başlıca ile cümle

başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başlıca dört coğrafi yön vardır: kuzey, güney, doğu ve batı.الاتجاهات الأربعة الرئيسية: الشمال , الجنوب , الشرق و الغرب .
Kuzey bölgelerde çalışan kesimin en çok başvurduğu başlıca alkollü içecekler bira ve aleydi.كان مشروب عامة الناس في الأجزاء الشمالية من القارة هي الجعة والبيرة في المقام الأول.
Başlıca hedefi ilk olarak Japonya'yı daha sonrasında ise dünyayı ele geçirmektir.ظلت الولايات المتحدة في الصدارة حتى ظهرت اليابان .
"Samsun'da Sanayi Faaliyetlerinin Dağılışı, Gelişme Alanları ve Başlıca Sorunları"."بحث الأوضاع الاقتصادية الصعبة في سلفيت وسبل النهوض بها".
Energiya, Rus uzay endüstrisinin en büyük şirketidir ve başlıca oyuncularından biridir.هو أكبر مشغلي التلفزيون الفضائي في روسيا بحسب عدد المشتركين.
Başlıca dış satım ürünümüzdür.منتجها الرئيسي هو الهواتف النقالة.
İşlenmemiş kereste ülkenin başlıca ihraç ürünleri arasında yer alır.اما المقاطعة تتم عبر رفض استيراد منتَج بعينه مصدره البلد المستهدَف.
Son dönem Osmanlı hükûmetlerindeki başlıca nazırlıklar şöyledir:النظارات (الوزارات) الرئيسية في الحكومات العثمانية الأخيرة كانت على النحول التالي:
Düşük gelirli ülkelerdeki çocuklarda görülen başlıca ölüm nedenidir.É a principal causa de morte entre crianças em países de baixa renda.
Bazin II. Dünya Savaşı sonrası film çalışmaları ve film eleştirmenliğinin başlıca güçlerinden biriydi.Bazin foi uma força motriz nos estudos e crítica de cinema de após a Segunda Guerra Mundial.
Kadınlardaki en hassas erojen bölgedir ve genelde cinsel hazzın anatomik olarak başlıca kaynağıdır.É a zona erógena de maior sensibilidade da mulher e geralmente a principal fonte anatómica de prazer sexual.
Kuzeybatı ve San Juan eyaletleri bu etkinliğin başlıca merkezleridir.O Noroeste e San Juan são as principais regiões de atuação.
Başlıca yasalar arasında Anayasa (1976), Medeni Kanun (1966) ve Ceza Kanunu (1982) sayılabilir.As principais leis incluem a Constituição (1976), o Código Civil (1966) e o Código Penal (1982).
Başlıca solo çalışmaları 1994'teki Demolition Pumpkin Squeeze Musik ve 1998'de yayımlanan Wave Twisters'dır.Os trabalhos solo de Qbert incluem Demolition Pumpkin Squeeze Musik de 1994 e Wave Twisters de 1998.
Başlıca rakip firmaları Dish Network ve Kablo TV hizmet sağlayıcılarıdır.Os seus maiores concorrentes são a Dish Network e os provedores de televisão a cabo.
Araştırma ve Çözümleme Kanadı (AR-AW veya RAW) Hindistan'ın başlıca dış istihbarat kuruluşudur.O Research and Analysis Wing (R&AW ou RAW) é o serviço de inteligência externo da Índia.
Günümüzde Senato Meydanı, Helsinki'nin başlıca turistik yerlerinden biridir.Presentemente a Praça do Senado é uma das principais atrações turísticas de Helsínquia.
Başlıca kolları soldan aldığı Scarpe ve Leie'yle sağdan aldığı Rupel ve Dender (Dendre) nehirleridir.Na ponta, são colocadas a bacia de arroz (à esquerda) e a de sopa (à direita).
Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler'in başlıca yargı organıdır.A Corte Internacional de Justiça será o principal órgão judiciário das Nações Unidas.
Başlıca amaçlar: Kanseri tedavi etmek.Dedicado principalmente ao tratamento do câncer.
Bunlar bir zamanlar matematik felsefecilerinin başlıca uğraşı alanıydı.Estes foram uma vez o estudo primário dos filósofos da matemática.
Başlıca görevi ABD Başkanı ve ailesini korumaktır.O Serviço Secreto dos Estados Unidos é encarregado de proteger o presidente e a primeira família.
Oyunda kullanılan başlıca tabancalar.É a arma inicial do jogo.
Başlıca üreme noktaları Avrupa'dır.Os primeiros destinos seriam pela Europa.
Başlıca yayılma yolları, e-posta ve World Wide Web olarak görülmektedir.Exemplos são a transferência de arquivos, e-mail e World Wide Web.
Tarım toplumunda toprak yetiştiriciliği refahın başlıca kaynağıdır.Em uma sociedade agrária, o cultivo da terra é a principal fonte de riqueza.
Nuku'alofa, Tonga'nın başkenti ve başlıca limanı.Nuku'alofa, a capital do reino de Tonga.
"Başlıca eserleri".«Principais atividades artesanais».
Başlıca ve en önemli geçim kaynağı Çay dır.Seu único e principal elemento é o Poison.
1995-2000 yılları arasında Bělohlávek, BBC Senfoni Orkestrası'nın başlıca konuk katılımcısıydı.De 1995 a 2000 Bělohlávek foi diretor convidado principal da Orquestra Sinfônica da BBC (BBC SO).
Osaka Körfezi'ndeki başlıca limanlar Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki ve Hannan'dır.Os maiores portos na baía de Osaka incluem os de Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki e Hannan.
Savaşla ilgili başlıca kaynak Ammianus Marcellinus'dur.A única fonte sobre ele é a obra de Amiano Marcelino.
Kalkınma Sekreteri olarak atandığında 2007'de başlıca görevli oldu.Ela se tornou uma autoridade principal em 2007, quando foi nomeada Secretária de Desenvolvimento.
Bir yıldız gemisi yerine başlıca bir uzay istasyonunda geçen tek Uzay Yolu dizisidir.É a única série da franquia a se passar principalmente em uma estação espacial, ao invés de uma nave estelar.
İsveç'te yayımlanan başlıca dergilerin büyük bir kısmı da burada basılır.A maioria das grandes editoras de revistas dos Estados Unidos também estão sediadas em Nova Iorque.
Serum proteinlerine, başlıca albumine olmak üzere, %98 oranında bağlanır.Se liga às proteínas cerca de 88%, principalmente à albumina.
Başlıca arkadaşları Kit Carson, oğlu Kit Willer ve Navajo savaşçısı Tiger Jack'dir.Para isso, ele conta com a ajuda de seus pards: Kit Carson, Kit Willer e o índio navajo Jack Tigre.
Bu enzim antiviral ilaçların başlıca hedeflerindendir.Consequentemente, estes mecanismos são também os alvos primordiais do fármacos anti-hipertensores.
Başlıca olarak herhangi bir durum veya eylemin geçmişte meydana geldiğini belirtmekte kullanılır.Em suma, podemos dizer, concretamente, que a acção se passa há algum tempo atrás.
Başlıca tarım ürünleri fasulye, incir, üzüm ve diğer meyvelerdi.Cultivos adicionais incluíam feijão, figos, uvas e outras frutas.
Bu bellek yitiminin nedenleri konusunda başlıca üç teori ortaya atılmıştır.Distinguiu três momentos essenciais dessa teorização.
Başlıca hedefleri şunlardı: Tüm vatandaşların temel özgürlüklerini savunmak.Esta renda teria como objetivo garantir as necessidades básicas de todos os cidadãos.
KMail'in başlıca özellikleri şunlardır: IMAP, POP3 ve SMTP desteği.Principais protocolos de e-mail: POP3, IMAP e SMTP
Holokost ve savaş sonrası Almanya'nın durumu Sebald'in eserlerinin başlıca konularıdır.Holocausto e a Alemanha pós-guerra são temas que marcam fortemente a sua obra.
Keamy sezonun ikinci yarısında dizinin başlıca antagonisti oldu.Alvin, foi o antagonista recorrente na primeira metade da segunda temporada.
Bu anlaşmazlığa başlıca sebep iki kız kardeşin arasında baba mirasının bölüşülmesi ile ilişkili idi.Contudo, a união foi contestada em razão dos laços de parentesco entre o casal.
Genellikle kimyasal silah olarak kullanılan bu maddeler başlıca Tabun, Soman ve Sarin'dir.As principais armas químicas desse gênero são o soman, o tabun, o VX e o sarin.
Özellikle vandalizm başlıca bozulma sebebidir.Seu interesse é basicamente o vandalismo.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?As únicas perguntas que me interessavam eram: Elas vão sair dessa?
Valentinianus'un başlıca çalışması sınırların korunmasıydı.E o trabalho de Tenko é proteger essas jóias.
Başlıca görevi şehirde kalıcı bir cami inşa etmekti.Carlos tencionava construir a primeira fortificação permanente na cidade.
Başlıca kullanıcısı Deltadır.O nível intermediário é Delta .
Karōshi ölümlerinin başlıca tıbbî nedenleri strese bağlı kalp krizi ve inmedir.As principais causas médicas das mortes pelo karoshi são ataque do coração e derrame devido a estresse.
Ressamın başlıca eserleri Rusya'nın en iyi tabloları arasında sayılır.O que ele produziu foi suficiente para colocá-lo entre os maiores mestres russos da pintura.
Sparta kenti ve Trakya bölgesi tanrının başlıca kült merkezleridir.A Grande Catedral e o Templo de Kiltia formam o centro da cidade.
Bu kademelerin başlıcaları: Proje taşkını ve bölgenin karakteristikleri belirlenir.A combinação destas duas componentes explica como a rede aérea é projectada e caracterizada.
Başlıca besinleri hayvan leşleridir.As gemas mais antigas representam animais.
Başlıca siyasi eylemlerini 1970'lerde ve 80'lerde yaptı.Entrevistou as principais figuras políticas da década de setenta e oitenta.
Bu örneklerin arasında iki tane başlıcası dikkat çekmektedir.Dentre as quais duas se destacam.
Kalp krizi yetişkinlerdeki ani ölümün başlıca nedenlerinden biridir.As perturbações hipertensivas da gravidez são uma das causas mais comuns de morte durante a gravidez.
İlgili Sayfalar