başlıca ile cümle

başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Başlıca kolesteroldan oluşurlar.Je syntetizován z cholesterolu.
Başlıca akarsuyu Küçüköz Deresidir.Zůstal hlavní dominantou Malé Úpy.
Şarap üretimi, balıkçılık ve özellikle 1990'lardan itibaren turizm başlıca iktisadi etkinliklerdir.Významné je rybářství, těžba dřeva a v posledních letech roste význam cestovního ruchu.
Su-27'den başlıca farkı, Su-33'ün uçak gemileri tarafından kullanılmak üzere tasarlanmış olmasıdır.Ve srovnání se Su-27 byla zásadně přepracovaná avionika letounu.
Bunun başlıca örneği olan A. niger, nemli duvarlar üzerinde büyür, banyolardaki küfü oluşturur.A. niger způsobuje černou plíseň na cibuli.
Mel Brooks'un başlıca filmleri şunlardır..Režie se chopil Mel Brooks.
Başlıca reaksiyon ürünü karbon dioksittir.Hlavní léčebný efekt je způsoben oxidem uhličitým.
M48 Patton tankları Kore ve Vietnam savaşlarında başlıca kullanılan tanklardır.M48 Patton je hlavní bojový tank, který byl navržen ve Spojených státech.
Başlıca tarım ürünleri.ADW | Zemědělská prvovýroba .
Başlıca şehirleri Rabaul, Kokopo ve Kimbe'dir.Největšími městy na ostrově jsou Rabaul/Kokopo a Kimbe.
Boyaya duyarlı güneş hücrelerinin karasızlığı başlıca zorluk olarak tanımlanmıştır.Konstrukce dostatečně velké sluneční clony bude problematická.
Başlıca özelliği, kızarık deri üzerinde beliren kabarcıklardır.Jeho specialitou jsou tvrdé závěsy na koš.
Hukuk başlıca iki işlevi yerine getirir: 1. Düzeni sağlar, 2. Adaleti tesis eder.Operace Specifikuje operaci, kterou odesílatel provádí: 1 pro žádost, 2 pro odpověď.
Simgelerin başlıca uygulama alanları diller, matematik ve bilişsel bilimlerdir.Matematická lingvistika je specializovaný vědní obor na pomezí matematiky, lingvistiky a informatiky.
İlyadanın ve çevrim şiirlerinin başlıca kahramanlarından biridir.V Kriminálníkovi a Časotřesení je sám jedním z hlavních hrdinů.
Imran Zakhaev - Rus Aşırı Milliyetçi Parti'nin lideri ve oyunun başlıca kötü karakteri.Imran Zakhaev (Имран Захаев) – velitel ruských ultranacionalistů, na konci hry ho zasáhnete a zemře.
Savaş filmleri konuları başlıca savaş olan filmlerin türüdür.Příklady takových filmů byly snímky Stávka!
Geçim kaynağı başlıca küçükbaş hayvançılıktır; koyun peyniri, balı ile bölgesinde meşhurdur.Vysoce kvalitní produkty, zejména kozí sýr, pochází z venkovských oblastí regionu.
Başlıca kullanıcıları;USA Jet Airways (9).Dostupné online. (anglicky) US Airways #1549 .
Onun başlıca rakibi Faysal bin Shamlan, %21,8 oy aldı.Jeho nejúspěšnější protikandidát, Mustafa Barghútí, obdržel 19,8 % hlasů.
Hollow: Hollowlar, BLEACH’teki başlıca düşmanlardır.Hollows: Hollows sunt principalii antagoniști din Bleach.
Friedman kitapta, 21. yüzyılın başlıca jeopolitik olaylarını ve eğilimlerini öngörmeye çalışıyor.În carte, Friedman încearcă să prezică evenimentele geopolitice majore și tendințele secolului XXI.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Gânditorii au început să-și pună întrebări: De unde derivă totul?
Zeaksantinin başlıca doğal biçimi (3R,3'R)-zeaksantindir.Principala formă naturală a zeaxantinei este (3R,3'R)-zeaxantină.
Topların koyulduğu başlıca yerlerden biri Montmartre tepeleriydi.Unul dintre principalele astfel de „parcuri de tunuri” a fost dealul Montmartre.
Nuku'alofa, Tonga'nın başkenti ve başlıca limanı.Nuku'alofa este capitala statului Tonga din Oceania.
Gelişen ülkelerde, başlıca yöntemler, kan nakilleri ve güvenli olmayan tıbbi prosedürlerdir.În țările în curs de dezvoltare, principalele căi sunt transfuzia de sânge și procedurile medicale nesigure.
Filmin başlıca rollerinde Cary Grant, Leslie Caron ve Trevor Howard oynamışlardır.În rolurile principale joacă actorii Cary Grant, Leslie Caron și Trevor Howard.
Capri şehri adanın başlıca yerleşim alanıdır.Capri este așezarea principală a insulei.
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.Sunt două tipuri principale de tobe pocal.
Metal başlıca mineral cevherlerinden Kroll işlemi ve Hunter işlemi yöntemleri ile çıkarılır.Metalul este extras din minereurile sale principale prin procesul Kroll sau procesul Hunter.
Başlıca tedavi yöntemi antibiyotiklerdir.Tratamentul de bază este reprezentat de antibiotice.
Savaş filmleri konuları başlıca savaş olan filmlerin türüdür.Filmele epice de război sunt filme de război la o scară mare.
Madencilik şirketi Norilsk Nickel, Norilsk bölgesinde başlıca işverendir.MMC Norilsk Nickel, o companie minieră, este singurul angajator din regiune.
Gazetenin konusu olan başlıca sporlar futbol, ragbi, motor sporları ve bisiklettir.Ziarul este renumit pentru tratarea pe larg a subiectelor din fotbal, rugby, sporturi cu motor și ciclism.
Başlıca kraliçesi Khamerernebty II idi.Khamerernebty II era regina/soția principală.
Suhoy (suk-oi (Rusça: Сухой), Rusya'nın başlıca askeri avcı uçağı üreticisidir.Suhoi (Сухой) este cel mai mare fabricant rus de avioane de luptă.
Her bölümde düzenlenen başlıca konular aşağıda gösterilmektedir.Tot ceea ce tu trebuie să faci este să dezvolți fiecare capitol din cele de mai jos.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.Pneumonia este principala cauză a deceselor la copiii din țările cu venituri mici.
İnsan vücudunda deaminasyon başlıca karaciğerde olur, ancak glutamat ayrıca böbrekler de deamine olur.În corpul uman, dezaminările au loc în principal în ficat, însă glutamatul poate fi dezaminat și în rinichi.
Başlıca dış satım ürünümüzdür.Principalele mărfuri comercializate erau produsele agricole.
Sütün başlıca şekeri olan laktoz, bir glukoz-galaktoz disakkaritidir.Lactoza - zahărul din lapte, este o dizaharidă compusă din glucoză și galactoză.
Köyde başlıca beş aile bulunmaktadır.În oraș sunt 5 instituții preșcolare.
Aspirasyon pnömonisi kendini başlıca akciğer tabanlarında ve sağ taraftaki bilateral opasiteler ile gösterir.Pneumonia de aspirație poate prezenta opacități bilaterale mai ales la baza plămânilor și pe partea dreaptă.
Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler'in başlıca yargı organıdır.Aceasta este principalul organ judiciar al ONU.
Gotik mimarisinin başlıca eseri katedraldir.Arhitectura castelului este cea gotică.
İyot başlıca tıpta, fotoğrafçılıkta ve boya imalatında kullanılır.Iodul și compușii lui sunt folosiți în medicină, fotografie și industria vopselelor.
Antik Yunanistan'da tarım, ülke ekonomisinin başlıca kaynağıydı.Grecii antici considerau că agricultura este cea mai sigură bază a bogăției unui stat.
Başlıca rollerinde Christopher George, Andrew Prine ve Richard Jaeckel yer almaktadır.Rolurile principale sunt interpretate de actorii Christopher George, Andrew Prine și Richard Jaeckel.
Aşağıda Glière'in başlıca eserleri verilmiştir: Senfoni No. 1, mi bemol majör, op.Printre lucrările lui Raff se numără: Simfonia nr. 1 în Re major, Op.
Resimlerinin başlıca savunucusu Alexandre Benois ve başlıca kötüleyicisi Ilya Repin'di.Principalul său critic fiind Ilia Repin, iar principalul apărător fiindu-i Alexandre Benois.
Amerika Birleşik Devletlerinde pnömoni, 2009 itibarıyla başlıca 8. ölüm nedenidir.În S.U.A., pneumonia reprezenta în anul 2009 a opta cauză a deceselor.
Başlıca gelir kaynağı turizm ve şeker endüstrisidir.Principalele surse de venit provin din turism, și cultivarea trestiei de zahăr.
Mahallenin başlıca geçimi fındıktır.Regiunea superioară a capului este ușor turtită.
Darwinistlerce insanın evrimine katkı sağlayan başlıca özelliklerden biridir.Factorii etnogenezei reprezintă elemente care determină caracterul noului popor.
Holokost ve savaş sonrası Almanya'nın durumu Sebald'in eserlerinin başlıca konularıdır.Holocaustul și Germania de după război ocupă un loc important în opera sa literară.
Fosil yakıtlar küresel ısınmanın başlıca nedenleridir.Combustibilii fosili reprezintă principala cauză a încălzirii globale.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Legtöbbjük a következő alapvető kérdéseket fogalmazta meg: Honnan származik minden?
Hepatit C, uzun yıllar boyunca enfekte olmuş insanlarda, siroz ve karaciğer kanserinin başlıca sebebidir.A hepatitis C a több éven át fertőződött betegeknél a májzsugor és a májrák kialakulásának elsődleges oka.
Ant'in başlıca amaçlarından biri make'in taşınabilirlik sorunlarını çözüme kavuşturmaktı.Az Ant létrejöttének egyik fő célja az volt, hogy megoldja a make hordozhatósági problémáit.
İlgili Sayfalar