başlıca ile cümle

başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu politikanın başlıca amacı; XII. Louis'nin 1513'te kaybettiği Milano bölgesini yeniden ele geçirmekti.Jego celem było odzyskanie utraconego przez Ludwika XII w roku 1512 Księstwa Mediolanu.
Dangerous Woman başlıca bir pop ve R&B albümüdür, ancak house ve dance-pop'un etkileri de görülür.Album Dangerous Woman zawiera utwory z gatunków pop i R&B, z wpływami dance-pop i house.
Şiirlerinde işledikleri başlıca temalar tabiat ve aşktır.Głównymi tematami jego poezji były miłość i natura.
Başlıca işlevi bilgi transferini gerçekleştirmektir.Właśnie indukcja ma spełnić zadanie przetwarzania danych.
Başlıca kullanım gereği astronomi data setlerindeki boşlukların doldurulmasıdır.Zamiast zwykłego indeksowania, w przestrzennych bazach danych używa się indeksów przestrzennych.
Başlıca limanları Szczecin, Świnoujście, Gdynia ve Gdansk'tır.Największymi portami są port Gdańsk, port Szczecin, port Gdynia i port Świnoujście.
CD80 başlıca T hücrelerine CD86 ile birlikte çalışır.CD86 zwykle współdziała z cząsteczką CD80.
Tüm başlıca güçler aynı zamanda tank avcıları ve saldırı topları da ürettiler.Wszystkie te jednostki spełniają zarówno rolę myśliwskich, jak i myśliwsko-bombowych.
Jason 13. Cuma serisinin başlıca antagonistidir.Jason Voorhees − etatowy antagonista serii Piątek, trzynastego.
Başlıca sıradağlar arasında Wicklow Dağları yer alır.W dalszej odległości widoczne są inne szczyty gór Wicklow.
Başlıca tarım uğraşı bağcılık ve zeytinciliktir.Upierzenie głównie oliwkowozielone.
Başlıca, asetonun elde edilmesinde kullanılır.Kontrola ta podana nam będzie do naszego podpisu.
Şarap üretimi, balıkçılık ve özellikle 1990'lardan itibaren turizm başlıca iktisadi etkinliklerdir.Rybołówstwo i przemysł rybny, a w ostatnich latach turystyka, stanowią podstawę rozwoju miasta.
Bu okulun başlıca ismi Heraklit'dir.Ale właściwą nazwą tej szkoły była hongzhou.
Yeryüzü geçmişinde en azından beş başlıca buz çağı bulunmaktadır.Za 5 milionów lat na Ziemię powróciła epoka lodowcowa.
Filmin başlıca oyuncuları, IMDb'de Komşunun Tavuğu SinemaTürk'te Komşunun TavuğuPlakat filmu Jak zabić psa sąsiada? w bazie Filmweb
Başlıca ilgi alanını evrim oluşturmuştur.Sprzyjała ewolucji naczelnych.
Köyün başlıca geliri yolcu taşımacılığı ve gümrükte evrak takipçiliğidir.Najważniejszym źródłem dochodów URE są środki z tytułu opłat za koncesje i licencje.
Başlıca düşünce kaynakları Marx ve Freud olarak belirtildi.Moje spotkanie z myślą Marksa i Freuda.
Swiss International Air Lines AG (kısaca: Swiss), İsviçre'nin başlıca havayolu şirketidir.Swiss International Air Lines (SWISS) är Schweiz största flygbolag.
En büyük adaları başlıca şunlardır: Panay Negros Cebu Bohol Leyte SamarDe största öarna är: Bohol Cebu Leyte Negros Palawan Panay Samar
Bu onun first lady olarak başlıca girişimi sayılır.Detta betraktas som hennes främsta initiativ som första dam.
Bu andan itibaren parti muazzam biçimde büyüdü ve İran politikasında başlıca güçlerden biri haline geldi.Från denna tidpunkt växte partiet oerhört och blev en stor kraft i den iranska politiken.
Başlıca şehirleri Cleveland, Columbus ve Cincinnati'dur.Andra större städer är Cleveland och Cincinnati.
Başlıca yasalar arasında Anayasa (1976), Medeni Kanun (1966) ve Ceza Kanunu (1982) sayılabilir.De viktigaste lagarna är konstitutionen från 1976, civilrätten (från 1966) samt strafflagen (från 1982).
Amerika Birleşik Devletlerinde pnömoni, 2009 itibarıyla başlıca 8. ölüm nedenidir.I USA är lunginflammation sedan år 2009 den 8:e största dödsorsaken.
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.Sjukdomen är den ledande dödsorsaken bland barn i låginkomstländer.
Filmin başlıca rollerinde Jon Voight, Burt Reynolds, Ned Beatty ve Ronny Cox oynamışlardır.I huvudrollerna ses Jon Voight, Burt Reynolds, Ned Beatty och Ronny Cox.
Girişimsel tedaviye ihtiyaç duyulan hastaların çoğunluğunda uygulanabilen başlıca yöntemdir.Primärvården ger den vård som de flesta patienter har behov av.
HP, Epson, Canon ve Roland başlıca plotter üreten markalardır.Företagen HP, Canon och Epson bedrev därefter större delen av utvecklingen.
FAW'ın başlıca ürünleri otomobiller, otobüsler, hafif, orta ve ağır sınıf kamyonlar ve otomobil parçalarıdır.FAW tillverkar personbilar, mellantunga och tunga lastbilar och bussar.
Başlıca limanları Szczecin, Świnoujście, Gdynia ve Gdansk'tır.Polens viktigaste hamnstäder är Gdańsk, Gdynia, Świnoujście och Szczecin.
Halk Latincesi hakkında bilgiler başlıca üç kaynaktan gelmektedir.Vår kunskap om vulgärlatin härrör framför allt från tre olika källor.
Osaka Körfezi'ndeki başlıca limanlar Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki ve Hannan'dır.Stora hamnar i Osakabukten är t.ex. Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki och Hannan.
Glière başlıca anıtsal operalar, baleler ve kantatalar bestelemeye yoğunlaştı.Glière koncentrerade sig huvudsakligen på storslagna operor, baletter och kantater.
Azot, DNA'yı oluşturan başlıca elementlerden biridir.Kväve är den huvudsakliga beståndsdelen i DNA.
Görev süresinden bu yana pek çok muharebede kullanıldı.Başlıca modelleri AH-64A ve AH-64D Longbow'dur.Ett antal andra modeller har utvecklats från både AH-64A och AH-64D för exportändamål.
Başlıca geçim kaynağı tarım ve az sayıda hayvancılıktır.Huvudnäringen är jordbruk och en mindre del boskapsskötsel.
Canadian Kennel Club (kısaca C.K.C.), Kanada'daki başlıca köpek kayıt sistemidir.Canadian Kennel Club (CKC) är den nationella kennelklubben i Kanada.
Başlıca trigliserit ve kolesteril esterlerden oluşurlar.IDL består främst av triglycerider och kolesterylestrar.
Başlıca görevleri şunlardır: Birleşmiş Milletler'in ekonomik ve sosyal çalışmalarını yürütmek.Arbetet syftar till att få länders sociala och samhälleliga funktioner att fungera.
Bunlardan başlıcaları şunlardır: Güçlü yönlerimizi fırsatlardan yararlanacak şekilde kullanabiliriz.Kompetens - har vi förmågan som krävs för att lyckas med det?
Vakıf, başlıca görevi bunalımdaki çocuklara yardım etmek olan bir yardım kuruluşudur.Den tredje är en plikt att hjälpa berövade människor.
President'in başlıca rakibi Toyota Century idi.Den enda egentliga konkurrenten på den slutna japanska bilmarknaden var Toyota Century.
Bu liselerden başlıcaları aşağıda listelenmiştir.Några av de ingående högskolorna listas nedan.
Bu nedenler başlıca şunlardır: Alerjik reaksiyonlar (histamin), anaflaktik şok.Det allvarligaste är anafylaktiska reaktioner, det vill säga allergisk chockreaktion.
Yağ jenezinin başlıca gelişimi oluşur ve düşük ihtimalle bitümlü kömür oluşur.Den har mörk yta är troligtvis sammansatt av enkla karbonater.
Antik Yunanistan'da tarım, ülke ekonomisinin başlıca kaynağıydı.Innan var skogsrenen i norra Finland den största källan för kött.
Vajrayana da bu 'marifetli araçlar' başlıca Tantrik, Mahamudra veya Dzogchen pratikleriyle bağlantılıdır.I vajrayana relaterar detta främst till tantriska, mahamudra och dzogchen utövanden.
Bunun başlıca üç nedeni vardır: İş yükü.Verket har tre huvudmotiv.
İngilizcedeki başlıca auxiliary verb'ler be, do ve have ile bunların farklı zaman yapılarındaki hâlleridir.På tyska används relativpronomina der, die och das.
Bunun başlıca iki nedeni vardır.Detta har två huvudorsaker.
Başlıca yayılma yolları, e-posta ve World Wide Web olarak görülmektedir.Där finns givetvis också alla dagens internettjänster, från e-post till World Wide Web.
Başlıca kayaç yapıcı mafik mineraller olivin, piroksen, amfibol ve biyotit'tir.De innehåller mineral som olivin, pyroxen, amfibol och biotit.
Trakya ırkında başlıca 5 çeşit renk görülmektedir.Inom rörströmningen finns det fem olika strömningsgränser att ta hänsyn till.
(Başlıca Eser).(Om det stora slaget).
Başlıca iki tür arpa şarabı vardır.Det finns två typer av brunt fett.
Başlıca eğitim kurumları medreselerdi.Man kunde nu läsa in grundskolekompetens.
Nuku'alofa, Tonga'nın başkenti ve başlıca limanı.Nuku'alofa blev huvudstad efter Mu'a.
Çin'de medya, başlıca olarak televizyon, gazeteler, radyo ve dergilerden oluşur.Medier i Frankrike utgörs främst av TV, radio och tidskrifter.
İlgili Sayfalar