başlıca ile cümle

başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Do głównych wyzwań środowiskowych w tych regionach należą:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Enkele van de belangrijkste milieuuitdagingen in deze regio's zijn:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Entre los principales retos ambientales en estas regiones se incluyen los siguientes:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Eräät tärkeimmistä ympäristöhaasteista näillä alueilla ovat:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:K hlavním problémům životního prostředí v těchto regionech patří:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Medzi niektoré z hlavných environmentálnych problémov v týchtooblastiachpatria:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Några av de största miljöutmaningarna i dessa områden är:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Nekateri glavni okoljski izzivi v teh regijah so:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Unele dintre principalele provocări de mediu în aceste regiuni includ:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Zu den wichtigsten ökologischen Herausforderungen in diesen Regionenzählenunteranderen:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Ορισμένες από τις κυριότερες περιβαλλοντικές προκλήσεις στις εν λόγω περιφέρειες είναι:
Bu bölgelerdeki başlıca çevre sorunlarından bazıları şunlardır:Някои от основните заплахи за околната среда в тези региони са: източник: еАоС.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.A mozgalom vezetői Budrust az egyik legfontosabb toborzási eszközükként használják.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.De leiders van deze beweging hebben Budrus als een van hun primaire wervingsmiddelen gebruikt.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Die Führer dieses Bewegung haben Budrus als eines ihrer Hauptwerkzeuge zur Rekrutierung verwendet.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.I leader di questo movimento hanno usato Budrus come principale strumento di reclutamento.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.이 운동의 리더들은 부드러스를 그들의 운동에 참여할 사람들을 모집하는 가장 주요한 도구의 하나로 사용하죠.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Les leaders de ce mouvement utilisent Budrus comme l'un de leurs outils essentiels de recrutement.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Liderii acestei mişcări au folosit Budrus drept una din uneltele lor principale de recrutare.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Liedrzy tego ruchu używali Budrusu jako jednego z narzędzi do rekrutacji.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Los líderes de este movimiento usan a Budrus como una de sus principales armas para el reclutamiento.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Người lãnh đạo của phong trào này đã dùng Budrus làm công cụ tuyển mộ chính.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Os líderes deste movimento têm usado Budrus como um dos seus instrumentos iniciais de recrutamento.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Para pemimpin pergerakan ini telah menggunakan warga Budrus sebagai salah satu alat perekrutan mereka.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Představitelé tohoto hnutí používají Budrus jako hlavní způsob oslovení lidí.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Лидерите на това движение използват Будрус, като един от основните инструменти за набиране на членове.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Лідери цього руху використовували приклад села Бурдус як засіб для набору прибічників.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.המנהיגים של התנועה הזו השתמשו בבודרוס כאחד הכלים העיקריים שלהם לגיוס.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.لقد كان قادة هذه الحركة كانوا يستخدمون نموذج بدرس باعتبارها واحدة من الأدوات الأساسية ليستخدموها.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.参加者募集の主な手段として用いています 彼らによれば
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Chúng tôi làm thế này bởi vì chúng tôi mệt mỏi phàn nàn về các chính trị gia.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Et en fait on a commencé ce site car on en avait marre de se plaindre de nos politiciens
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.In pratica, abbiamo iniziato questa cosa perché stanchi di lamentarci dei nostri politici.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.기본적으로, 우리는 정치가들에 대한 고질적인 불평불만들을 토대로 이 일을 시작하게 되었습니다.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Şi practic am iniţiat acest proiect pentru că obosisem să ne plângem de politicienii noştri.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Ten projekt powstał ze zmęczenia ciągłym narzekaniem na polityków.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.We startten dit, omdat we het beu waren te klagen over politici.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.Y empezamos esto porque básicamente estábamos cansados de quejarnos de nuestros políticos.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.И всъщност започнахме това, защото ни бяха омръзнали оплакванията от нашите политици.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.По сути, мы начали работу над проектом потому, что мы устали слышать жалобы о наших политиках.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.בעקרון התחלנו את זה כי היה נמאס לנו להתלונן על הפוליטיקאים שלנו.
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.وقد بدأنا أساساً في هذا الأمر ، لأننا قد سئمنا من الشكوى عن ساستنا .
Bu girişimi başlatmamızın başlıca nedeni politikacılar hakkındaki şikayetlerden bıkmış olmamız.国民は疲れきっていました 国民が要求しなければ政治家は説明しません
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.C'est parce que l'éradication de maladie reste encore l'entreprise risquée de la santé publique.
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.Dan ini karena pemberantasan penyakit, masih merupakan modal dari usaha kesehatan publik.
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.Je tomu tak proto, že vymýcení nemocí, je stále rizikovým kapitálem veřejného zdraví.
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.왜냐하면 질병을 근절하는 일은 여전히 공중보건에서 모험자본이기 때문입니다
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.Omdat de uitroeiing van ziekten nog steeds risicokapitaal van de volksgezondheid is.
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.Und das ist, weil das Ausrotten von Krankheiten immer noch das Risikokapital des Gesundheitswesens ist.
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.И это потому что искоренение болезни все еще является венчурным капиталом национального здоровья.
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.וזה מכיון שהכחדת מחלות, מהווה עדיין הון סיכון ברפואה ציבורית.
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.و السبب هو أن القضاء على الأمراض لا يزال يشكل عبئا كبيرا على ميزانية الدولة التي تصرف على الصحة العامة.
Bu nedenle de hastalıkların yok edilmesi hala halk sağlığının başlıca teşebbüsüdür.ハイリスク・ハイリターンな医療だからです。 リスクは巨大ですが、
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Acelea erau mari progrese.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.C'était des innovations majeures.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Das waren die größten Verbesserungen.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Dat waren belangrijke doorbraken.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Đó chính là bước đột phá to lớn
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Esas eran grandes innovaciones.
Bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.Ezek mind jelentős áttörések voltak.

İlgili Sayfalar