başkası ile cümle

başkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Ez az erőforrás a tiéd, nem másé.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Het is jullie grondstof, niet die van iemand anders.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Je to Vaša surovina, nie niekoho iného.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Jsou to Vaše zdroje, ne někoho jiného.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.그것은 다른 누군가의 것이 아닌, 여러분의 자원입니다.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Ma è la tua risorsa, non quella di qualcun altro.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.One należą do ciebie, do nikogo innego.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Pero es suyo, no es de nadie más.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Sumber daya Anda, bukan orang lain.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Sunt ale tale, nu ale altcuiva.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Είναι οι δικοί σας πόροι, όχι κάποιου άλλου.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Но это ваши ресурсы, а не чьи-то ещё.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.Това е ваш ресурс, не е ничий друг.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.אלו המשאבים שלכם, לא של מישהו אחר.
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.إنها مواردكم ، لا تخص غيركم .
Ama bu sizin kaynağınız, başkasının değil.あなたの国の資源です
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Ale ten, kdo zachránil So-hwa nebyl nikdo jiný, než Yl Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Ale wtedy uratował ją nie kto inny, jak sam Yi Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Dar acela care a salvat-o pe So-hwa a fost nimeni altul decât Yi Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.El tipo que rescató a So-hwa era nada más y nada menos que Yi Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Maar degene die So-hwa heeft gered, was niet anders dan Yl Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Mais Yi-gwak a sauvé So-hwa.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Nhưng người đã cứu So-hwa không ai khác ngoài Yi Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Tapi seseorang yang menyelamatkan So-hwa tidak lain adalah YI Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Toda, ta, ki je rešil So-hwa, ni bil nihče drug, kot Yi Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Но този, който спаси Со-Ха, беше самият Ю Гак.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.אבל האחד שהציל את סו-וואה .הוא האחד שאין שני לו אי-גוואק
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Alt student din primul an la IASM a fost Shehu.
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Egy másik elsőéves hallgató az AIMS egyetemen Shehu.
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Ein anderer Student aus dem ersten Jahr des AIMS war Shehu.
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.En anden studerende i det første år ved AIMS var Shehu.
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Kolejnym studentem w pierwszym roku AIMS był Shehu.
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Nog een student uit het eerste jaar van het AIMS was Shehu.
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Un altro studente, al primo anno dell'AIMS, fu Shelu.
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Un autre étudiant dans les premières années d'AIMS était Shehu.
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Друг студент от първата година на АИМН е Шеху.
AMBE'nin ilk yıl öğrencilerinden bir başkası Shehu'ydu.Ещё одним студентом первого набора АИМН был Шеху.
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.Ale někteří lide si koupili kávu pro sebe, jako obvykle, jiní zase řekli, že koupili kávu někomu jinému.
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.Algunos se compraron un café, como siempre, pero otros dijeron que compraron un café para alguien más.
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.그 중 일부는 늘 하던대로 커피를 사서 자신들이 마셨지만, 일부는 다른 사람들에게 커피를 사주었다고 했습니다. 똑같은 커피 구매 행위도
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.Nekateri so si privoščili svojo običajno kavo, drugi pa so rekli, da so kavo kupili nekomu drugemu.
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.Nhưng một số người mua cà phê cho mình, cách mà họ thường làm, Số khác nói rằng họ mua cà phê cho người khác
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.Niektórzy kupowali kawę dla siebie, a inni mówili, że postawili ją komuś innemu.
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.Sommigen kochten koffie voor zichzelf, zoals gewoonlijk, maar anderen voor iemand anders.
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.Но някои купиха кафе за себе си, както обикновено правеха, но други казаха, че са купили кафе за някой друг.
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.Но одни купили кофе себе, как они это делали всегда, а другие сказали, что купили кофе для кого-то другого.
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.Хтось, як і зазвичай, купував каву для себе, а дехто казав, що пригостив іншого.
Ancak bazıları her zamanki gibi kendisine bir kahve aldı, bazıları ise kahveyi başkası için aldığını söyledi.他の人のために買った人もいました つまり 同じ買い物でも 一方では自分のため
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.De ahhoz hogy megértessük magunkat másokkal is, szükség van arra, hogy megtanuljuk használni mások nyelvét.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Desafortunadamente, no podemos comunicarnos con los que no saben nuestro idioma.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Din nefericire, nu poți comunica cu alții fără să le cunoști sau să le înveți mai întâi limba.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Jammer genoeg, je kunt niet met anderen communiceren zonder hun taal eerst te kennen of leren.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.불행하게도, 다른 사람들의 언어를 모르고 있다면 당신은 그들과 소통할 수 없습니다.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Leider können wir nicht mit anderen Menschen kommunizieren, ohne zunächst deren Sprache zu lernen.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Sfortunatamente tu non puoi comunicare con altri e non conoscendo o imparando prima la loro lingua.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.Tuy nhiên, bạn không thể giao tiếp với người khác khi mà không học ngôn ngữ của họ trước.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.К сожалению, вы не можете общаться с другими людьми без знания или изучения их языка.
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.למרבה הצער אינך יכול לתקשר עם אחרים מבלי ללמוד את שפתם קודם
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.لسوء الحظ ، لا تستطيع التواصل مع الآخرين بدون معرفة او تعلم لغتهم أولاً
Ancak, bir başkasının dilini bilmeden ya da öğrenmeden onlarla iletişim kurmamıza imkan yok.それを学ぶ必要に迫られた 同じ問題がネットにも

İlgili Sayfalar