Avrupalılar, Amerikaları 15. yüzyıl sonunda keşfetmeye başladılar.The Europeans began exploring the Americas in the late 15th century.
Hastalık aniden başladı.The disease began all of a sudden.
Ben de yeni başladım.I'm a beginner, too.
Ben buna en baştan başladım.I made it from scratch.
Tom 15 yaşındaki bir kız gibi çığlık atmaya başladı.Tom started screaming like a 15-year old girl.
Oraya varır varmaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as we got there, it began to rain.
Ne zaman başlamayı planlıyorsun?When do you plan on beginning?
Bu harika bir konuşma başlatıcısı.It's a great conversation starter.
Onun işi 2.000 dolarlık sermaye ile başlatıldı.Her business was started with capital of $2,000.
O, evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I left the house than it started to rain.
Yağmur mevsimi haziran sonuna doğru başlar.The rainy season begins towards the end of June.
Gözlerimi açtığımda herkes "Happy Birthday" şarkısını söylemeye başladı.When I opened my eyes, everyone began to sing "Happy Birthday".
Bay Smith her zaman derslerine bir şaka ile başlar.Mr. Smith always begins his lectures with a joke.
Ben ailemin tavsiyesini önemsemeye başladığımda büyüdüğümü fark ettim.I realized that I had grown up when I started heeding my parents' advice.
Tom yangını başlattı.Tom started the fire.
Tom güçlü başladı.Tom started off strong.
Ben sınıfa girer girmez öğrenciler sorular sormaya başladılar.As soon as I entered the class, the students started asking questions.
Tom ve Mary bir yol gezisine başladılar.Tom and Mary embarked on a road trip.
Hava durumu raporuna göre, yağış mevsimi gelecek hafta başlayacak.According to the weather report, the rainy season will start next week.
Tom'un nereden başlayacağına dair hiç bir fikri yok.Tom has no idea where to start.
Mısır dili 1.yüzyılda Yunan alfabesi kullanarak yazılmaya başladı.Egyptian began to be written using the Greek alphabet in the 1st century.
Tam dışarı çıkmak üzereyken yağmur yağmaya başladı.Just as I was about to go out, it started raining.
Deney başlamalı.The experiment has to begin.
Deney başlamak zorunda.The experiment has to begin.
Tom bir an önce başlamak istiyor.Tom can't wait to get started.
Tom başlamak için sabırsızlanıyor.Tom can't wait to get started.
Bilgisayarı yeniden başlatmayı denedin mi?Did you try restarting the computer?
Bilgisayarı yenide başlatmayı denediniz mi?Did you try restarting the computer?
Andre bir işi başlatmak için parasını tasarruf ediyor.Andre is saving his money up to start a business.
Basın toplantısının bir saat sonra başlaması planlanıyor.The press conference is scheduled to begin one hour from now.
Altı yıl önce İngilizce öğrenmeye başladım.I started learning English six years ago.
Bu bir hobi olarak başladı.It started as a hobby.
Bu, durumu nasıl iyileştireceğimizi düşünmeye başlama zamanı.It's time for us to start thinking about how we can improve the situation.
Toplantının ne zaman başlayacağını öğrendin mi?Did you find out what time the meeting starts?
Döndü ve ağlamaya başladı.She turned and began to cry.
Konuşmaya başladım.I began to speak.
Nereden başlayacağımı bilmiyorum.I don't know where to start.
O sadece başlangıçtı.It was just the beginning.
Ne zaman İngilizce öğrenmeye başladın?When did you begin learning English?
İngilizce öğrenmeye ne zaman başladın?When did you begin to learn English?
Tom kan tükürmeye başladı.Tom began coughing up blood.
Sigara içmeye ne zaman başladın?When did you start smoking?
Ağlamaya başlarsa onu ne yapayım.When she starts to cry, what shall I do with her?
O böyle başladı.That's how it started.
Pazartesi, cumartesi günü başlar.Monday begins on Saturday.
Beni çıplak görünce gülmeye başladı.When she saw me naked, she started laughing.
O histerik bir biçimde gülmeye başladı.He started laughing hysterically.
O histerik bir şekilde gülmeye başladı.She started laughing hysterically.
1984'te Kola şeker yerine yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanmaya başladı.In 1984, Coke started using HFCS instead of sugar.
Her şey temelden başlar.Everything starts from the basis.
Başlaman gerekecek.You'll have to start.
İyice saçmalamaya başladım.Now I really started to talk nonsense.
Yaklaşık 8:30'da başlar.It starts around 8:30.
Tom çoktan başladı.Tom has already begun.
O zaten başladı.He has already begun.
O başladı.It has begun.
O terlemeye başladı?He began to sweat.
O terlemeye başladı.She began to sweat.
Terlemeye başladım.I began to sweat.
İş çoktan başladı.The work has already begun.