başlıca ile cümle

başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Körfezdeki başlıca şehirler Taranto ve Gallipoli'dir.Az öbölparti legjelentősebb városok Taranto és Gallipoli.
Başlıca rollerinde Klaus Kinski, Isabelle Adjani ve Bruno Ganz oynamışlardır.Fő szerepeit Klaus Kinski, Isabelle Adjani és Bruno Ganz játszották.
Orta Çağ'ın başlarında bira fıçılarının tutulduğu başlıca yerler manastırlardı.A középkorban a sörfőzés terén a kolostorok álltak az élen.
Ülkenin başlıca limanıdır.Az ország legnagyobb kikötője.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.A kihallgatást most nem Antonio Di Pietro ügyész vezette.
Kent Mısır'ın pamuk ve hububat ticaretinin başlıca merkezlerinden biridir.A gyapot- és gabonakereskedelem egyik fontos egyiptomi központja.
Elde edilen başlıca tarım ürünü çaydır.Jelentős terméke az itt gyártott tea.
Bunun başlıca nedeni insanlarda antibiyotiklerin gereksiz kullanımıdır.A fontos okok egyike az antibiotikumok mérlegelés nélküli használata.
Bölgenin başlıca şehirleri Liège ve Namur Meuse vadisindedir.Fontos városai Liège és Namur, mindkettő a Meuse völgyében.
Oyunda kullanılan başlıca tabancalar.A alap fegyver a játékban.
Dünyada başlıca 2 şehir San José adını paylaşmaktadır: San José, Kosta Rika, Kosta Rika'nın başkenti.San José jelentései az alábbiak: San José de Costa Rica, Costa Rica fővárosa.
Başlıca köpeklerde görülür.Az első kutyák nyomában.
Başlıca kuyu derinliği 360 metre'den fazla ve uzunluğu 45 kilometredir.A főkút mélysége meghaladja a 360 métert, hossza 45 km.
Başlıca şehirleri Rabaul, Kokopo ve Kimbe'dir.A legjelentősebb települések a szigeten Rabaul, Kokopo és Kimbe.
Tütün başlıca gelir kaynağıdır.Napjainkban leginkább a dohányzás elengedhetetlen kelléke.
Doğu Yeni Britanya eyaletinin başlıca tarım ürünleri Cocoa ve Copra'dır.A tartomány fő mezőgazdasági termékei a kókuszdió és a rambután.
Başlıca kullanım alanları, 3 boyutlu uzayda dönme hareketinin hesaplanmasıdır.A visszatérő modul három űrhajós szállítására alkalmas.
Bu bölgedeki başlıca şehirler Haseke, Kamışlı'dır.A környék legnagyobb városai Ajdovščina és Vipava.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.A csipkének két alapvető fajtája van.
Tarım bu şehir için sonraki dönemlerde de başlıca ekonomik dayanağı oldu.Az egyház is ettől az időtől kezdve válik fontos földbirtokossá a területen.
Turizm, ada ekonomisinin başlıca dayanağıdır.A turizmus jelenti a szigetek gazdaságának oszlopát.
Nuku'alofa, Tonga'nın başkenti ve başlıca limanı.Nukuʻalofa a Tongai Királyság fővárosa.
Gelişmiş ülkelerde başlıca bulaşma yöntemi, damar içi ilaç kullanımıdır (DİK).A fejlett országokban a fertőzés elsősorban intravénás droghasználat útján terjed.
Başlıca karakterleri siyasetçilerdir.Legfőbb jellemzőik az állábak.
Başlıca üç çeşit özelliğe sahip karakterler vardır.Egy állam alapvetően három fontos jellemzővel írható le.
Petrol arıtımı, ahşap, metal ve ipek tekstili üretimi şehrin başlıca endüstrileridir.Az olajfinomítás, a fa- és fémmegmunkálás, valamint a selyemtextíliák gyártása a város fő iparágai.
Kazakistan'da yolsuzluk, ülkenin politik ve ekonomik gelişimini engelleyen başlıca sorunlardan biridir.Nagy gondolkodók értenek egyet abban, hogy a kasztrendszer India társadalmi-gazdasági fejlődésének fő gátja.
KMail'in başlıca özellikleri şunlardır: IMAP, POP3 ve SMTP desteği.Az e-mail-támogatás tartalmazza a POP3, IMAP, SMTP szolgáltatásokat.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.A tüdőgyulladás a vezető halálok a gyermekeknél az alacsony jövedelmű országokban.
Liçi (Litchi chinensis) (Çince: 荔枝 liçi), başlıca olarak Çin'in güneyinde yetişen bir meyve.A licsi (Litchi chinensis) Dél-Kínában több mint ezer éve termesztett trópusi gyümölcs.
Kabuklular ve yumuşakçalar başlıca besinleridir.A nád- vagy bodzasípok egyszerű hasított sípok.
Boz madde, merkezî sinir sisteminin başlıca bileşenlerinden biridir.A bemegrid a központi idegrendszert serkentő szerek egyike.
Buna başlıca neden, Pavia'nın Milano şehri ile olan rakipliği idi.Az igazi probléma abban állt, hogy Pál megfeledkezett egy fontos politikai tényezőről, méghozzá Milánóról.
Baskıda kullanılan kalıpları hazırlamanın başlıca iki yöntemi vardır.A cipó megnyitására, illetve fogyasztására kétféle módszer van.
Körfezdeki başlıca şehirler Taranto ve Gallipoli'dir.Suurimpia kaupunkeja lahden rannalla ovat Taranto ja Gallipoli.
Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler'in başlıca yargı organıdır.Kansainvälinen tuomioistuin on Yhdistyneiden kansakuntien tärkein oikeudellinen elin.
Friedrichstraße (Frederick Caddesi), Berlin'in merkezindeki başlıca kültür ve alışveriş caddelerinden biridir.Friedrichstraße on yksi Berliinin keskeisimmistä kulttuuri- ja ostoskaduista.
Başlıca limanları Szczecin, Świnoujście, Gdynia ve Gdansk'tır.Satamakaupungit ovat Gdańsk, Gdynia, Świnoujście ja Szczecin.
Güney Avustralya'nın başlıca endüstri ürünleri buğday, şarap ve yündür.Etelä-Australian merkittävimmät vientituotteet ovat viini, vehnä ja villa.
Andhra Pradesh fiziki coğrafya açısından başlıca üç bölgeye ayrılır.Andhra Pradesh voidaan piirikuntien mukaan jakaa kahteen maantieteelliseen alueeseen.
Başlıca karakterleri siyasetçilerdir.Ovatko tässä tulevat huippupoliitikot?
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Tyypillisiä luonnonfilosofien kysymyksiä olivat: Mistä kaikki tulee?
Bölgenin başlıca şehirleri arasında Évora ve Montemor-o-Novo sayılabilir.Suurimmat kaupungit ovat Évora ja Montemor-o-Novo.
Dunganca başlıca olarak Kırgızistan'da konuşulur.Kumykkia puhutaan lähinnä Dagestanissa.
Xilinx'in pazardaki başlıca rakipleri Actel, Altera ve Lattice Semiconductor'dır.Alan merkittävimpiä piirivalmistajia ovat Altera, Xilinx ja Lattice Semiconductor.
Başlıca tarım ürünü Çay dır.Tuotannon pääosa on mustaa teetä.
Başlıca sorusu: "felsefe nedir?".Ilkka Pyysiäinen: Minkä filosofia?.
President'in başlıca rakibi Toyota Century idi.Japanissa sen suurin kilpailija oli Toyota Century.
Oyunda kullanılan başlıca tabancalar.Pelissä on vanhojen pelien aseita.
Başlıca yayılma yolları, e-posta ve World Wide Web olarak görülmektedir.Yleisimmin termiä käytetään viittaamaan internetiin ja World Wide Webiin.
Bu anlaşmazlığa başlıca sebep iki kız kardeşin arasında baba mirasının bölüşülmesi ile ilişkili idi.Suurimpia erimielisyyksiä tuottivat esimerkiksi se, että heidän piti jakaa yksi makuuhuone keskenään.
Lev Troçki tarafından savunulan başlıca görüşlerden biri.Opposition johtajana pidettiin Lev Trotskia.
Başlıca rollerinde Klaus Kinski, Isabelle Adjani ve Bruno Ganz oynamışlardır.Sen pääosia näyttelevät Klaus Kinski ja Isabelle Adjani.
Başlıca özellikleri şunlardır: Genellikle nesnel anlatım kullanılır.Asiakkaat: Ovat varsinaisia päähenkilöitä joista tarina yleensä kertoo.
Baskıda kullanılan kalıpları hazırlamanın başlıca iki yöntemi vardır.Asetamipridin valmistamiseen käytetään pääasiassa kahta menetelmää.
Bunun başlıca sebebi, örümcekleri bir arada tutmanın zorluğudur.Tähän oli syynä lähinnä savuhormien yhdistäminen yhdeksi.
Başlıca fagositlerin sitoplazmalarında bulunur.Ensimmäinen pastis plataanien alla.
Yörenin başlıca geçim kaynakları tarıma dayanmaktadır.Maakunnan erityisolot loivat pohjan siirtolaisuudelle.
Operasyondan sorumlu başlıca yetkili savcı Antonio Di Pietro idi.Keskeisin asian selvittäjä oli milanolainen tuomari Antonio Di Pietro.
Mahallede okul ya da taşımalı eğitim olmayışı mahallenin başlıca göç sebeplerindendir.Palveluja tai koulua Ravanissa ei ole, johtuen juuri Vanhakylän läheisyydestä.
İlgili Sayfalar