fire started immediately.
Yağmur yağmaya başladı, bu yüzden o, çimleri sulamak zorunda değildi.It began to rain, so he did not have to water the lawn.
Latince eğitimine ne zaman başladın?When did you start studying Latin?
İngilizce eğitimi almaya başladığımdan beri altı yıl oldu.It has been six years since I started to study English.
Bebek yalnız bırakıldığı için ağlamaya başladı.Having been left alone, the baby started to cry.
Yalnız bırakıldığı için bebek ağlamaya başladı.Having been left alone, the baby started crying.
O, haberi duyduğu anda ağlamaya başladı.He started crying the moment he heard the news.
O, hayvanın derisini yüzmeye başladı.He began skinning the animal.
Bir şey bilmeden, George merdivenlere tırmanmaya başladı.Without knowing anything, George began to climb the stairs.
Jack onu görür görmez ağlamaya başladı.As soon as Jack saw her, he burst out crying.
Daha önce hiç kimsenin önünde ağlamamış olan Jiro ağlamaya başladı.Jiro, who had never cried in front of anyone before, started crying.