başlıca ile cümle

başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Foram avanços significativos.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Furono innovazioni estremamente importanti.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.그것들이 바로 핵심 돌파구였습니다.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.To były duże zmiany.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Това били огромни пробиви.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Это его главные достижения.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.אלו היו פריצות-דרך חשובות.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.كانت هذه تطويرات عظيمة
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.画期的な進歩となったので
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Az egyik komoly oka ennek a hasmenés.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Een van de grote oorzaken hiervan was diarree.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Einer der Hauptgründe dafür war Durchfall.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.En av de stora orsakerna till att det hände var just diarré.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Incredibilă nefericire. Unul dintre motivele importante pentru care se întâmpla asta era diareea.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Incredibilmente sfortunate. Uno dei motivi per i quali accadeva era la diarrea.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Incroyablement malheureux. Une des principales raisons était la diarrhée.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Jedną z poważniejszych przyczyn tego wydarzenia była biegunka.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.유아 사망의 큰 원인 중 한 가지는 설사였습니다.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Una de las grandes causas por las que esto sucedió, fue la diarrea.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Една от големите причини това да се случи е била диарията.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.Одна из основных причин, почему это происходило - это диарея.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.אחת הסיבות העיקריות לזה הייתה שלשול.
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.من أكبر الأسباب التي ادت لحدوث ذلك كانت بسبب الإسهالات
Bu ölümlerin başlıca sebeplerinden biri ishaldi.下痢でした 今や この問題を解決するために
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Aceste organisme reprezintă principala interfaţă de informare dintre OEDT și statele membre.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Ces entités représentent les principales interfaces d’information entre l’OEDT et ses États membres.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Dessa organ utgör den huvudsakliga kanalen för informationsutbyte mellan ECNN och medlemsstaterna.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Diese Partner sind die wichtigste Informationsschnittstelle zwischen der EBDD und ihren Mitgliedstaaten.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Disse organer er hver især det primære kontaktled mellem EONN og dets medlemsstater.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Estes organismos são o principal interface de informação entre o OEDT e os seus Estados-membros.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Ezek a szervek jelentik a legfontosabb információs kapcsolódási pontot az EMCDDA és a tagállamai között.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Instytucje te są głównymi pośrednikami między EMCDDA i państwami członkowskimi.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Nämä elimet hoitavat suurimman osan EMCDDA:n ja sen jäsenvaltioiden välisestä tietojen vaihdosta.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Questi organismi costituiscono la principale interfaccia informativa tra l’OEDT e gli Stati membri.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Tales órganos constituyen la principal vía de información recíproca entre el OEDT y sus Estados miembros.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Tato pracoviště představují hlavní informační rozhraní mezi centrem EMCDDA a jeho členskými státy.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Tieto orgány sú hlavným informačným rozhraním medzi EMCDDA a jeho členskými štátmi.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Ti organi so glavni informacijski vmesnik med centrom EMCDDA in njegovimi državami članicami.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Οι φορείς αυτοί αpiοτελούν τον βασικό δίαυλο εpiικοινωνίας του ΕΚΠΝΤ µε τα κράτη µέλη.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Тези органи осъществяват основния обмен на информация между EMCDDA и неговите държави-членки.
Bu organlar EMCDDA ile Üye Devletler arasındaki başlıca bilgi veren arabirimlerdir.Это основные органы обмена информацией между EMCDDA и его странами-членами.
da başlıca hedeflerinden biridir.Strumenti analoghi sono a disposizione dei magistrati in altri paesi.
da başlıca hedeflerinden biridir.С подобни средства разполагат и прокурорите в други страни.
"Davamızı ileri taşıyan başlıca güç, Çin Komünist Partisi'dir"."La forza principale che porta avanti la nostra causa è il Partito Comunista Cinese".
"Davamızı ileri taşıyan başlıca güç, Çin Komünist Partisi'dir"."Prowadzi nas siła Komunistycznej Partii Chin".
"Davamızı ileri taşıyan başlıca güç, Çin Komünist Partisi'dir"."Комуністична партія Китаю--наша основна сила, що веде та направляє індустрію".
Değil mi? Brezilya müziği yalnızca başlıca müzik şirketlerinin gereklerine cevap vermiyor.O cenário musical brasileiro não se limita a responder às maiores editoras.
Değil mi? Brezilya müziği yalnızca başlıca müzik şirketlerinin gereklerine cevap vermiyor.Бразилската музикална сцена не отговаря напълно на изискванията на големите лейбъли.
Devlet Çin'de her yerde. Başlıca firmaların çoğu hala devlete ait.L'état est partout en Chine : il dirige des entreprises dont la plupart sont encore publiques ;
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:Den senaste inventeringen av hur marken används (CORINE 2006) (
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:En este sentido, el paisaje es en gran medida un reflejo de las decisiones que tomamos.
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:Er zijn drie hoofdtypes van natuurlijk kapitaal die elk op een andere manier moeten worden beheerd:
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:Es gibt drei Haupttypen natürlichen Kapitals, deren Verwaltung unterschiedliche Ansätze erfordern:
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:Existují tři hlavní typy přírodního kapitálu, které vyžadují různé přístupy ke svému řízení:
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:Existujú tri hlavné typy prírodného kapitálu, ktoré vyžadujú rôzne prístupy k ich riadeniu:
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:•Les ressources renouvelables, mais tarissables – stocks halieutiques, eau, sol, etc. ;
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:Luonnonvaroja on kolmea päätyyppiä, ja kukin niistä edellyttää erilaista lähestymistapaa hallinnassaan:
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:• neobnovljivi naravni viri, ki jih je mogoče izčrpati — fosilna goriva, kovine itd.;
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:• Zasoby odnawialne, ale możliwe do wyczerpania – zasoby ryb, woda, gleby, itp.;
Doğal sermayenin, farklı yönetim yaklaşımları gerektiren, başlıca üç tipi vardır:• невъзобновими ресурси, които се изчерпват като нефт, полезни изкопаеми и др;

İlgili Sayfalar