başkası ile cümle
başkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınΈτσι, η δικαιοσύνη και για τον έναν και για τον άλλον πρέπει να είναι αδιάιρετη. Κοιτάξτε αυτήν την εικόνα.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınЗатова честността към единия и към другия не е делима. Погледнете тази снимка.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınПоэтому справедливость к одному и справедливость к другому неразделимы. Взгляните на это изображение.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınאז, הגינות לאחד ולאחר היא לא בת חלוקה. הביטו בתמונה הזו.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınلذا، العدل بالنسبة لشخص ما أو لآخر غير قابل للقسمة. انظر إلى الصورة.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakın公平でなけれならない この写真を見て下ください どこで撮影されたものでしょう?
Birini ele geçirdiğim anda, bir başkası tarafından ihanete uğradım.Cuando me hacía con una, alguna de las otras me traicionaba.
Birini ele geçirdiğim anda, bir başkası tarafından ihanete uğradım.С ней было нелегко общаться.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Bon à quelque chose, mauvais pour autre chose.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Bra på en sak, dåligt på annat.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Brava in una cosa e scarsa in qualcos'altro.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Buena para una cosa, mala para otra cosa.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Buna la ceva, rea la altceva.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Excelente numa coisa, muito mau noutra coisa qualquer.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Giỏi ở một thứ nào đó, dở ở thứ khác.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.God til en ting, dårlig til noget andet.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Gut in einer Sache, schlecht in einer anderen.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Hebat di satu hal, buruk di hal lain
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Hyvä yhdessä asiassa, huono toisessa.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Je dobrá na jednu věc, špatná na jinou.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.한 가지엔 탁월하지만 다른 것들에는 서툴죠.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Valamiben jó, valami másban rossz.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.W czymś wybitnym, ale słabym w czymś innym.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Καλό σε ένα πράγμα, κακό σε κάτι άλλο.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Добър в едно нещо, лош в нещо друго.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.Это люди, одаренные в одной сфере, но неуспевающие в другой.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.טוב בדבר אחד, גרוע בדבר אחר.
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.جيد في أشياء معينة , وسيء في أشياء أخرى .
Bir işte çok iyi, başkasında kötü.私は代数が苦手でした 幾何学などの
Biri sünnetliyken mi çağrıldı, sünnetsiz olmasın. Bir başkası sünnetsizken mi çağrıldı, sünnet olmasın.En blev kalt som omskåret, han dra ikke forhud over; en er blitt kalt som uomskåret, han la sig ikke omskjære!
Biri sünnetliyken mi çağrıldı, sünnetsiz olmasın. Bir başkası sünnetsizken mi çağrıldı, sünnet olmasın.할례자로 부르심을 받은 자가 있느냐 무할례자가 되지 말며 무할례자로 부르심을 받은 자가 있느냐 할례를 받지 말라
Biri sünnetliyken mi çağrıldı, sünnetsiz olmasın. Bir başkası sünnetsizken mi çağrıldı, sünnet olmasın.Obrezan li je kdo poklican? Naj se ne dela neobrezanega. V neobrezi je kdo poklican? Naj se ne obrezuje.
Biri sünnetliyken mi çağrıldı, sünnetsiz olmasın. Bir başkası sünnetsizken mi çağrıldı, sünnet olmasın.Obřezaný někdo povolán jest? Neuvodiž na sebe neobřezání; pakli kdo v neobřízce povolán, neobřezuj se.
Biri sünnetliyken mi çağrıldı, sünnetsiz olmasın. Bir başkası sünnetsizken mi çağrıldı, sünnet olmasın.Призван ли кто обрезанным, не скрывайся; призван ли кто необрезанным, не обрезывайся.
Biri sünnetliyken mi çağrıldı, sünnetsiz olmasın. Bir başkası sünnetsizken mi çağrıldı, sünnet olmasın.אם נמול האיש המקרא אל ימשך את ערלתו ואם ערל הוא אל ימול׃
Biri sünnetliyken mi çağrıldı, sünnetsiz olmasın. Bir başkası sünnetsizken mi çağrıldı, sünnet olmasın.دعي احد وهو مختون فلا يصر اغلف. دعي احد في الغرلة فلا يختتن.
Biri sünnetliyken mi çağrıldı, sünnetsiz olmasın. Bir başkası sünnetsizken mi çağrıldı, sünnet olmasın.有 人 已 受 割 禮 蒙 召 呢 、 就 不 要 廢 割 禮 . 有 人 未 受 割 禮 蒙 召 呢 、 就 不 要 受 割 禮
Biri sünnetliyken mi çağrıldı, sünnetsiz olmasın. Bir başkası sünnetsizken mi çağrıldı, sünnet olmasın.有 人 已 受 割禮 蒙 召 呢 、 就 不 要 廢割禮 . 有 人 未 受 割禮 蒙 召 呢 、 就 不 要 受 割禮
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.Aus dem Blickwinkel eines Jazzmusikers ist es einfacher, über den Fehler eines anderen zu sprechen.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.Din perspectiva unui muzician de jazz e mai uşor să vorbeşti despre greşeala altuia.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.재즈 음악가의 측면에서 보면, 차라리 다른 사람의 실수를 찾는 게 더 쉬운 겁니다.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.lebih mudah untuk berbicara mengenai kesalahan orang lain.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.Na perspetiva de um músico de jazz, é mais fácil falar do erro de outra pessoa.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.Z perspektívy jazzového hudobníka je jednoduchšie rozprávať o chybe niekoho iného.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.Z perspektivy jazzového muzikanta je snazší mluvit o chybě někoho jiného.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.Z perspektywy muzyka jazzowego, łatwiej jest mówić o pomyłkach innych ludzi.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.З точки зору джазового музиканта, легше пояснити помилку когось іншого.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.מנקודת מבטו של נגן ג'אז, זה יותר קל לדבר על טעות של מישהו אחר.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.من وجهة نظر موسيقي جاز، من الأسهل أن تتحدث عن خطأ شخص آخر.
Bir jazz müzisyeninin bakış açısından, bir başkasının hatası hakkında konuşmak daha kolay.他の職業のミスはより明白なものです バンドスタンド上での誤りの受け止め方は
Bir kere daha bu sadece başkasına verdiğim bir borçtur.Ještě jednou je to jen úvěr někomu jinému.
Bir kere daha bu sadece başkasına verdiğim bir borçtur.Mais uma vez, é apenas uma forma de empréstimo.
Bir kere daha bu sadece başkasına verdiğim bir borçtur.مرة أخرى، أنه مجرد قرض لشخص آخر.
Bir kere daha bu sadece başkasına verdiğim bir borçtur.誰かへの融資であり、私はその資産を得ます。
Bir kişinin diğerini koruması, birinin başka biri tarafından korunması... başkasının desteğina muhtaç olmak...Cineva protejeaza pe altcineva , altcineva vegheaza pe altcineva...
Bir kişinin diğerini koruması, birinin başka biri tarafından korunması... başkasının desteğina muhtaç olmak...누가 누굴 보호하고, 지켜주고
Bir kişinin diğerini koruması, birinin başka biri tarafından korunması... başkasının desteğina muhtaç olmak...Một người bảo vệ một người khác; một người che chắn cho một người khác... dựa dẫm vào một người khác...
Bir kişinin diğerini koruması, birinin başka biri tarafından korunması... başkasının desteğina muhtaç olmak...Quelqu'un qui protège quelqu'un d'autre... quelqu'un pour veiller sur quelqu'un d'autre...
Bir kişinin diğerini koruması, birinin başka biri tarafından korunması... başkasının desteğina muhtaç olmak...Seseorang melindungi orang lain; seseorang menjaga orang lain...
Bir kişinin diğerini koruması, birinin başka biri tarafından korunması... başkasının desteğina muhtaç olmak...Valaki megvéd valaki mást, valaki őrködik valaki felett..