başlıca ile cümle

başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aşağı Bet Şean Vadisindeki başlıca yerleşmedir.It is certainly at the bottom of a steep valley.
Başlıca sorusu: "felsefe nedir?".Trans. of Qu'est-ce que la philosophie?.
Verici ve aktarıcı arsasında başlıca farklar şu şekilde gösterilebilir.As such its use in gifted and talented identification at this point is questionable.
Safranın aromasından başlıca sorumlu olan bileşenidir.It is the constituent primarily responsible for the aroma of saffron.
Glière başlıca anıtsal operalar, baleler ve kantatalar bestelemeye yoğunlaştı.Glière concentrated primarily on composing monumental operas, ballets, and cantatas.
Başlıca hedefleri şunlardı: Tüm vatandaşların temel özgürlüklerini savunmak.To defend the basic freedoms of all citizens.
Onların başlıca yaşam alanları tropikal sulardır, ama genelde denizin daha derin sularında kalırlar.They primarily inhabit warm tropical waters, but usually stay offshore in the deeper waters.
Krallar sırayla Roma'nın başlıca kabilelerinden seçiliyordu.Initially, Rome was ruled by kings, who were elected from each of Rome's major tribes in turn.
Şablon:Başlıca Makale: Isı transferi Isı iletimi olgusu hemen günlük hayatta kavrandı.A new translation, Die Bybel: 'n Direkte Vertaling is currently under preparation.
Zeaksantinin başlıca doğal biçimi (3R,3'R)-zeaksantindir.The principal natural form of zeaxanthin is (3R,3'R)-zeaxanthin.
İyon Ayaklanması konusunda başlıca kaynak, neredeyse sadece Karyalı tarihçi Herodot'un tarihidir.Practically the only primary source for the Ionian Revolt is the Greek historian Herodotus.
Bizans Yunanistanı tarihi başlıca Doğu Roma ya da Bizans İmparatorluğu ile örtüşür.The history of Byzantine Greece mainly coincides with the Eastern Roman or Byzantine Empire.
Turizm, ada ekonomisinin başlıca dayanağıdır.Tourism is now the mainstay of the island's economy.
Turizm, Vatikan ekonomisinin başlıca gelir kaynaklarından birisidir.Tourism is one of the principal sources of revenue in the economy of Vatican City.
Bunun başlıca nedenleri ekonomik politika ve daha az bir ölçüde aile birleşimidir.Politics was based on the small city and probably the family unit.
Bunların başlıca uygulaması gen terapisi ve aşılamadır.Their primary applications are in gene therapy and vaccination.
Görüntüleme yöntemlerinde, başlıca üç ana prensip kullanılmaktadır.During character creation, the three main positions are presented.
Başlıca kuyu derinliği 360 metre'den fazla ve uzunluğu 45 kilometredir.Its main well depth is more than 360 meters and its length is 45 kilometers.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Those seeking a deeper understanding of life will ask the question, "Where did The All come from?"
Dendera kompleksindeki başlıca tapınak Hathor Tapınağı'dır.The dominant building in the complex is the Temple of Hathor.
Aşağıdaki tablo altı kuarkın başlıca yapısal özelliklerini özetlemektedir.The following table summarizes the key properties of the six quarks.
Fiyatlandırma planları, depolama alanı ve özellik sayısı başlıca farklılıklar arasında yer alıyor.The key differences are in the pricing plans, storage space and number of features.
Bunların en başlıcası ve şöhret sahibi olan Apis (Hapi) Öküzü'dür.This friar he had appointed a high mandarin, or nobleman.
Tereyağı, peynir ve yoğurt bunların başlıcalarıdır.Corn, butter and cheese were the principal produce.
Serum proteinlerine, başlıca albumine olmak üzere, %98 oranında bağlanır.It is 88% protein bound, mainly to albumin.
Kalkınma Sekreteri olarak atandığında 2007'de başlıca görevli oldu.She became a key official in 2007 when she was appointed Secretary for Development.
Kolombiya'nın başlıca ihracat ürünü petrol olup ihracatın %45'ini oluşturmaktadır.Petroleum is Colombia's main export, making over 45% of Colombia's exports.
Başlıca kraliçesi Khamerernebty II idi."The Tomb of Queen Khamerernebty II at Giza."
Kristalin maddelerdeki başlıca hareket şekli titreşimdir.The primary mode of motion in crystalline substances is vibration.
Adanın başlıca geçim kaynağı gemiciliktir.The town's primary employment is at a gypsum mill.
Bu enzim antiviral ilaçların başlıca hedeflerindendir.They are therefore a common target for antiviral drugs.
İktisadı başlıca gıda sanayiine dayanır.Prevention is primarily by proper food preparation.
Başlıca gelir kaynağı hayvancılık ve rençbercilik olmuş.Their main subsistence comes from hunting and reindeer herding.
Başlıca tarım ürünleri.Center for Profitable Agriculture.
Bunların başlıcaları yaratılış ve tufan efsanelerinde karşımıza çıkar.It is claimed these notes derive their authority from the spirit and tenor of the Quran.
Başlıca yayılma yolları, e-posta ve World Wide Web olarak görülmektedir.Examples are file transfer, email and the World Wide Web.
Başlıca iki limanı vardır: Port Moresby ve Lae limanları.There are two ports: Baohu Port and Hulu Port.
Arık Ülke Budizminde Amitabha Buddha’ya adanma başlıca uygulamadır.In Pure Land Buddhism, devotion to the Buddha Amitabha is the main practice.
Hükümetin azaltma politikalarına rağmen kömür, ülkenin başlıca enerji kaynağıdır.The bulk of the country's mining activity involved coal, the principal domestic energy source.
Başlıca apolipoprotein A-I (apoA-I) ve apoA-II proteinlerini içerirler.Its most abundant apolipoproteins are apo A-I and apo A-II.
Rus aşırı milliyetçi Vladimir Makarov, oyunun başlıca kötü adamıdır.The poet Vladimir Mayakovsky was a prominent member of the movement.
Başlıca plazma ve alveollerde bulunurlar.It is found predominantly in protists and in unicellular algae.
Asıl olarak Norveçli çoban ve köylülerin başlıca yemeği idi.Originally it was the staple food of Norwegian shepherds, peasants, and Vikings.
L'Oréal'in başlıca hissedarlarından biridir ve L'Oréal'in sahibidir.She was one of the principal shareholders of L'Oréal.
Halk Latincesi hakkında bilgiler başlıca üç kaynaktan gelmektedir.Support for the Shah came principally from three sources.
Bunların başlıcaları; Trigrad, Mugla, Beden, Mihalkovo, Skoblevo, Čurukovo ve Devin'di.Some of those villages were Trigrad, Mugla, Beden, Mihalkovo, Skoblevo, Churukovo and Devin.
1995-2000 yılları arasında Bělohlávek, BBC Senfoni Orkestrası'nın başlıca konuk katılımcısıydı.From 2002 to 2005, Saraste served as the principal guest conductor of the BBC Symphony Orchestra.
Başlıca kolesteroldan oluşurlar.Cnemaspis kolhapurensis.
Bu şartlar altında edebiyat ve felsefe'nin başlıca ilgi alanları olması kaçınılmazdı.Henceforth, history and philosophy were his major interests.
Başlıca üreme zamanı Şubat ve Mart aylarına rastlar, genelde doğumlar Mayıs ayına denk gelir.Mating usually occurs in February or March, and the young are usually born in May.
Topların koyulduğu başlıca yerlerden biri Montmartre tepeleriydi.Out of the many places, one of them was Ruby Mountain.
İlk romanlarında işlediği başlıca tema buydu.It was the first work of the Romans that I had seen.
Kuzeyden bu göle açılan Ruzizi nehri, gölün başlıca su kaynağıdır.The river, which runs all year round, is the main inflow to the lake.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.The major medical causes of karōshi deaths are heart attack and stroke due to stress.
Başlıca iki grup tedavi yöntemi vardır.Broadly, there are two forms of prenatal treatment.
Bu uyum esasının gerçekleştirilmesi çalışma psikolojisinin başlıca hedefi olmaktadır.Avoiding this fate is Scientology's basic goal.
Başlıca bilinen filmleri Acı Günler ve Balayı dır.Its main publications are Valeurs Actuelles and Jours de Chasse.
Bu gibi kayıtları hit olurken scat türü şarkı söylemek performansının başlıca bölümü haline geldi.Such records were hits and scat singing became a major part of his performances.
DNA'nın başlıca rolü bilginin uzun süreli saklanmasıdır.The main role of DNA molecules is the long-term storage of information.
Yeni nesrin başlıca özellikleri şu noktalar üzerinde toplanabilir.Maybe this new story line will address that.
İlgili Sayfalar