başlıyor ile cümle
başlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Refresh Festivali Perşembe günü başlıyor. [Fotoğraf: Refresh Festivali]The Refresh Festival kicks off Thursday. [Courtesy of Refresh Festival]
Kırsal kesimlerde ise kesinti bir saat önce, sabah 6.30'da başlıyor.In rural areas, the cutoff starts an hour earlier, at 6:30 am.
O anda "Gods & Monsters" çalmaya başlıyor.In this segment – "Gods & Monsters" begins to play.
Adem ve Havva karakterleri ise bir arabaya binip ülke dışına sürmeye başlıyorlar.Well, give me time. I'll explain. Have you seen a Kansas sunset, or an Arizona rain?").
Çayın Rusya'daki zengin ve çeşitli tarihi 1638'de başlıyor.Since 1638, tea has had a rich and varied history in Russia.
Lingvo Internacia Aralık ayında yayına başlıyor.Lingvo Internacia begins publication in December.
La Revuo yayına başlıyor.La Revuo begins publication.
Film 1963 yazında, bir Moskova havaalanında başlıyor.The film opens at a Moscow airport in summer 1963.
Yürüyüş genellikle Nezuk köyünden başlıyor.The march usually begins in the village Nezuk by Sapna on or around 8 July.
Hikaye, Anne Elliot'ın Frederick Wentworth ile nişanını bozmasından 7 yıl sonra başlıyor.The story begins seven years after the broken engagement of Anne Elliot to Frederick Wentworth.
Bayan Fernández görevden çekilirken ekonomi çökmeye başlıyor.As Ms Fernández slips out of office the economy is starting to crumble.
Ovid, ayın ilk gününün Carna'ya adandığını belirterek başlıyor.Ovid begins by noting that the first day of the month is dedicated to Carna.
Monserrat'ın eski bölümü olan Plaza de Mayo'nun güneyinde bir veya iki blok başlıyor.A block, or two, south of the Plaza de Mayo, the older section of Monserrat begins.
1999 Cidde Ekonomik Forumu başlıyor.1999 Jeddah Economic Forum begins.
Giriş videosunda Sarge isimli karakterin son direniş esnasında karçırılması ile başlıyor.The introduction video shows the abduction of such a warrior, Sarge, while making a last stand.
Philolaus'un kitabı şununla başlıyor:[1]The book by Philolaus begins with the following:[1]
Trolltunga'ya giden yol burada, fünikülerin sol tarafında başlıyor.The trail to Trolltunga begins here, on the left side of the funicular.
İlk bölüm tarih öncesi sanatı ve yerel kültürleri incelemeye başlıyor.The first chapter starts examining prehistoric art and native cultures.
Ancak kıyım yeni yeni başlıyordu.Meanwhile, everyone expected a short war.
[102] Pek çok gereç evlerde yapılmakla birlikte Endüstri Devrimi Amerika’da da başlıyordu.Many also hoped to establish a uniform currency and national copyright and immigration laws.
Film, Kral Henry'nin saltanatının 20. yılında başlıyor.The film begins 20 years into King Henry's reign.
Tabii ki, müzikle başlıyoruz, yani temelde müzik için."Of course, we start out with the music, so it's basically for the music."
Mektup şöyle başlıyor: " ...regi et populo Tartaorum viam agnoscere veritatis.The letter starts, "...regi et populo Tartarorum viam agnoscere veritatis.
Bu kitap, psikoterapi sürecinin ve amaçlarının Jung'un gördüğü şekliyle ana hatlarıyla başlıyor.This book begins with an outline of the process and aims of psychotherapy as seen by Jung.
Okul 10 Nisan'da başlıyor.Die Schule beginnt am zehnten April.
Her gün saat sekizde evden ayrılıyorum ve saat dokuzda çalışmaya başlıyorum.Jeden Tag gehe ich um acht aus dem Haus und fange um neun zu arbeiten an.
Sana aşık olmaya başlıyorum.Ich fange an, mich in dich zu verlieben.
Herkes hazırsa başlıyoruz.Wenn alle bereit sind, fangen wir an.
Kursun saat kaçta başlıyor?Wann fängt dein Kurs an?
Görüşme ne zaman başlıyor bilmek istiyorum.Ich möchte wissen, wann das Treffen beginnt.
Sizin pazartesiniz nasıl başlıyor?Wie beginnt euer Montag?
Bugün gün, dün vedalaştığı gibi başlıyor.Heute beginnt der Tag so, wie er sich gestern verabschiedet hat.
Ders alıştırma ile başlıyor.Der Unterricht beginnt mit der Übung.
İlk görevimiz Tunus'ta başlıyor.Sein erster Einsatz war in Tunesien.
Utanç gösterisinin sürekli gösterilmesi için minnettar olmak yerine, uzaklaşmaya başlıyorum.Anstatt dankbar zu sein für die unaufhörliche Präsentation unserer Schande, fange ich an wegzuschauen.
Kırmızı başlıyor.Röder tritt ab.
Artık şöhreti artmaya başlıyordu.Sein Ruhm begann zu verblassen.
Yeni yıl yaz gece gündüz eşitliği ile başlıyordu.Das neue Jahr beginnt zur Zeit der Frühlings-Tag-und-Nacht-Gleiche.
Oyun bir mağarada başlıyor.Das Spiel beginnt in einem Raum des Schlosses.
Ne zaman ağlamaya başlıyorlar?Wann begann er zu sammeln?
Kırmızı daima oyunu başlıyor.Beim Anstoß ist immer Rot Ball on.
Kitaptaki olaylar, Bella ve Edward'ın evlenmesi, balayına gitmesi ile başlıyor.Zum Ende des Buches wird die Hochzeit von Bella und Edward geplant.
Ve bugün neşriyata başlıyoruz.Ein fröhliches Fest beginnt.
Bu dönemde şaraplardan da bu konuda kullanmaya başlıyorlar.In dieser Zeit begann auch der Weinbau.
Büyük bir muharebe başlıyor.Es beginnt ein Kampf.
Görevi yaptıktan sonra eğitim bölümü bitmekte ve asıl hikâye bölümü başlıyor.Diese Rede wird mit einem Toast beendet, danach beginnt der informelle Teil.
Şarkı: sözleriyle başlıyordu.Wörter beginnend mit zu...
Oyunun hikâye bölümü bir mağarada başlıyor.Die betreffende Szene spielt in einer Höhle.
"Geniş Aile başlıyor".Nun beginnt die „Große Versammlung“.
Bu transferlerle, takımın tarihindeki en başarılı dönem başlıyordu.Mit ihm begann die erfolgreichste Phase der Mannschaft.
Artık 12 Mart dönemi başlıyordu.Am 24. März begann der Krieg.
Oyuna ellerimiz kelepçeli halde başlıyoruz.Die Einradfahrer starten gemeinsam mit den Handbikern.
Ders Başlıyor!Schulbeginn.
Gizem Başlıyor 2010: Waverly Büyücüleri (Dizi: 3.bölüm) 2010: Scooby Doo!The Mystery Begins) 2010: Scooby-Doo! 4 – Der Fluch des Seemonsters (Scooby-Doo!
Askerî üstte bulunan iki gemi patlıyor ve yanmaya başlıyor.Zwei Kriegsschiffe tauchen auf und greifen die Epouvante an.
Yeni Taş Devri Afrika'da başlıyor.Sie möchte in Afrika ein neues Leben beginnen.
"Oyun nerede başlıyor, yaşam nerede bitiyor?" diye soruyor Coşkun.«Ich weiß nicht, wo da Religion anfängt und aufhört».
sevimsiz bulmaya başlıyorum.Je commence à la trouver antipathique.
Tom benim en iyi arkadaşım olmasına rağmen, ondan nefret etmeye başlıyorum.Quand bien même Tom était mon meilleur ami, je commence à le haïr.
Film kaçta başlıyor?À quelle heure commence le film?