Ana içeriğe geç
Sözlük

başla ile cümle

başla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, sanat tarihiyle derinden ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.
Tom bongosunu çalmaya başlar başlamaz çocuklardan oluşan bir kalabalığı çekti.Tom attracted a crowd of children as soon as he started playing his bongos.
İşler Tom'un lehine gelişmeye başladı.Things began to work out for Tom.
Tom'la bir döğüş başlatmak çok iyi bir fikir değildi.Starting a fight with Tom wasn't such a good idea.
Mary tekrar kızlık adını kullanmaya başladı.Mary went back to using her maiden name.
Tom Mary ile çalışmaya başladığından beri üç yıl oldu.It's been three years since Tom started working for Mary.
Tom Mary'yi terkettikten sonra, John'u görmeye başladı.After Tom dumped Mary, she started seeing John.
Sen her ne zaman hazır olursan, ben işe başlamaya hazırım.I'm ready to start working whenever you are.
Çok yakında yüzmeye başlayacağım.I'll start swimming very soon.
Tom'un sevmeye başladığı kız da onu sevmeye başlamıştı.The girl Tom was beginning to love was beginning to love him, too.
Başlangıçta Tanrı gökleri ve yeri yarattı.In the beginning God created the heavens and the earth.
İngilizce bir cümlenin ilk sözcüğü büyük harfle başlamalıdır.The first word of an English sentence should be capitalized.
İngilizce bir cümledeki ilk sözcüğün büyük harfle başlaması gerekir.The first word of an English sentence should be capitalized.
Yaz henüz başladı.Summer has just begun.
Birazdan başlayacağız.We'll begin shortly.
O beni görünce koşmaya başladı.When he saw me, he started running.
Kalbim yarış etmeye başladı.My heart began to race.
O, Outonic şövalyeleri tarafından kuşatılmış Ostyn kalesinin savunmasını başlattı.He led the defense of Ostyn castle, besieged by the Teutonic knights.
Bu sadece bu konuda gördüğünüz şeyin başlangıcıdır.This is just the beginning of what you are seeing in this subject.
Bugün birine başladım!I got it down to one today!
Evlilik tatlıyla başlayan bir akşam yemeğidir.Marriage is a dinner that begins with dessert.
Neredeyse başlama zamanı.It's almost time to get started.
Tom saçını kaybetmeye başladı.Tom has started losing his hair.
Tom ve Mary birbirlerine saygı duymaya başladılar.Tom and Mary have started respecting each other.
Bir mektuba başlamak her zaman zordur.It's always difficult to start a letter.
Geri gidebilsen ve hayatına tekrar başlayabilsen, hangi yaştan başlamak istersin?If you could go back and start your life again, from what age would you like to start?
Mary on iki yaşındayken kaşlarını yolmaya başladı.Mary started plucking her eyebrows when she was twelve years old.
Tom kendi şirketine başlamalıdır.Tom should start his own company.
Kurslar pazartesi günü akşam saat 5'te başladı.The courses began at 5 p.m. on Monday.
Biz yeni bir başlangıç ​​yapmalıyız.We must make a new start.
Ve böylece, ağrı ve intikam hikayesi başlar.And so, a tale of pain and revenge begins.
Bugün başladığım için mutluyum, eylüle kadar okulumuz yok.I'm happy because beginning today, we have no school until September.
O bağırmaya başladı ve ben kaçtım.She started screaming, and I ran away.
Yağmur yağmaya başladığı için, eve doğru koştum.Since it began raining, I ran into the house.
Yağmur yağmaya başladığı için eve doğru koştum.I ran into the house because it started to rain.
Yağmur durduğu için, oyuna tekrar başladılar.Since the rain stopped, they resumed the game.
Ayak parmağım kanamaya başladı.My toe began to bleed.
Sınavlar akşam saat 5'te başladı.The exams started at 5 o'clock in the evening.
Kar rahatlatmaya başladı.The snow has started to thaw out.
Eğer o geç kalırsa toplantıya onsuz başlamak sorun değil.If he's late, it's OK to start the meeting without him.
Birçok tarikatın yeni üyeler için başlangıç ​​ayinleri vardır.Many sects have initiation rituals for new members.
Otobüs sürücüsü öğrencilere başlarını otobüsün içinde tutmalarını söyledi.The bus driver told the pupils to keep their heads inside the bus.
Otobüs şoförü öğrencileri başlarını pencereden dışarı çıkarmamaları için uyardı.The bus driver warned the pupils not to stick their heads out the window.
Onu araştırmaya başlayacağız.We are going to start a research on him.
O geldiğinde, maça başlayacağız.We will begin the match when he comes.
Arkadaşlarım üç gün önce geziye başladılar.My friends started the trip three days ago.
Kutsal Engizisyon, Papa 3. Lucius ile başladı.The Holy Inquisition started with Pope Lucius III.
Peki, nereden başlayacağız?So, where shall we begin?
Bu yaşta, hayatın anlamı ilgimi çekmeye başladı.At this age, the meaning of life began to interest me.
Daha derin bakmaya başladığınızda onu kendiniz bulacaksınız.As you start to look deeper, you will find it out yourself.
Karım aniden panik olmaya başladığında uçağın henüz kalkmıştı.The plane had just taken off when my wife suddenly started to panic.
Tony beş ay önce Angela ile çıkmaya başladı.Tony started dating Angela five months ago.
Ben başlamak için hazırım.I'm ready to start.
10. dersten başlayalım.Let's start from lesson 10.
Aniden, köpek havlamaya başladı.Suddenly, the dog started barking.
O, akşam yemeğinden sonra hemen ev ödevini yapmaya başladı.She began doing her homework immediately after dinner.
E-postalar birdenbire gelen kutumdan kaybolmaya başladı.Emails have started suddenly disappearing from my inbox.
Ağaçtaki yapraklar kızarmaya başladı.The leaves on the trees have begun to turn red.
Ağaçlardaki yaprakların rengi değişmeye başladı.The leaves on the trees have begun to change colors.
Koç oyun başlamadan önce takımına moral verici bir konuşma yaptı.The coach gave his team a pep talk before the game started.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod