başlıca ile cümle
başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kostüm tasarımcısı Arianne Phillips turnenin başlıca kostümlerini tasarladı.Arianne Phillips je dizajnirao kostime.
Turizm, ada ekonomisinin başlıca dayanağıdır.Turizam je trenutno pokretačka aktivnost gospodarstva otoka.
Juba yönüne uçan başlıca havayolları şunlardır: Kenya Airways, Ethiopian Airlines ve EgyptAir'dir.Prva tri mjesta zauzimaju South African Airways, Ethiopian Airlines i EgyptAir.
Ülkenin başlıca ilke ve ülküleri İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nde açıklanmıştır.Glavni ideali Francuske izraženi su u Deklaraciji o pravima čovjeka i građanina.
Bu yeni ordu kurulması girişiminin başarısız kalmasına başlıca amil oldu.Pokušaji osnivanja nove vlade ostali su bez uspjeha.
Aspirasyon pnömonisi kendini başlıca akciğer tabanlarında ve sağ taraftaki bilateral opasiteler ile gösterir.Aspiracijska pneumonija može biti obilježena obostranim zasjenjenima na bazi, osobito desnog pluća.
Başlıca rollerinde Gregory Peck, Audrey Hepburn ve Eddie Albert oynamışlardır.Uz Audrey Hepburn, glavne su uloge tumačili Gregory Peck i Eddie Albert.
İpek üretimine başlıca Lyon' da başlanıldı.No u zbilji to je početak noćne more za Lilju.
Başlıca ihracatlar, maden kömürü; büyük çaplı borular ve hurda demirdir.Najveće su joj pritoke, slijeva Uhta, a zdesna Ajjuva i Sebys (Сэбысь).
Sonra yazar ve MHP'nin başlıca teorisyenlerinden.Jedan je od glavnih predstavnika i teoretičara austromarksizma.
Bunların başlıcaları şunlardır: Fihrist (İbnü'n Nedîm).Najčešće vrste su: šimšir (lat.
Başlıca besinleri lemurlardır, ki bu yüzden yaşdıkları bölgede baş avcıdırlar.Sačuvane glave bile su klopke za duhove koje su trebale zadržati u njihovom prvobitnom boravištu.
Başlıca kullanıcısı Deltadır.Prvi korisnik bila je Delta Air Lines.
Bunun başlıca üç nedeni vardır: İş yükü.Postoje tri značajne uloge: 1.
Sembolizm akımının başlıca temsilcilerinden biri oldu.Postao je jedan od glavnih Pavelićevih suradnika.
Dizi boyunca işlenen başlıca unsur, Frasier, Niles ve Martin arasındaki sınıfsal ve ailevi çatışmalardır.Hlavnou témou sú triedne a rodinné konflikty medzi Frasierom, Nilesom a Martinom.
Körfezdeki başlıca şehirler Taranto ve Gallipoli'dir.Najvýznamnejšie mestá na pobreží sú Tarent a Gallipoli.
Başlıca gelir kaynağı turizm ve şeker endüstrisidir.Hlavným zdrojom príjmov je turizmus a export cukru.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.Basové struny majú 2 vrstvy vinutia.
Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler'in başlıca yargı organıdır.Je hlavným súdnym orgánom OSN.
ATP hücre için başlıca enerji kaynağı moleküllerinden biridir.ATP predstavuje primárny zdroj energie pre bunku.
Başlıca şehirleri Rabaul, Kokopo ve Kimbe'dir.Najväčšími mestami na ostrove sú Rabaul/Kokopo a Kimbe.
Başlıca görevi şehirde kalıcı bir cami inşa etmekti.Ich hlavnou úlohou bolo udržiavať poriadok v mestečku.
Başlıca dört coğrafi yön vardır: kuzey, güney, doğu ve batı.Má 4 základné nárečia: severné, severovýchodné, centrálne a južné.
Bu eksikliğin başlıca sebebi protein-kalori eksikliğine dayanmaktadır.Príčina tohto druhu malnutrície je nedostatok bielkovín v strave.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Jeho úlohou je odpovedať na šesť základných otázok: Kto?
Başlıca köpeklerde görülür.Nachádza sa v súhvezdí Veľký pes.
Ülkenin başlıca dış ticaret limanıdır.Je to jediný diaľkový námorný prístav krajiny.
Access Hollywood'un başlıca konusu müzik, televizyon ve sinema dünyasındaki haberlerdir.Medzi najväčšie záujmy Jaroslava Dóczyho patrí hudba, divadlo, televízia a film.
Özgül bir toplumsal sistemi oluşturan şey, onun “başlıca içsel farklılaşma tarzı”dır.Vedú prevažne životný štýl typu "z ruky do úst".
Kauçuk ağacından çıkarılan lateks, doğal kauçuğun başlıca kaynağıdır.Latexové mlieko, ktoré po narezaní vyteká z jeho kôry, je východzou surovinou pre výrobu prírodného kaučuku.
Sağlık, yiyecek ve temiz su, başlıca hizmetleri oluşturuyor.Jedlo, voda a zdravie sú nevyhnutné na prežitie.
"Başlıca eserleri".Hlavné úlohy .
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.Med otroci v državah z nizkimi dohodki predstavlja vodilni vzrok smrti.
Körfezdeki başlıca şehirler Taranto ve Gallipoli'dir.Največja mesta ob zalivu so Taranto in Gallipoli.
Bunlar bir zamanlar matematik felsefecilerinin başlıca uğraşı alanıydı.Včasih so predstavljali glavnino študija filozofov matematike.
Bu, Afrika'da yapılmış başlıca keşiflerinin sonuncusuydu.Bil pa je to prvi komet, ki so ga odkrili v Južni Afriki.
Başlıca tedavi yöntemi antibiyotiklerdir.Glavno orožje zdravljenja so antibiotiki.
Aspirasyon pnömonisi kendini başlıca akciğer tabanlarında ve sağ taraftaki bilateral opasiteler ile gösterir.Aspiracijska pljučnica lahko kaže bilateralna motna mesta predvsem v temeljih pljuč in na desni strani.
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.Glavni medicinski vzroki smrti karōshi so srčni infarkt in možganska kap zaradi stresa.
Boyanın düzenli olarak yenilenmesi, köprünün bakımındaki başlıca çalışmadır.Obnova barve je ponavljajoča in glavna dejavnost pri vzdrževanju mostu.
FAW'ın başlıca ürünleri otomobiller, otobüsler, hafif, orta ve ağır sınıf kamyonlar ve otomobil parçalarıdır.FAW proizvaja avtomobile, avtobuse, lahke in težke tovornjake in avtomobilske komponente.
Osaka Körfezi'ndeki başlıca limanlar Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki ve Hannan'dır.Večja pristanišča ob Osaškem zalivu so Osaka, Kobe, Nišinomija, Sakaj, Amagasaki in Hannan.
Ülkenin başlıca limanıdır.Je tudi glavno pristanišče.
Akinezi, Parkinson hastalığının başlıca belirtisidir.Akinezija se najpogosteje pojavi pri napredovanih stopnjah Parkinsonove bolezni.
Nehir başlıca üç kolun birleşmesinden meydana gelir.Jezero je nastalo z združitvijo treh grajskih ribnikov.
Eşlik eden başlıca çalgılar bir banjo ya da gitar, ve bir kemandır.Basist je oseba, ki igra bas kitaro ali pa kontrabas.
Görev süresinden bu yana pek çok muharebede kullanıldı.Başlıca modelleri AH-64A ve AH-64D Longbow'dur.Njen največji uporabnik je trenutno AH-64 in AH-64D Apache.
İyot başlıca tıpta, fotoğrafçılıkta ve boya imalatında kullanılır.Jod se pretežno uporablja v medicini, fotografijah in dišavah.
Başlıca amaçlar: Kanseri tedavi etmek.Najbolj razširjena pa je uporaba pri zdravljenju raka.
Kırşeyhler mahallesinin başlıca geçim kaynağı, tarımdır.Glavni razlog, da otroci ostanejo na podeželju je sistem hukou.
Korsanlık başlıca geçim kaynağı ve yaşam biçimi haline geldi.Nomadstvo je postalo prevladujoči način življenja.
Başlıca gelir kaynağı turizmdir.Glavni prihodek prinaša turizem.
Çay üretimi başlıca geçim kaynağıdır.Nafta je zamenjala kavo kot glavni vir prihodka.
"Başlıca eserleri".Magistrska naloga.".
Yumurtalıklar başlıca östrojen hormonu üretirler.Mravlje na primer proizvajajo mravljinčno kislino.
Bu antlaşmanın başlıca hükümleri şunlar idi: İki taraf için de savaş bitecektir.Edini način, da dosežemo enakost, je, da sta obe strani konstantni!
Amerika Birleşik Devletlerinde pnömoni, 2009 itibarıyla başlıca 8. ölüm nedenidir.V Združenih državah Amerike je leta 2009 pljučnica bila na osmem mestu med vzroki smrti.
Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler'in başlıca yargı organıdır.Mednarodno sodišče je eden izmed organov Organizacije združenih narodov.
Başlıca üreticileri Daimler-Benz, Henschel, Krupp, MAN, ve Wegmann firmalarıydı.Izdelovala so ga podjetja Daimler-Benz, Henschel, Krupp, MAN in Rheinmetall.