Ana içeriğe geç
Sözlük

başla ile cümle

başla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İş gittikçe zorlaşmaya başlar.The work begins to get more difficult.
İşine başlamadan önce kafanı topla.Collect your thoughts before you begin your work.
İşine nasıl başlayacağı konusunda bir fikri yoktu.She had no idea how to set about her work.
İşe başlayalım, değil mi?Let's get down to business, shall we?
İş her zaman dokuzda başlamaz.Work doesn't always begin at nine.
Haftamıza başlayalım.Let us start our week.
O bir iş aramaya başladı.He began to look for a job.
Yeni dönem nisanda başlar.The new term starts in April.
İyi bir başlangıç iyi bir bitiş yapar.A good beginning makes a good ending.
İyi başlayan iyi biter.A good beginning makes a good ending.
Başlangıcı olanın sonu da vardır.Whatever has a beginning also has an end.
İşinizi başlamadan önce planlayın.Plan your work before you start it.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Yağmur yağmaya başladı, ama biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Öyle yapar yapmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I done so than it began to rain.
Oraya gittiğimde dans çoktan başlamıştı.The dance had already started when I got there.
Ben oraya varır varmaz onlar başladı.No sooner had I got there than they started.
Öğrenciler sorular sormaya başladığında sınıfa henüz girmiştim.I had scarcely entered the class before the students started asking questions.
Sınıfa girer girmez öğrenciler sorular sormaya başladı.I had scarcely entered the class before the students started asking questions.
Evden ayrıldıktan beş dakika sonra yağmur yağmaya başladı.It began to rain five minutes after I left home.
Yağmur yağmaya başladığında evden ayrılıyordum.I was leaving home, when it started to rain.
Yağmur yağmaya başladığında evden yeni çıkmıştım.I had scarcely left home when it began to rain.
Ben eve varmadan önce yağmur yağmaya başladı.It began to rain before I got home.
Japonca çalışmaya başlayalı kırk yıl oldu.It is forty years since I began studying Japanese.
Babamdan daha fazla para istediğimde gerçekten öfkelendi ve bana bağırmaya başladı.When I asked Dad for more money, he really blew up and started to yell at me.
Ben yürürken, yağmur yağmaya başladı.As I was walking, it began to rain.
Bebeği kollarımda tuttuğum anda ağlamaya başladı.The moment I held the baby in my arms, it began to cry.
Yağmur yağmaya başladığında bir arkadaşımla parkta yürüyordum.I was walking in the park with a friend of mine when it started raining.
Yağmur yağmaya başladığında fazla uzağa gitmemiştik.We had not gone very far when it started to rain.
Kapıya gittiğimizde çok yağmur yağmaya başladı.It began to rain heavily just as we got to the gate.
İstasyona varır varmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had we reached the station than it began to rain.
Biz yaklaşırken, aslan kükremeye başladı.The lion began to roar as we approached.
Yağmur yağmaya başladığında, neredeyse başlamamıştık.We had hardly started when it began to rain.
Neredeyse yeni başlamıştık yağmur yağmaya başladığında.Hardly had we started when it began to rain.
Biz vardığımızda, ders zaten başlamıştı.When we arrived, the lecture had already begun.
Okulumuz sekiz otuzda başlar.Our school begins at eight-thirty.
Okulumuz nisan ayında başlar.It is in April that our school years start.
Biz her zaman en zor sorunlarla başlarız.We always begin with the hardest problems.
Yağmur durur durmaz başlayacağız.We'll start as soon as it stops raining.
Sigaraya karşı bir kampanya başlattık.We started a campaign against smoking.
Biz göle varır varmaz yüzmeye başladık.As soon as we got to the lake, we started swimming.
Gazeteleri geri dönüştürmeye başladık.We have started to recycle newspapers.
İşimize öğleyin başladık.We began our work at noon.
Erken kalktık ve evimizi temizlemeye başladık.We got up early and set about cleaning our house.
O iyileşir iyileşmez tekrar yürümeye başladı.We began to walk again as soon as she was recovered.
Akşam yemeğinden hemen sonra ona tekrar başladık.We started it again right after dinner.
Her ikimiz de hemen hemen aynı anda gülümsemeye başladık.Both of us began to smile almost at the same time.
Hemen başlamayı tavsiye ederdim.I'd advise starting at once.
Benim kalbim hızlı çarpmaya başladı.My heart began to beat fast.
Babam ne zaman başlayacağını sordu.My father asked when to start.
Babam geçen ay koşmaya başladı.My father began jogging last month.
Az önce tenis oynamaya başladım.I've just started playing tennis.
Bu işe bir saat önce başladım.I started this job an hour ago.
Bu işi dört yıl önce yapmaya başladım.I started doing this work 4 years ago.
Sanırım bu sözlük yeni başlayanlar için faydalıdır.I think this dictionary useful for beginners.
Konserin saat kaçta başlayacağını merak ediyordum.I wondered what time the concert would begin.
Ben güveç yapmaya başladım.I started to make stew.
Gecikmeden o işe başlamalıyım.I must set about that work without delay.
Derhal başlamamız gerektiğini önerdim.I suggested that we should start at once.
Matematikle gittikçe daha az ilgilenmeye başladım.I became less and less interested in mathematics.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod