başlıca ile cümle
başlıca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Harekâtın başlıca kusuru faaliyet alanında fazlaca iddialı olmasıydı.КОНЕЧНО ЖЕ, ФИКТИВНО Вы попадали в экстремальные ситуации на работе?
Orta Çağ Gürcistan tarihinin başlıca kaynağıdır.Является важнейшим источником по средневековой истории Новгородской земли.
Hukuk başlıca iki işlevi yerine getirir: 1. Düzeni sağlar, 2. Adaleti tesis eder.II. Составить два уложения весьма нужные: 1) судебное, 2) уголовное.
Adalarda başlıca balık ve deniz yemekleri yaygındır.В приморских районах популярны прежде всего рыбные блюда и морепродукты.
Binicilikte başlıca iki biçim vardır: İngiliz biniciliği ve Batı biniciliği.В дальнейшем появилось два принципиально отличающихся типа сёдел: английское седло и седло вестерн.
Akinezi, Parkinson hastalığının başlıca belirtisidir.У Пика были явные признаки болезни Паркинсона.
Nuku'alofa, Tonga'nın başkenti ve başlıca limanı.Nuku’alofa) — столица королевства Тонга.
Turizm, Vatikan ekonomisinin başlıca gelir kaynaklarından birisidir.Туризм является одним из основных источников доходов в экономике Ватикана.
Korsanlık başlıca geçim kaynağı ve yaşam biçimi haline geldi.Заповедник стал последним прибежищем нама и их полукочевого образа жизни.
Bunun başlıca üç nedeni vardır: İş yükü.Этому существуют три основных объяснения (эффекта).
Ülkenin başlıca zenginliğini kömür oluştururdu.Стране остро нужен был уголь.
Ülkenin başlıca limanıdır.Главный морской порт страны.
Orta Çağ'ın başlarında bira fıçılarının tutulduğu başlıca yerler manastırlardı.Монастыри играли в Средневековье большую роль в производстве пива.
İlyadanın ve çevrim şiirlerinin başlıca kahramanlarından biridir.Обманом и подлостью он разлучает главных героев.
Sınıf grubu, Danimarka Folkeskole’nin başlıca ünitesidir.Ведущий учёный Дании в этой области.
Başlıca tarım ürünü Çay dır.Основная сельскохозяйственная культура - чай.
Başlıca iki büyük (North Island ve South Island) ve birçok küçük adadan oluşur.Особое место занимает Новая Зеландия, состоящая из двух крупных островов (Северный и Южный) и ряда мелких.
Topların koyulduğu başlıca yerlerden biri Montmartre tepeleriydi.Один из крупнейших «артиллерийских парков» был на высотах Монмартра.
Başlıca kullanıcıları İngiliz Milletler Topluluğu olmuştur.Такая практика была обычной для английского общества.
Başlıca hedefi ilk olarak Japonya'yı daha sonrasında ise dünyayı ele geçirmektir.В первую очередь чудовище атакует Японию.
Başlıca tarım ürünü tahıllardır.Преимущественной сельскохозяйственной культурой остаётся кукуруза.
Bunun başlıca iki nedeni vardır.На это есть две главные причины.
Kuzey bölgelerde çalışan kesimin en çok başvurduğu başlıca alkollü içecekler bira ve aleydi.Напитком простолюдинов на севере в основном было пиво или эль.
Ülkenin başlıca ilke ve ülküleri İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nde açıklanmıştır.Человек и его права провозглашаются высшей ценностью общества и государства.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Основных вопросов в данной области три: Что искать?
Başlıca bilimsel çalışmaları petrolün ve petrol gazlarının katalitik imalatı alanıyla ilgili olmuştur.Научные интересы сосредоточены в области эксплуатации нефтяных и газовых скважин.
Başlıca iki grup tedavi yöntemi vardır.Есть две формы пренатального лечения.
Bu antlaşmanın başlıca hükümleri şunlar idi: İki taraf için de savaş bitecektir.Основное условие было поставлено перед переговорами — положить оружие обеим сторонам.
Tütün başlıca gelir kaynağıdır.Золото — главный источник доходов.
Nükleoit başlıca, yaklaşık %60 oranında, DNA'dan oluşur, kalanı RNA ve proteindir.На долю ДНК приходится около 60 % массы нуклеоида; помимо ДНК, нуклеоид содержит РНК и белки.
Kürdistan'da başlıcası Kürtler olmak üzere birçok etnik grup yaşamaktadır.Многие иностранные граждане приезжали на лечение в Курган.
Aort yırtılması başlıca ölüm nedenidir.Видимо, осыпание — основной фактор разрушения гор.
Avrupa ikliminin başlıca özelliği ılıman olmasıdır.Характерной чертой европейской алхимии стало её двусмысленное положение в обществе.
Üzüm, elma, kiraz, vişne ve şeftali üretilen başlıca meyvelerdendir.Питаются растительной пищей: плодами, листьями, орехами, корнями.
Başlıca sembolleri tünemiş bir kuş ve bir sabandır.Из птиц можно отметить глухаря и рябчика.
Islak ve kuru olmak üzere, başlıca iki tipi vardır.Для набивки колонок твёрдой фазой существует два основных метода, сухой и мокрый.
ABD'de başlıca kredi büroları Experian, Equifax, and TransUnion'dır.في الولايات المتحدة ، مكاتب الائتمان الرئيسية هي Equifax و Experian و TransUnion.
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.وقي المقابل، كان زيت الزيتون والنبيذ صادرات إيطاليا الرئيسية.
Orijinal olarak, onun başlıca motivasyonu radyasyonun termodinamiğini açıklamak oldu.كان دافعه الرئيسي في الأصل هو تفسير الديناميكا الحرارية للإشعاع.
Başlıca tedavi yöntemi antibiyotiklerdir.العلاج الرئيسي هو المضادات الحيوية.
Araştırma ve Çözümleme Kanadı (AR-AW veya RAW) Hindistan'ın başlıca dış istihbarat kuruluşudur.جناح البحث والتحليل الهندي (ويرمز لها ب R&AW أو RAW) هي جهاز مخابرات خارجية هندية.
Hepatit C, uzun yıllar boyunca enfekte olmuş insanlarda, siroz ve karaciğer kanserinin başlıca sebebidir.يعتبر الالتهاب الكبدي ج هو السبب الرئيسي لتشمع الكبد وسرطان الكبد لدي المصابين به لعدة سنوات.
Başlıca üreme noktaları Avrupa'dır.موطن النبات الأصلي هو أوروبا الوسطى.
İpek üretimine başlıca Lyon' da başlanıldı.يتركز إنتاج الجينز في إيطاليا بشكل رئيسيْ.
Terpen ve terpenoidler, çoğu bitki ve çiçekteki esans yağlarının başlıca bileşkeleridir.تربين وتيربينويدس هي المكونات الأساسية للزيوت الموجوده في أنواع كثيرة من النباتات والزهور.
Yeryüzü geçmişinde en azından beş başlıca buz çağı bulunmaktadır.كان هناك على الأقل 5 عصور جليدية مرت في تاريخ الأرض.
Japonya'nın başlıca manga ödüllerinden biri olup 1955 yılından bu yana her yıl verilmektedir.يتم منح الجائزة سنويا لسلاسل المانغا منذ سنة 1955.
Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler'in başlıca yargı organıdır.محكمة العدل الدولية، هي الجهاز القضائي للأمم المتحدة.
Köyün ekonomisi köyde başlıca tarım ürünleridir.تعد الزراعة القطاع الاقتصادي الرئيسي في القرية.
Başlıca gelir kaynağı turizm ve şeker endüstrisidir.المصادر الرئيسية الحالية للنقد الأجنبي تأتي من صناعة السياحة وصادرات السكر.
Başlıca işlevleri hücreye enerji sağlamaktır.هي مسؤولة عن توليد الطاقة داخل الخلية.
Pint; başlıca Britanya ve ABD ölçü sistemlerinde kullanılan, yaklaşık yarım litrelik bir hacim birimi.كوارت: مقياس انجلزي لحجم السوائل يستعمل في إنجلترا وأمريكا وهو يساوي ربع الجالون.
Domuz, biftek ve kümes hayvanları, domuz en fazla olmak üzere Almanya'da başlıca tüketilen et çeşitleridir.لحم البقر والخنزير والدجاج هي أكثر اللحوم المستهلكة في المطبخ الألماني ولحم الخنزير هو الأكثر شعبية .
Ormanlar başlıca dağların kuzey yamaçlarında görülür, ayrıca bozkır ortasında korular da mevcuttur.تعتبر الغابات موجودة بشكل رئيسي في المنحدرات الشمالية للجبال، كما أن هناك أيضا بساتين في وسط السهوب.
Başlıca görevi, Arnavutluk Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğünün savunmaktır.تتمثل مهمتها الرئيسية في الحفاظ على استقلال وسيادة وسلامة أراضي البلاد.
Kolombiya'nın başlıca ihracat ürünü petrol olup ihracatın %45'ini oluşturmaktadır.النفط هو سلعة التصدير الرئيسية في كولومبيا، مما يجعله أكثر من 45٪ من صادرات كولومبيا.
Mahallenin başlıca gelir kaynağı bir zamanlar tütün idi.في البداية، نمت مستعمرة التبغ كمحصولها الوحيد.
Krallar sırayla Roma'nın başlıca kabilelerinden seçiliyordu.في البداية، كان روما يحكمها ملوك، الذين يتم انتخابهم من كل واحدة من كبرى القبائل في روما بدورها.
Aspirasyon pnömonisi kendini başlıca akciğer tabanlarında ve sağ taraftaki bilateral opasiteler ile gösterir.قد يظهر ذات الرئة الشفطي عتامات ثنائية الجانب في قاعدتي الرئتين وفي الجانب الأيمن.
Başlıca köpeklerde görülür.يعتبر من الكلاب الكبيرة المتوسطة.