Kazanmaya başlayıncaya kadar bu oyunu sevmedim.I didn't like this game until I started winning.
Sayfa otuzdan başlayalım.Let's begin on page 30.
Onlar derhal çalışmaya başladılar.They started working right away.
O sonunda yapmaya başladığı şeyi başardı.He finally achieved what he set out to do.
Gitar alıp çalmaya başladı.He took the guitar and started playing.
Bir defa bir şeye başladıktan sonra ondan pes etme.Once you've started something, don't give it up.
Sınav ne zaman başlar?When does the exam start?
Kolaylıkla anlayabileceğin kitaplardan başlamalısın.You should start from books similar to the ones you can already understand easily.
Hikaye uzun bir süre önce başlar.The story begins a long time ago.
Dersler dün başlamış gibi görünüyor.It seems classes began yesterday.
Onun fikrini dolaylı olarak araştırmaya başladım.I tried to investigate his opinion indirectly.
Yangın aniden başladı.The fire started immediately.
Yağmur yağmaya başladı, bu yüzden o, çimleri sulamak zorunda değildi.It began to rain, so he did not have to water the lawn.
Latince eğitimine ne zaman başladın?When did you start studying Latin?
İngilizce eğitimi almaya başladığımdan beri altı yıl oldu.It has been six years since I started to study English.
İnsanlar sevmeye başlamayı seçebilirler ama durdurmayı seçemezler.People can choose to start loving, but can't choose to stop.
İnsanlar kolayca sevmeye başlayabilir ama çok kolayca durduramaz.People can easily start loving, but not so easily stop.
Bebek yalnız bırakıldığı için ağlamaya başladı.Having been left alone, the baby started to cry.
Yalnız bırakıldığı için bebek ağlamaya başladı.Having been left alone, the baby started crying.
O, haberi duyduğu anda ağlamaya başladı.He started crying the moment he heard the news.
Başlayalım o zaman.Let us begin, then.
Öyleyse, başlayalım.Let's begin, then.
Bu gece başlayabiliriz.We can begin tonight.
O, hayvanın derisini yüzmeye başladı.He began skinning the animal.
Bir şey bilmeden, George merdivenlere tırmanmaya başladı.Without knowing anything, George began to climb the stairs.
Jack onu görür görmez ağlamaya başladı.As soon as Jack saw her, he burst out crying.
Daha önce hiç kimsenin önünde ağlamamış olan Jiro ağlamaya başladı.Jiro, who had never cried in front of anyone before, started crying.
Okul gelecek pazartesi başlayacak.School will start next Monday.
"Ben elimden geleni yapacağım" sık sık "Ben bir şey başlatmayacağım" anlamına gelir."I'll do my best" often means "I won't initiate anything".
Yapraklar renk değiştirmeye başladı.The leaves have begun to change color.
Ona bunu söyleme, yoksa ağlamaya başlar.Don't tell him that, or he'll start crying.
Ben ayrılmak üzereyken, yağmur yağmaya başladı.When I was about to leave, it began to rain.
Film önceden başlamalıydı.The film should have already started.
Oyun bir saat içinde başlayacak.The game will start in an hour.
Maç bir saat içinde başlayacak.The game will start in an hour.
Hayat henüz başladı.Life has just begun.
Mary, Tom'u çıplak görünce gülmeye başladı.When Mary saw Tom naked, she started laughing.
O bir iş bulmak için başarısız olduğunda, Tom çaresiz hissetmeye başladı.When he failed to find a job, Tom started feeling desperate.
Tom on iki yaşına girdiğinde boks dersleri almaya başladı.Tom started taking boxing lessons when he turned twelve.
Birisi kapıyı çaldığında, o tam kitabı okumaya başlamıştı.She'd just begun to read the book when someone knocked on the door.
Mary elbiselerini çıkarmaya başladı.Mary started taking her clothes off.
Gelecek yıl üniversiteye başlayacağız.We'll be starting college next year.
Kız kardeşim önümüzdeki yılın başlarında evlenecek.My sister will get married early next year.
Yeterince malzeme olmadan işe başlanmaz.Bricks can't be made without straw.
Yeterince yalan söylersen ona inanmaya başlarsın.If you tell a lie enough times, you begin to believe it.
Vücudun katılaşması ölümden hemen sonra başlar.Rigor mortis sets in soon after death.
Sürücüler başlangıç çizgisindeler ve gitmek için çok istekliler.The drivers are at the starting line and raring to go!
Geç kaldım çünkü derslerin daha sonra başlayacağından emindim.I was late because I was sure that the lessons started later.
Eve varır varmaz yağmur yağmaya başladı.It started raining as soon as we got home.
Japonya'da yeni öğretim yılı nisan ayında başlar.In Japan, the new school year begins in April.
Şiddetli yağmur yağmaya başladı. Bundan dolayı, biz içeride oynadık.It started raining hard. Because of that, we played inside.
Şiddetli yağmur yağmaya başladığı için içeride oynadık.Because it started raining hard, we played indoors.
Kendim için biraz üzülmeye başladığımı itiraf etmek zorundayım.I have to admit I was starting to feel a little sorry for myself.
Başlangıçta, ben gerçekten hâlâ biraz korkuyordum.At the start, I was really still a bit scared.
Hayat kırkında başlar.Life begins when you are forty.
O köpekle konuşmaya başladı.He started talking to the dog.
Bay Beyaz kısa sürede suçlu hissetmeye başladı.Mr. White soon began to feel guilty.
Ders onda başlar.The class start at ten.
Başlangıçta, onun senin erkek kardeşin olduğunu sandım.At first, I thought he was your brother.
Sen ağlamaya başladın.You began to cry.