Ana içeriğe geç
Sözlük

başla ile cümle

başla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yarın dersler başlar.Tomorrow lessons start.
Akşama doğru yağmur yağmaya başladı.It came on to rain toward evening.
Birkaç dakika sonra, konuşmaya olan ilgimi kaybetmeye başladım.After a few minutes, I began to lose interest in the conversation.
Esperanto öğrenmeye başladım.I began to learn Esperanto.
Vicenza'da az önce kar yağmaya başladı.It has just started to snow in Vicenza.
Hemen başlatmalısın.You must set off at once.
Eski işini bırakıp kendi işine başlaması kararı gerçekten işe yaradı.His decision to quit his old job and start his own business really paid off.
O başladığı işle çok çok fazla para kazanıyor.She's making money hand over fist with the business she started.
Roger Miller radyoda dinlediği müziği sevdiği için şarkılar yazmaya başladı.Roger Miller began writing songs because he loved the music he heard on the radio.
Bu konuya başladım.I started this topic.
Oda basın konferansının başlamasını bekleyen muhabirlerle tıka basa doluydu.The room was jam-packed with reporters waiting for the press conference to begin.
Ne kadar erken başlarsak, o kadar erken bitiririz.The sooner we start, the sooner we'll finish.
Ne kadar erken başlarsak o kadar erken bitiririz.The sooner we start, the sooner we'll finish.
Ne kadar süre önce Esperanto öğrenmeye başladın?How long ago did you start learning Esperanto?
Onlar sıfırdan başlamak zorunda kaldı.They had to start from scratch.
Başlangıçta ben ondan hoşlanmadım ama şimdi hoşlanıyorum.In the beginning I did not like him, but now I do.
Ders pazartesi başlayacak.The lesson will begin on Monday.
Bay Morita sermaye olarak borç para kullanarak bir işe başladı.Mr. Morita started a business by using borrowed money as capital.
Daha kolay sorularla başlamalısın.You should begin with easier questions.
"Irkçı değilim, ama" ile başlayan her cümle aslında büyük ihtimalle çok ırkçıdır.Every sentence that starts with "I'm not racist, but" is likely to be very racist indeed.
Belediye binasındaki gösteri kontrolden çıkmaya başladı.The demonstration at City Hall started getting out of hand.
Bu sözlüğün yeni başlayanlar için faydalı olduğunu düşünüyorum.I think this dictionary is useful for beginners.
Oraya bisikletle gideceğimi düşünüyordum ama yağmur yağmaya başladı.I was thinking that I would go there by bicycle, but it began to rain.
İlerlemenin sırrı başlamaktır.The secret of getting ahead is getting started.
Sahte bıyığı bir taraftan soyulmaya başladı.His fake moustache started to peel off on one side.
Kötü bir başlangıç yaptık.We got off on the wrong foot.
Sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki nereden başlayacağımı bilmiyorum.I have so many things to tell you that I don't know where to start.
Altı yaşındayken piyano derslerine başladı.She began piano lessons when she was six years old.
Çocuklar altı yaşındayken okula başlarlar.Children begin school when they are six years old.
Tom bir reklamcılık ajansında başladı.Tom started an advertising agency.
Askerler saldırısına başladı.The soldiers started their attack.
Yakında sınıfı başlatmak için çalışacağız.We'll attempt to start the class soon.
Sonbaharın başlarında yağmur yağar.It rains in early autumn.
Büyük Buhran 1929'da başladı ve 1930'larda sona erdi.The Great Depression started in 1929 and ended in the 1930's.
Onların mali sorunları, yılın ikinci yarısında başladı.Their financial problems began in the second half of the year.
Öğleyin mi yoksa daha sonra mı kar yağışı başlayacak?Will it start snowing at noon or later?
Biz sinema salonunda filmin başlamasını bekledik.We waited in the movie theater for the film to start.
Koşmaya başlamasından sonra beş dakika olmamıştı ki bir kayaya takılıp düştü.Not five minutes after he started running, he tripped on a rock.
Başlamadan önce birkaç temel kural koymalıyız.We should lay down a few ground rules before we begin.
Baştan başlayalım.Let's start at the beginning.
O ne zaman başlayacak?When will it begin?
Önümüzdeki ay keman çalmaya başlayalı beş yıl olacak.Next month it'll be five years since he began playing the violin.
Esperanto öğrenmeye başladın.You began to learn Esperanto.
Esperanto öğrenmeye başladınız.You began to learn Esperanto.
Kız kardeşim yıldız falını okumadan güne başlamaz.My sister can't start the day without reading her horoscope.
Saat altıda başladık.We started at six.
Birçok çiçekler baharda çiçeklenmeye başlar.Many flowers start blooming in springtime.
Oyun başlasın.Let the game begin.
Onun diğer talibinin olduğunu öğrendiğinde, ciddi olarak ona kur yapmaya başladı.He began courting her in earnest when he found out that she had another suitor.
Kim Kardashian Türkiye karşıtı bir kampanya başlattı, bundan dolayı onu asla beğenmiyorum.Kim Kardashian started a campaign against Turkey, so I never like her.
Biz oynadık. Biz kaybettik. Baştan başlamaya ne dersin?We played. We lost. How about starting it over?
Kim gençken çalışmaya başlarsa, yaşlandıklarında cömertçe yaşarlar.Whoever starts working in their youth, gets to live lavishly when they're older.
Kalemini aldı ve yazmaya başladı.She took her pencil and started to write.
O, adamın onu izlediğini fark ettiğinde korkmaya başladı.When she noticed that the man followed after her, she began to become frightened.
Bin millik bir yolculuk bir tek adımla başlar.A journey of a thousand miles begins with a single step.
Bu gece başlayacağım.I will start tonight.
O sekiz otuza kadar başlamaz.It doesn't start until eight thirty.
David gelmeden önce, Samantha masayı hazırlamaya başladı.Before David arrived, Samantha started to set the table.
1. Dünya Savaşı 1914 yılında başladı.World War I began in the year 1914.
Başlangıçta at etini beğenmedi.She didn't like horsemeat, initially.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod