Tom ve Mary her ikisi de aynı anda konuşmaya başladı.Tom and Mary both started talking at the same time.
Hem Tom hem de Mary aynı zamanda konuşmaya başladı.Tom and Mary both started talking at the same time.
Tom Mary'yi yalnız bulur bulmaz, onu öpmeye başladı.As soon as Tom got Mary alone, he started kissing her.
Ders on ile başlayacağız.We're going to begin with lesson ten.
Yangının nasıl başladığını bilen biri var mı?Does anybody know how the fire started?
Yangının nasıl başladığını kimse biliyor mu?Does anybody know how the fire started?
Tom Mary'ye yardım etmek istiyordu fakat nereden başlayacağını bilmiyordu.Tom wanted to help Mary, but he didn't know where to begin.
Tom kahve demlemeye başladı, sonra epostasını kontrol etti.Tom started the coffee brewing, then checked his email.
Tom Mary ile kavgaya başladı.Tom started a fight with Mary.
Tom yapacak daha iyi bir şey olmadığı için, odasını temizlemeye başladı.For the lack of something better to do, Tom started cleaning his room.
Tom ve Mary birlikte zaman geçirirken birbirlerini daha iyi tanımaya başladılar.As Tom and Mary spent time together, they began to get to know each other better.
Ben ne zaman başlarım?When do I get started?
Aniden, annem şarkı söylemeye başladı.Suddenly, my mother started singing.
Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.In the beginning God created the heavens and the earth.
Benim ülkemde yaz mevsimi erken başlar.Summer begins early in my country.
Ben bunun güzel bir arkadaşlığın başlangıcı olduğunu düşünüyorum.I think this is the beginning of a beautiful friendship.
Altına hücûm burada başladı.The gold rush began here.
Birbirimizi çok kızdırmaya başladık.We started to get on each other's nerves.
O, beni görür görmez ağlamaya başladı.As soon as she saw me, she started to cry.
Ben yeni bir bloğa başladım. Sürdürmek için elimden geleni yapacağım.I started a new blog. I'll do my best to keep it going.
Mary Tom'a söyledi: "Kısa bir cümle ile başlayalım, ve daha sonra göreceğiz..."Mary told Tom: "Let's begin with a short sentence, and then we'll see..."
"Hazır mısın?" "Tam tersine, ben henüz başlamadım bile.""Are you ready?" "On the contrary, I have not even started yet."
Küçük bir kartopu, bir çığı başlatabilir.A small snowball is capable of starting an avalanche.
Çeviriye başlayalım!Let's start translating!
Fransa'da sol kanat siyaset için asla oy vermedim ve artık başlamayacağım.I have never voted for the left-wing politics in France and I'm not going to start now.
Bir bira ile başlayacağım.I'll start with a beer.
Bira ile başlayalım.Let's start with beer.
Tom yeni bir başlangıç yapabilmeyi diliyor.Tom wishes he could make a fresh start.
Tom parti bile başlamadan önce tamamen sarhoştu.Tom was totally snockered before the party even began.
Tom bir ateşi kibritsiz olarak nasıl başlatacağını bilen tek kişiydi.Tom was the only one who knew how to start a fire without matches.
Tom kavgayı başlatan kişiydi.Tom was the one who started the fight.
Tom donanmada kalmış olmayı dilemeye başladı.Tom was beginning to wish he had stayed in the navy.
Tom gününe genellikle sıcak bir fincan kahveyle başlar.Tom usually starts his day with a hot cup of coffee.
Tom Mary'ye ilgi göstermeye başladı.Tom has started to show an interest in Mary.
Tom Mary'yi gittikçe daha çok sevmeye başladı.Tom started to like Mary more and more.
Tom biraz acıkmaya başladı.Tom started to get a little hungry.
Tom biraz sıkılmaya başladı.Tom started to get a little bored.
Tom biraz kızmaya başladı.Tom started to get a little angry.
Tom öncekinden daha güvende hissetmeye başladı.Tom started to feel more confident than before.
Tom on üç yaşında davul çalmaya başladı.Tom started playing drums when he was thirteen.
Tom hemen konuşmaya başladı.Tom immediately began talking.
Tom bu sabah geç bir başlangıç yaptı.Tom got a late start this morning.
Tom mutfağı temizlemeyi bitirdi ve sonra oturma odasını temizlemeye başladı.Tom finished cleaning the kitchen and then started cleaning the living room.
Tom nereden başlayacağını bilmiyor.Tom doesn't know where to start.
Tom nereden başlayacağını bile bilmiyordu.Tom didn't even know where to start.
Tom kendi işine başlamaya karar verdi.Tom decided to start his own business.
Tom kesinlikle bir döğüşü başlatmak istiyor gibi görünüyor.Tom certainly looks like he wants to start a fight.
Tom bilgisayarını başlatamıyor.Tom can't get his computer to start up.
Tom birdenbire soğuk terler dökmeye başladı.Tom broke into a cold sweat.
Tom oğlunun eğitimi için nasıl ödeme yapacağı hakkında endişelenmeye başladı.Tom began to worry about how he was going to pay for his son's education.
Tom Mary'nin Fransızcayı kimden öğrendiğini merak etmeye başladı.Tom began to wonder who Mary had learned French from.
Tom Mary'nin sürpriz bir doğum günü partisi planladığından şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect that Mary was planning a surprise birthday party.
Tom Mary'nin onu aldattığından şüphelenmeye başladı.Tom began to suspect that Mary was cheating on him.
Tom birkaç günden sonra koşudan gerçekten hoşlanmaya başladı.Tom began to really enjoy jogging after a few days.
Tom Mary'den gittikçe hoşlanmaya başladı.Tom began to like Mary more and more.
Tom yaklaşık üç yıl önce Fransızca öğrenmeye başladı.Tom began to learn French about three years ago.
Tom ağlamaya başladı.Tom began to cry.
Tom tekrar asla yürüyemiyeceğine inanmaya başladı.Tom began to believe that he'd never be able to walk again.
Tom geçimini sağlamak için ne yaptığı hakkında konuşmaya başladı.Tom began talking about what he did for a living.
Tom sanat tarihi ile son derece ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.