başkası ile cümle
başkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Başkasının senin yerine düşünmesini bekleme!Don't expect others to think for you!
Biri öğretmen, bir başkası doktor ve diğeri bir gazetecidir.One is a teacher, another is a doctor, and the other is a journalist.
Başkasını dene.Try on another one.
O, Tom'dan başkası değil.It's none other than Tom!
Bazen bir başkasının duygularına zarar vermemek için yalan söyleriz.Sometimes we lie to keep from hurting someone else's feelings.
Küçük kız, Emily'den başkasına asla gülümsemez.The little girl never smiles at anyone other than Emily.
Bunu sevmedim. Bana bir başkasını göster.I don't like this. Show me another.
Bir ağaç ölürse yerinde bir başkası yetişir.If a tree dies, plant another in its place.
Başkası için riske girmek istemiyorum.I don't want to go out on a limb.
Sana yapılmasını istemediğini bir başkasına yapma.Do to others as you would have them do to you.
Top şimdi başkasında.Now the shoe is on the other foot.
Daha önce başkasının önünde hiç ağlamayan Jiro haykırmaya başladı.Jiro, who had never cried in front of anyone before, started bawling.
En kötü dost ve düşman, ölümden başkası değildir.The worst friend and enemy is but Death.
Bu bilgiyi başkasından aldım, bu yüzden hatalı olabilirim.I got this information second hand, so I may be wrong.
Bir başarısızlığı bir başkası izledi.One failure followed another.
Başkası konuşuyorken sözünü kesme.Do not interrupt when another is speaking.
Arada sırada kendinizi başkasının yerine koymak iyidir.It's good to put yourself in someone else's place now and then.
Hataları için başkasını suçlama.Don't blame another for his faults.
Başkasının elbiselerini giymeyi sevmem.I do not like wearing anybody else's clothes.
Her zaman bir başkasının aptalıyız.We're always somebody else's idiot.
Tom'dan başkasının bunu almayı istemesi pek olası değil.It's unlikely that anyone other than Tom would be interested in buying this.
Tom Mary'nin başkası ile görüştüğünü bilmiyordu.Tom didn't know Mary was seeing someone else.
Tom başkasına borçlu olmayı sevmez.Tom doesn't like to be indebted to anyone.
Eğer kendinle barışamıyorsan, bir başkasıyla nasıl barışacaksın?If you can't make peace with yourself, how are you going to make peace with anyone else?
O, başkasının hatasını bulan türde bir kişi değil.He's not the kind of person who finds fault with others.
İşi o kabul etmezse, başkası eder.If he doesn't accept the job, someone else will.
O, başkası adına yazı yazıyor.He works as a ghost writer.
Git başkasını öp.Go kiss someone else.
Tom, Mary'yi başkasından daha iyi tanıyor.Tom knows Mary better than he knows anyone else.
Tom Mary'yi başkasının tanıdığından daha iyi tanır.Tom knows Mary better than anyone else does.
Sadece suçu başkasına yüklemeye çalışıyorsun.You're just trying to shift blame away from yourself.
İş için başkasını tuttular.They hired someone else for the job.
Başkasını bulmalıyım.I have to find another one.
Tom seni başkasını sevdiği kadar çok seviyor.Tom likes you as much as he likes anyone.
Başkasını bulacağım.I'll find another one.
Bu belki artık bir başkasının sorunu olmayabilir.This may end up being somebody else's problem.
Tom onu başkasına sattı.Tom sold it to somebody else.
Sen kendini sevemiyorsan, başkası da sevmez.If you can't love yourself, no one else will.
Başkasını satın almak istiyorum.I want to buy another.
Sıra başkasında.It's somebody else's turn.
Başkası vardı.There was another one.
Bir yerde hoşnutsuz olan nadiren bir başkasında mutlu olur.He that is discontented in one place will seldom be happy in another.
Başkasını denememe izin ver.Let me try another one.
Bunu yapmak için başkasını ikna edemezsem bunu yapmak zorunda olan kişi benim.I'm the one who has to do that if I can't convince someone else to do it.
Sen başkasını bulacaksın.You'll find someone else.
Sen başkasıyla buluşacaksın.You'll meet someone else.
Ölümlerden ve vergilerden başkası yalan.Nothing is certain but death and taxes.
Birinin kaybı bir başkasının kazancıdır.One man's loss is another man's gain.
Sen kaybedersen başkası kazanır.One man's loss is another man's gain.
Tom her zaman Mary'yi eleştiriyor ve onu başkası sanıyor.Tom's always criticizing Mary and putting her down.
Ben onu bildirmezsem başkası yapacak.If I don't report it, someone else will.
Tom'un başkasıyla görüştüğünü biliyor muydunuz?Did you know Tom was seeing someone else?
Bu ondan başkası değil.It's none other than him.
Benim anadilim bir başkası için yabancı dildir.My native language is a foreign language for someone else.
Size reçete edilmiş ilacı başkasına vermeniz yasa dışıdır.It's illegal to give someone else medication that was prescribed for you.
Hıncını bir başkasından çıkar, olur mu?Vent your anger on someone else, will you?
Kimliği bir başkasıyla karıştırılan bir adam vuruldu.A man was shot in a case of mistaken identity.
Gördüğün iyiliğin aynısını başkasına yap.Pay it forward
Kocasının başkasında gözü olduğunu fark etti.She noticed her husband's wandering eye.
Tom'un gözü Meryem'den başkasını görmüyor.Tom's only got eyes for Mary.