başlıca ile cümle

başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Akinezi, Parkinson hastalığının başlıca belirtisidir.SN degeneration is one of the key characteristics of Parkinson's disease.
Bertie County, Amerika'nın yok olmak üzere olan kırsalına başlıca örnektir.Bertie County is kind of a prime example in the demise of rural America.
Bir çoğunuzun bileceği gibi evrim, başlıca iki temel mekanizma ile çalışır.As many of you will know, evolution operates by two main primary mechanisms.
Aslında bu 5 yaş altındaki ölümlerin başlıca sebebi.In fact, that is the leading cause of under-five mortality.
Yüksek bilinçli varlıklarla iletişim kurmanın iki başlıca yolu var.There are two primary ways of communicating with beings of higher consciousness.
Başlıca zorluklar ve güçlükler nelerdir?And what are the main difficulties and challenges?
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.And basically, we started this because we were tired of complaining about our politicians.
Başlıca üç sorun meselenin merkezinde bulunuyor:Central among them are three.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.The leaders of this movement have been using Budrus as one of their primary recruiting tools.
Başlıca firmaların çoğu hala devlete ait.I mean, it's leading firms -- many of them are still publicly owned.
Brezilya müziği yalnızca başlıca müzik şirketlerinin gereklerine cevap vermiyor.You know, Brazilian music scene isn't just answering the major labels.
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.And this is because disease eradication, it's still the venture capital of public health.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.One of the big reasons this happened was because of diarrhea.
Dünyanın başlıca bütün dinlerine bakarsanız, temelde bir arayış olduğunu görürsünüz Hz.If you look at most of the world's major religions, you will find seekers --
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Those were major breakthroughs.
Ve bence bu toplumumuzun başlıca sorunlarından birisi.And I think that's one of the main problems of our society.
Başlıca moda konu budur.It's been a major trending topic.
Şiddetin devlet tekelinde olması başlıca bir güvencedir.Such a state monopoly on violence, first of all, serves as a reassurance.
Kâhyada aranan başlıca nitelik güvenilir olmasıdır.Here, moreover, it is required of stewards, that they be found faithful.
Başlıca güneşsistemi nesnelerine İsim etiketi eklensin mi?Attach Name labels to the major solar system bodies?
Guo'nun başlıca hedefi Çin'in yolsuzlukla mücadele kampanyasını yürüten Wang Qishan olmuştur.Guo's main target has been Wang Qishan, who leads China's anti-graft campaign.
Folha'nın adımlarını diğer başlıca basın kuruluşlarının takip edip etmeyeceğini zaman gösterecek.Time will tell whether other major news outlets follow in Folha's footsteps.
Sırp Cumhuriyetindeki başlıca tüm siyasi parti ve liderlerin artık birer Facebook sayfası var.All the major parties and their leaders in Republika Srpska (RS) now have profiles on Facebook.
Veliu, başlıca taleplerinin dil, kimlik ve kültürle ilgili olduğunu belirtti.He explained that the main demands address language, identity and culture.
Merkez bankasının başlıca amacı düşük enflasyon.The central bank's principal goal is low inflation.
Başlıca ihracat kalemleri arasında demir ve çelik, renkli metaller, giysi ve hububat yer alıyor.Key exports include iron and steel, coloured metals, clothing and grains.
Konferansın başlıca konusu Sanader'in liderliğiydi.Sanader's leadership was the main focus of the conference.
Organizatörlere göre değişikliğin başlıca nedeni küçük sağlık sorunları oldu.According to organisers, the change was due to minor health problems.
Barroso'ya göre, azınlık meseleleri üye ülkelerin başlıca sorumluluğu.According to Barroso, the minority issues are the primary responsibility of the member states.
AB üyelik umudu, Balkanlar'daki reform hareketlerinin başlıca lokomotiflerinden biri oldu.The prospect of EU membership has been one of the main engines of reform in the Balkans.
Ziyaretin başlıca konusu yaklaşmakta olan Kosova'nın statüsü müzakereleriydi.The upcoming Kosovo status talks are a main focus of his visit.
Dodik'in başlıca rakibi Ognjen Tadiç yenilgiyi neredeyse hemen kabul etti.His main opponent, Ognjen Tadic, admitted defeat almost immediately.
SETimes: Sırbistan’da insan hakları ihlallerinden etkilenen başlıca gruplar hangileri?SETimes: What are the main groups in Serbia affected by human right violations?
Gündemin başlıca konuları Kıbrıs sorunu, ticaret ve enerji alanındaki ikili işbirliği oldu.Key topics included the Cyprus issue, bilateral trade and energy co-operation.
Bakan, bu alanda orta vadeli bir strateji geliştirmenin başlıca öncelik olduğunu söyledi.Pollo said developing a mid-term strategy in the field is a top priority.
Makedonya'daki Son Anketlerde Başlıca Sorun EkonomiMacedonia's Economy Top Concern in Recent Poll
Uzmanlar, hükümetin başlıca önceliğinin ekonomi olması gerektiğini düşünüyor.Experts say the government's first priority should be dealing with the economy.
NATO üyeliği Makedonya'nın başlıca önceliği olmaya devam ediyorNATO membership remains Macedonia's top priority
Başlıca kriterlerden biri, sözlerin bütün BH vatandaşlarını tanımlamasıydı. [Getty Images]One of the key criteria was that all BiH citizens could identify with the lyrics. [Getty Images]
Başlıca kriterlerden biri, bütün BH vatandaşlarının sözlerle tanımlanmasıydı.One of the key criteria was that all BiH citizens could identify with the lyrics.
Önerilen projelerin sanatsal özellikleri değerlendirmede dikkat edilecek başlıca özellik olacak.The artistic merits of proposed projects will be of prime consideration.
Bankanın 2009 yılı için başlıca hedefi ülkenin IMF'ye katılması.The bank's main goal for 2009 is to have the country join the IMF.
Adilliğin sağlanması ve hilelerin önlenmesi başlıca kaygıları oluşturuyor.Ensuring fairness and preventing irregularities are among the main concerns.
GNTO ofisinin başlıca görevi Yunan turizmini tanıtmak olacak. [Getty Images]The GNTO office's main task will be to promote travel to Greece. [Getty Images]
ICTY İle İşbirliği, Belgrad'ın AB'ye Katılım Yolundaki Başlıca Engel Olmayı SürdürüyorICTY Co-operation Remains Main Obstacle on Belgrade's Road to EU Integration
Üçüncü olarak, başlıca önceliğim Yunanistan'ı bir bilgi toplumu haline getirmek.Thirdly, my major priority is to make Greece a knowledge society.
Hellas Sat'ın sunduğu başlıca hizmetler şunlar:The main services that Hellas Sat offers are:
SETimes: MARRI üye ülkelerinin başlıca faaliyetleri neler?SETimes: What are the main activities of MARRI member states?
Belgede sıralanan başlıca öncelikler arasında savunma sisteminde yeniden yapılandırma da yer alıyor.Defence restructuring is one of the major priorities outlined in the document.
Tasarıda öngörülen başlıca kriz seviyeleri "erken uyarı", "alarm" ve "acil durum" şeklinde.The main crisis levels envisioned in the bill are "early warning", "alert" and "emergency".
Ekonomik sorunlar Kosova halkının başlıca uğraşını oluşturuyor.Economic issues are the main preoccupation of Kosovo's citizens.
BH'nin başlıca ticaret ortakları Hırvatistan, Sırbistan-Karadağ, Slovenya ve İtalya oldu.BiH's main trade partners were Croatia, Serbia-Montenegro, Slovenia and Italy.
İşsizlik ve yoksulluk Makedonya'nın başlıca sorunları. [Getty Images]Unemployment and poverty are chief problems in Macedonia. [Getty Images]
New York Times gazetesi Arnavutluk'a 2007'nin başlıca turizm beldeleri listesinde yer verdi.The New York Times newspaper has included Albania on its list of main holiday destinations for 2007.
Bu ay Olimpiyatların Hırvat halkının başlıca tartışma konusu olacağı kesin.This month, the Olympics are sure to be the favourite topic of discussion among the Croatian public.
Ziercke, "Almanya'daki grubun başlıca motivasyonu Amerikan vatandaşlarına duyulan nefretti." dedi."The main motivation of the group in Germany was hatred of American citizens,'' Ziercke said.
Başlıca istikrarsızlık kaynağı ülkenin kuzeyinden doğuyor.The main source of instability stems from the country's north.
Başlıca farklılık noktaları ekonomik.The key points of difference are economic.
İşsizlik ve yoksulluk Makedonya'daki başlıca sorunlar. [Arşiv]Unemployment and poverty are major problems in Macedonia. [File]
Yüksek enflasyonun ardındaki başlıca nedenler olarak yükselen enerji fiyatları görülüyor.Increased energy prices are seen as the main reason behind high inflation.
İlgili Sayfalar