Ana içeriğe geç
Sözlük

başla ile cümle

başla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yağmur çiselemeye başladığında, evi terketmek üzereydim.I was on the point of leaving home when a light rain started to fall.
Yağmur yağmaya başladığında, tam dışarı çıkıyordum.I was just going out, when it began to rain.
Başlangıçta büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty at the beginning.
Yarışta son olarak başladım ama kısa sürede diğerlerine yetiştim.I started last in the race, but I soon caught up with the others.
Ben yağmur yağmaya başladığını düşündüm.I thought rain was beginning to fall.
Ben yağmur yağmaya başlamadan önce okula vardım.I reached school before the rain started.
Tekrar geri başlamamak üzere sigara içmeyi bırakacağım.I will quit smoking for good.
Ben bir öğretmen olmak amacıyla İngilizce öğrenmeye başladım.I started to learn English with the aim of becoming a teacher.
Öğleden sonra 4.00'te stadyuma geldim ama maç zaten başlamıştı.I arrived at the stadium at 4:00 p.m., but the game had already started.
Ben geçen yıl yelken açmaya başladım.I started sailing last year.
Ben başlayacağım.I'm going to start.
Ben başlamaya hazırım.I am ready to start.
Onun ağladığını fark ettiğimde yemek yemeye başladım.I had hardly started to eat when I noticed that she was crying.
Yıllar önce golf oynamaya başladım.I began playing golf years ago.
Hemen başladık, aksi halde onu kaybetmiş oluruz.We started at once, otherwise we would have missed him.
Kayboldum ve işin daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make matter worse, it began to rain.
Onun gerçekten işe başladığın asla görmedim.I've never seen him really get down to work.
Onun derhal başlamasını rica ettim.I asked him to start at once.
Onun ifadesinin doğruluğundan şüphe etmeye başladım.I began to doubt the accuracy of his statement.
Her gün sabah saat dokuzda işe başlarım.I report to work at 9 o'clock every morning.
Şeytana uydum ve sigara içmeye başladım.I gave in to temptation and began to smoke a cigarette.
Gelecek hafta yeni bir işe başlayacağım.I am going to start a new job next week.
Beni görünce, bebek ağlamaya başladı.Seeing me, the baby began to cry.
O beni görür görmez kaçmaya başladı.No sooner had he seen me than he began to run away.
Salona gittiğimizde, konser çoktan başlamıştı.When we went to the hall, the concert had already begun.
Salona girdiğimizde konser çoktan başlamıştı.When we went to the hall, the concert had already begun.
Bizim üniversite genellikle Nisanın 1'inde başlar.Our university usually starts on April 1st.
Biz 20 Ağustos sabah 6'da başlayacağız.We will start at 6 a.m. on August 20.
Bari hemen başlayalım.We may as well start at once.
Biz hemen başlamalıyız.We must start at once.
Biz hemen başlamaya niyetlendik.We intended to start right away.
Sınava hazırlanmaya başlasak iyi olacak.We had better begin to prepare for the test.
En iyisi sınava hazırlanmaya başlayalım.We had better begin to prepare for the test.
Biz güneş doğmadan önce başladık.We started before sunrise.
O geldiğinde başlayacağız.We will start when he comes.
Biz onlara erken başlamalarını tavsiye ettik.We advised them to start early.
Biz yürümeye başladık.We started to walk.
Biz ödevimize başlamalıyız.We must get down to our homework.
Sınavlar gelecek hafta pazartesi günü başlayacak.The examinations will begin on Monday next week.
Oyun başlar başlamaz yağmur da başladı.As soon as the game started, it began to rain.
Oyun başlar başlamaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as the game started, it began to rain.
Oyunun başlaması için sabırsızdım.I was impatient for the game to start.
Oyun 14.00'te başlar.The play begins at 2 p.m.
Aslında deniz bu yüzyılın başlangıcından beri on santimetre yükseldi bile.In fact, the sea has already risen 10 centimeters since the beginning of this century.
Korkarım ki işler kötüye gitmeye başlayacak.I am afraid things will take a turn for the worse.
Gittikçe daha fazla doktor yeni ilaçlar kullanmaya başladı.More and more physicians have begun to use the new medicines.
Oraya bisikletle gitmeyi düşünüyordum ama yağmur başladı.I was thinking to go there by bike, but it began to rain.
Başlayabilir miyim?May I help myself?
Çark dönmeye başladı.The wheel began to turn.
O, mektubu okur okumaz ağlamaya başladı.As soon as she read the letter, she began to cry.
Okul beş Nisanda başlar.School begins on April 5th.
Okul 08:40'ta başlar.School starts at 8:40.
Okul sekiz buçukta başlar.School begins at half past eight.
Okul 9 'da başlar.School begins at 9.
Okul sabah 8:30 da başlar.School begins at 8:30 a.m.
Okul sabah sekiz otuzda başlar.School begins at half past eight in the morning.
Dersler gelecek salı başlar.Classes begin next Tuesday.
Yağmur yağmaya başladığında biz başlamak üzereydik.We were about to start, when it began to rain.
İyi bir başlangıç ​​yapmak savaşın yarısıdır.Making a good start is half the battle.
Yangın personel eve gittikten sonra başlamış olmalı.The fire must have broken out after the staff had gone home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod