başkası ile cümle
başkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››I řekl opět jiný : Půjdu za tebou, Pane, ale prve dopusť mi, ať se rozžehnám s těmi, kteříž jsou v domu mém.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Jesus, porém, lhe respondeu: Ninguém que lança mão do arado e olha para trás é apto para o reino de Deus.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Også en annen sa: Jeg vil følge dig, Herre! men gi mig først lov til å si farvel til dem der hjemme!
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Rzekł też i drugi: Pójdę za tobą, Panie! ale mi pierwej dopuść pożegnać się z tymi, którzy są w domu moim.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un altro disse: «Ti seguirò, Signore, ma prima lascia che io mi congedi da quelli di casa»
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un altul a zis: ,,Doamne, Te voi urma, dar lasă-mă întîi să mă duc să-mi iau rămas bun dela ai mei.``
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Un autre dit: Je te suivrai, Seigneur, mais permets-moi d`aller d`abord prendre congé de ceux de ma maison.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Еще другой сказал: я пойду за Тобою, Господи! но прежде позволь мне проститься с домашними моими.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Рече ж і другий: Пійду слїдом за Тобою, Господи; перше ж дай менї попрощатись із тими, що в дому моїм.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››Рече и друг: Ще дойда след Тебе, Господи; но първо ми позволи да се сбогувам с домашните си.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››ויאמר עוד איש אחר אלכה אחריך אדני אך הניחה לי בראשונה להפטר מבני ביתי׃
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››وقال آخر ايضا اتبعك يا سيد ولكن ائذن لي اولا ان اودع الذين في بيتي.
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››又 有 一 人 說 、 主 、 我 要 跟 從 你 . 但 容 我 先 去 辭 別 我 家 裡 的 人
Bir başkası, ‹‹Ya Rab›› dedi, ‹‹Senin ardından geleceğim ama, izin ver, önce evimdekilerle vedalaşayım.››又 有 一 人 說 、 主 、 我 要 跟 從 你 . 但 容 我 先 去 辭別 我 家裡 的 人
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Aina kun joudut konfliktiin jonkun kanssa, et tule löytämään yhteisymmärrystä.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Aussi longtemps que vous entrez en conflit avec une autre personne, vous n'arriverez à aucun accord.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Da quando entri in conflitto con un'altra persona, non raggiungi nessun accordo.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Selama Anda masuk dalam konflik dengan orang lain, Anda tidak akan mencapai kesepakatan apapun
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Solange man einer anderen Person in Konflikt gegenübertritt, wird man keine Einigung erreichen.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Tan pronto como entres en conflicto con otra persona, no llegarás a ningún acuerdo.
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.Докато влизате в противоречие с друг човек, няма да постигнете съгласие.
Bir başkası,Для кого-то другого это —
Bir başkası,「目的のためには人を殺しもする」
Bir dakika uzunluğunda. Burada, Opto-Isolator bir başkasının göz kırpmasına karşılık olarak göz kırpıyor.これは人の瞬きに
Bir erkeği sevmiştim... ..başkasıyla evlendim.Ας πάμε βόρεια με το αμάξι. Εκεί είναι πιο ήσυχα, αλλά δεν ωφελεί.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Albowiem w tem prawdziwe jest ono przysłowie: Że inszy jest, który sieje, a inszy, który żnie.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Căci în această privinţă, este adevărată zicerea: ,Unul samănă, iar altul seceră`.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Car en ceci ce qu`on dit est vrai: Autre est celui qui sème, et autre celui qui moissonne.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Denn hier ist der Spruch wahr: Dieser sät, der andere schneidet.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.for her er det et sant ord at en sår og en annen høster.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Kajti v tem je pregovor resničen: Drugi je, ki seje, in drugi, ki žanje.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.그런즉 한 사람이 심고 다른 사람이 거둔다 하는 말이 옳도다
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Lebo v tomto prípade je pravdivé to slovo, že iný je, kto seje, a iný, kto žne.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Mert ebben az a mondás igaz, hogy más a vetõ, más az arató.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Nebo i v tom pravé jest slovo, žeť jiný jest, jenž rozsívá, a jiný, kterýž žne.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Peribahasa ini benar juga, 'Yang satu menanam, yang lain menuai.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Porque en esto es verdadero el dicho: "Uno es el que siembra, y otro es el que siega.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Porque nisto é verdadeiro o ditado: Um é o que semeia, e outro o que ceifa.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Qui infatti si realizza il detto: uno semina e uno miete
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Sillä tässä on se sana tosi, että toinen on kylväjä, ja leikkaaja toinen.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Thi her er det Ord sandt: En sår, og en anden høster.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Ty här sannas det ordet, att en är den som sår och en annan den som skördar.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Vì đây người ta có thể nói rằng: Người nầy thì gieo, người kia thì gặt, là rất phải.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Vì đây người_ta có_thể nói rằng : Người nầy thì gieo , người kia thì gặt , là rất phải .
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Διοτι κατα τουτο αληθευει ο λογος, οτι αλλος ειναι ο σπειρων και αλλος ο θεριζων.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.Бо у сьому слово правдиве: що инший, хто сіє, а инший, хто жне.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.ибо в этом случае справедливо изречение: один сеет, а другой жнет.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.כי בזאת אמת המשל כי זה זרע ואחר יקצר׃
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.لانه في هذا يصدق القول ان واحدا يزرع وآخر يحصد.
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.俗 語 說 、 那 人 撒 種 、 這 人 收 割 、 這 話 可 見 是 真 的
‹Biri eker, başkası biçer› sözü bu durumda doğrudur.俗語說 、 那人 撒種 、 這人 收割 、 這話 可 見是 真的
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınA magunkkal és másokkal szembeni igazságosság tehát nem elválasztható. Nézzétek ezt a képet!
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınEs decir, la honestidad para uno y para el otro no es divisible. Observen esta imagen.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınFair zum Einen und fair zum Anderen zu sein, ist daher nicht teilbar. Schauen Sie dieses Bild an.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınÎn concluzie, favorizarea uneia sau a celeilalte nu este permisibilă. Priviți această imagine.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınJadi, keadilan terhadap sesama tidak boleh dibedakan. Lihatlah foto ini.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakın한사람 또 다른 사람에게 적용되는 공평함은 분리될 수 있는 것이 아닙니다. 이 사진을 봐 주십시오.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınL'équité envers les uns et les autres n'est pas sécable. Regardez cette photo.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınQuindi, l' equità agli uni e agli altri non è scindibile. Guardate questa foto.
Birine veya bir başkasına yapılan adalet bölünemez. şu fotoğrafa bakınTak więc uczciwość wobec siebie i wobec innych jest niepodzielna. Spójrzcie na ten obrazek.