Grup saat kaçta çalmaya başlayacak?What time will the band start playing?
Sevgililer Günü'nde çikolata göndermek, Hristiyan olmayanlar için aptalca bir başlangıç.It is a silly practice for non-Christians to send chocolates on St. Valentine's Day.
Başlangıçta onun ne söylediğini anlayamadım.At first, I couldn't figure out what he was saying.
Başlangıçta, ondan hoşlanmadım.At first, I didn't like him.
Başlangıçta onu senin erkek kardeşin sandım.At first, I took him for your brother.
Başlangıçta hatalarım hakkında endişeliydim.I was worried about my mistakes at first.
Evet, bu zaten başladı.Yes, it has already started.
Parti onun konuşmasıyla başladı.The party opened with his speech.
Partinin başlangıcına vaktinde yetişecek miyiz?Will we be in time for the beginning of the party?
Oyun iptal edildi çünkü aniden yağmur yağmaya başladı.The game was called off because it suddenly started raining.
New York ve Tokyo arasında doğrudan uçuşlar son zamanlarda başlamıştır.Direct flights between New York and Tokyo commenced recently.
Devam edin ve istediğiniz bir şey ile başlayın.Go ahead and start with anything you like.
Niçin ve nasıl olduğunu sorduğunda bilim başlar.Science begins when you ask why and how.
Yağmur ne kadar şiddetli yağarsa yağsın, yarın başlayacağız.However hard it may rain, we will start tomorrow.
Transistör'ün icadı yeni bir çağ başlattı.The invention of the transistor introduced a new era.
Tomoko neredeyse ağlamaya başladı.Tomoko almost started to cry.
Tom yeni başladı fakat çabuk anlıyor.Tom's a beginner, but he catches on fast.
Toplantı ne kadar yakında başlayacak?How soon will the meeting begin?
Yine de başlayalım.Let's get started anyway.
Ne olursa olsun başlayalım.Anyhow, let's begin.
Hava çok soğuktu ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It was very cold, and what was worse, it began to rain.
Gökyüzü aniden kararmaya başladı.The sky suddenly began to darken.
Hangisi ile başlayayım?Which shall I begin with?
Hangisiyle başlayayım?Which shall I begin with?
O söylentiyi kimin başlattığını merak ediyorum.I wonder who started that rumor.
Her nedense o kızdan hoşlanmaya başladım.Somehow I have taken a fancy to that girl.
Ben kapıyı kapar kapamaz biri onu çalmaya başladı.I had no sooner closed the door than somebody started knocking on it.
Toplantıyı şimdi başlatalım mı?Shall we start the meeting now?
Aslında hemen şu an başlamak iyi bir fikir olabilir.Actually it might be a good idea to start right now.
Mümkün olduğunca erken başlamalısın.You should start as early as possible.
Bu ders kitabı yeni başlayanlar için dizayn edilmiştir.This textbook is designed for beginners.
Disneyland'i kim başlattı?Who started Disneyland?
Tomurcuklar açmaya başladı.The buds began to open.
Sonunda, dikkatlice geri saymaya başladılar.At last, they began to count down cautiously.
Sonunda ağlamaya başladı.At length, he began to cry.
Ne zaman başlayacağımıza karar vermeliyiz.We must decide when to start.
Sonunda yağmur yağmaya başladı.At last, it began to rain.
Kısa bir kesintiden sonra tartışma yeniden başladı.Discussion resumed after a short interruption.
Başlamak üzereydim.I was about to start.
Tam dışarı çıktığımda, yağmur yağmaya başladı.Just as I went to go out, it began to rain.
Az önce kar yağmaya başladı.It began snowing just now.
Laleler çıkmaya başladı.The tulips have begun to come up.
Yağmur yağsa bile, yarın başlayacağım.Even if it should rain, I will start tomorrow.
Yağmur yağsa bile, başlayacağım.Even if it rains, I'll start.
Az önce yağmur yağmaya başladı.It began raining just now.
Takuya hemen başlamamı söyledi.Takuya told me to start at once.
O diyete başladığından beri çok zayıfladı.She's lost a lot of weight since she went on a diet.
İşe başlamanın zamanıdır.It's time to get down to business.
Sanırım ev ödevimle ilgili çalışmaya başlamak zorundayım.I think I have to begin working on my homework.
Biz çocuklar için noel hediyesi almaya başlamalıyız.We should start getting Christmas gifts for the children.
Belki programı öğrenmeye başlamamın zamanı geldi.Maybe it's about time I started learning to program.
O zamana kadar yağmur durursa biz saat ikide başlayacağız.We will start at two o'clock if it has stopped raining by that time.
Ne zaman başlar?When does it begin?
O, altı otuz'da başlar.It begins at six-thirty.
Sonra o tekrar yürümeye başladı.Then she began to walk again.
Sekiz ay sonra, nihayet gene kızlarla çıkmaya başladı.After eight months, he eventually started dating girls again.
Birlikte başlamak için buraya gelmemeliydin.You shouldn't have come here to begin with.
Hikayenin başlangıcı ilginçti.The beginning of the story was interesting.
Erkek kardeşim gürültü duyduğunda ağlamaya başladı.On hearing the noise, my brother started to cry.
Yaşlı öğretmen eski güzel günlerden söz etmeye başladı.The old teacher began to talk about the good old days.