başlıca ile cümle
başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yani tasvirsiz motif, Mezopotamya sanatının başlıca özelliği olmuştur.לא במקרה המפה היא מוטיב מרכזי בעבודתו.
Başlıca yaylaları Kuzulaca ve Ay mekanıdır.היישובים החשובים בתקופה זו היו צינברי ובית ירח.
Köy halkının başlıca geçim kaynağı balıkçılıktır.מקור הפרנסה העיקרי בכפר היה דיג.
Kabuklular ve yumuşakçalar başlıca besinleridir.בקי ורבּקה הן החשודות העיקריות.
İyot başlıca tıpta, fotoğrafçılıkta ve boya imalatında kullanılır.היוד משמש בעיקר ברפואה ובצילום.
Ülkenin başlıca limanıdır.זהו נמל התעופה הגדול במדינה.
Avrupa ikliminin başlıca özelliği ılıman olmasıdır.הפחד העיקרי שלו הוא שאירופה תהפוך לאסלאמית.
Enfeksiyondan korunmak için başlıca yöntem elleri yıkamaktır.זאת הייתה הוכחה שרחצת ידיים מונעת זיהום.
Liçi (Litchi chinensis) (Çince: 荔枝 liçi), başlıca olarak Çin'in güneyinde yetişen bir meyve.הליצ'י (שם מדעי: Litchi chinensis; בסינית: 荔枝) הוא עץ פרי טרופי, הגדל במקור בדרום סין.
Yahudileri imha etme iki başlıca operayonla devam etti.רק שתי דקות של נאום עסקו בהשמדת היהודים.
Başlıca şehirleri Cleveland, Columbus ve Cincinnati'dur.ערים גדולות נוספות הן קליבלנד, סינסינטי ואקרון.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.Тя е водещата причина за детска смъртност сред децата в държавите с нисък доход.
Gelişen ülkelerde, başlıca yöntemler, kan nakilleri ve güvenli olmayan tıbbi prosedürlerdir.В развиващите се страни основните методи са кръвопреливане и небезопасни медицински процедури.
21. yüzyılın sonlarına kadar başlıca geçim alanı tütüncülüktür .До началото на 21 век основен поминък тютюнопроизводството.
San Jose Mercury News, San José, Kaliforniya ile Silikon Vadisi'nin başlıca günlük gazetesidir.Мъркюри нюз) е основен всекидневник за Сан Хосе и Силициевата долина.
Amerika Birleşik Devletlerinde pnömoni, 2009 itibarıyla başlıca 8. ölüm nedenidir.В Съединените щати към 2009 г. пневмонията е на 8мо място като причина за смъртност.
Güvenlik Taburlarının başlıca rolü ELAS'a karşı mücadele etmekti.Основната задача на Батальоните за защита са да се противопоставят на ЕЛАС.
Ülkenin başlıca limanıdır.Главно пристанище на страната.
DNA'nın başlıca rolü bilginin uzun süreli saklanmasıdır.Основната функция на молекулата на ДНК е дълготрайното съхранение на информация.
Başlıca yapıtı The Evolution of Revolution 'dır.Девизът на нейните разработчици е "Еволюция без революция".
Terpen ve terpenoidler, çoğu bitki ve çiçekteki esans yağlarının başlıca bileşkeleridir.Активните вещества се съдържат в най-голяма степен в листата и цветовете на растенията.
Shingon Budizminin başlıca metinleri Mahavairocana Sutra ve Vajrasekhara sutra'dır.Основните текстове на будизма Шингон са Махавайрочана сутра и Ваджрасекхара сутра.
Verici ve aktarıcı arsasında başlıca farklar şu şekilde gösterilebilir.Горният принцип се откроява ярко и релефно в тези примери.
Krallar sırayla Roma'nın başlıca kabilelerinden seçiliyordu.Първоначално Рим бил управляван от царе, всеки от които избиран от редиците на главните римски племена.
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.В замяна, зехтина и виното станали основен износ за римската провинция Италия.
Gönen ovasının başlıca ürünü ise pirinçtir.Основният отрасъл в Уст Нера е златодобивът.
Safranın aromasından başlıca sorumlu olan bileşenidir.Той е съставката, на която се дължи главно ароматът на шафрана.
Hepatit C, uzun yıllar boyunca enfekte olmuş insanlarda, siroz ve karaciğer kanserinin başlıca sebebidir.Хепатит C е главната причина за цироза и рак на черния дроб сред дългогодишни носители на инфекцията.
Calc'in başlıca özellikleri altta sıralanmıştır.Основната функция на калция е структурна.
Kitaplarının başlıca konuları vampirler, mumyalar ve cadılardır.В книгите ѝ често се срещат вампири, мумии и вещици.
Buraları ülkenin başlıca dağlık bölgesidir.Това е единственият планински район в страната.
Başlıca kullanıcısı Deltadır.Водещ е Део.
Başlıca dış satım ürünümüzdür.Основният отрасъл е златодобивът.
Bunun başlıca iki nedeni vardır.Основните причини са две.
Başlıca soruları matematik ve matematiğin konusu olan nesnelerin kaynağı ile ilgilidir.Нерешимите задачи имат пряка връзка с основите на математиката и математическата логика.
Kubbe şekilli doğu kulesi şehrin başlıca simgesi sayılmaktadır.Централната кула символизира по индийски образец върха Меру.
Arık Ülke Budizminde Amitabha Buddha’ya adanma başlıca uygulamadır.В школата на Чистата Земя на будизма, предаността към Буда Амитаба е основна практика.
Sütün başlıca şekeri olan laktoz, bir glukoz-galaktoz disakkaritidir.Лактозата, основната захар в млякото и глюкозно-галактозен дизахарид.
Köyün ekonomisi köyde başlıca tarım ürünleridir.Земеделието е основният поминък в селото.
Bunlardan başlıcaları şunlardır.Основните му тези са следните.
Alternaria türleri başlıca bitki patojenleri olarak bilinirler.Останалите видове могат да се разглеждат като видоизменени гроздове.
Başlıca düşmanları büyük beyaz köpekbalığıdır.Голямата бяла акула е топлокръвна акула.
Barry'nin oyununun sinema versiyonunu yapmak üzere başlıca film stüdyolarının çoğu Hepburn'e talepte bulundu.Няколко от големите кино студия се обръщат към Хепбърн, за да направят филмовата версия на пиесата на Бари.
Klavyeli müzik aletleri ise başlıca org, klavsen ve piyanodur.Сред най-ранните клавишни инструменти са органът, клавикордът и клавесинът.
Bölgedeki başlıca ekonomik uğraş tarımdır.Селското стопанство е водеща икономическа дейност в провинцията.
Sosyalist Parti'nin başlıca üyeleri arasındadır.Сред организаторите на Народния фронт.
Başlıca görevi şehirde kalıcı bir cami inşa etmekti.На последната длъжност успешно възстановява нормалния живот в града.
Arpa ise Afyon ve Manisa illerinde, mısırın da başlıca ekim alanı Manisa’dır.Ечемик се отглежда до Афион и Маниса, а Маниса е първенец по отглеждане на царевица в Беломорския регион.
Başlıca ulaşım merkezleri: İzmir, Afyonkarahisar, Manisa ve Denizli önemli kavşak yolları üzerindedir.Основните транспортни центрове са Измир, Афьонкарахисар, Маниса и Денизли.
Köylülerin başlıca geçim kaynağı pamuktur.Основният поминък на селяните е памукът.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.Ona je vodeći uzrok smrti djece u zemljama s niskim dohotkom.
Amerika Birleşik Devletlerinde pnömoni, 2009 itibarıyla başlıca 8. ölüm nedenidir.Od 2009. godine, pneumonija je u Sjedinjenim Državama 8. po redu uzrok smrti.
Topların koyulduğu başlıca yerlerden biri Montmartre tepeleriydi.Jedno od glavnih "topovskih parkirališta" je bilo na vrhu Montmartrea.
Swiss International Air Lines AG (kısaca: Swiss), İsviçre'nin başlıca havayolu şirketidir.Swiss (Swiss International Air Lines) je glavna švicarska zrakoplovna avio tvrtka.
Halk Latincesi hakkında bilgiler başlıca üç kaynaktan gelmektedir.Naše znanje o vulgarnom latinskom proizlazi iz tri glavna izvora.
Buzul çökelleri başlıca iki farklı tiptedir: Buzul tili: Doğrudan buzuldan bırakılan çökelti.Ledenjački nanos je uglavnom dvije vrste: ledenjačka oranica: materijal je direktno nanesen s ledom.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Mnogi od njih postavili su sebi sljedeća pitanja: Od čega sve nastaje?
Başlıca şehirlerinden Metz idarî merkez, Nancy tarihî merkezdir.Upravno je sjedište regije grad Metz, dok je povijesno sjedište Nancy.
Başlıca iki büyük (North Island ve South Island) ve birçok küçük adadan oluşur.Sastoji se od dva veća otoka, Sjevernog i Južnog, te većeg broja manjih otoka.
Jamaika'da ekonominin başlıca sektörleri tarım, madencilik, imalat, turizm, finans ve sigorta hizmetleridir.Najveći dio ekonomije Jamajke čine poljoprivreda, rudarstvo, turizam, financijske usluge i usluge osiguranja.