Bu arada ben meselâ bağışçı toplantılarına başkanlık ediyordum, bu toplantılarda çeşitli bağışçılarW tamtych czasach przewodniczyłem spotkaniom ofiarodawców, na których wielu z nich...
Bu arada ben meselâ bağışçı toplantılarına başkanlık ediyordum, bu toplantılarda çeşitli bağışçılarВ то же самое время я был председателем собрания инвесторов.
Bu arada ben meselâ bağışçı toplantılarına başkanlık ediyordum, bu toplantılarda çeşitli bağışçılarבאותה עת ישבתי בראש מפגשי תורמים, למשל, שבהם התורמים השונים,
Bu arada ben meselâ bağışçı toplantılarına başkanlık ediyordum, bu toplantılarda çeşitli bağışçılarوفي هذا الوقت, كنت اترأس إجتماعات للمتبرعين مثلا حيث يجتمع مختلف المتبرعين
Bu arada ben meselâ bağışçı toplantılarına başkanlık ediyordum, bu toplantılarda çeşitli bağışçılar支援国の会議を主催していましたが さまざまな支援国があって 多くの支援国はナイロビにいることを選びました
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş. Bir işe yarayabilirdiEz a sorrend lehetővé tette az amerikai Pénzügyminisztérium bocsát ki saját dollárért, nem pedig a Fed.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş.Cet ordre permettait au trésor américain d'émettre ses propres dollars, sans la FED.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş.Dekret ten zezwalał Skarbowi Stanów Zjednoczonych na drukowanie prawdziwych pieniędzy bez udziału Fed-u.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş.Denne ordre gav US ret til at printe penge, uden the Fed.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş.Diese Verordnung gab dem Schatzamt der Vereinigten Staaten die Macht, ECHTES Geld ohne die FED auszustellen.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş.Тази изпълнителна заповед опълномощявала хазната на САЩ да печати пари без Фед.
Bu başkanlıkta, yönetmelik sayısı dörde katlandı.Die Rate der Verordnungen vervierfacht unter diesem Präsidenten.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Craig Venter är chef för tävlingen.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Craig Venter chủ trì sự kiện này.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Craig Venter dirige este evento.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Craig Venter elnököl az eseményen.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Craig Venter este preşedintele acelui eveniment.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Craig Venter is de voorzitter van het evenement.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Craig Venter ist der Vorsitzende dieser Veranstaltung.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.크레이그 벤터 (Craig Venter)가 그 이벤트를 이끌고 있습니다.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Craig Venter mengetuai kegiatan ini.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Craig Venter préside à l'événement.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Craig Venter tomu předsedá.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Konkursem zarządza Craig Venter.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.L'evento è presieduto da Craig Venter.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.O Craig Venter preside a esse evento.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Ο Γκρεγκ Βέντερ προεδρεύει αυτής της διοργάνωσης.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Крейг Вентер - голова цієї події.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Крейг Вентер председатель этого мероприятия.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.Крейг Вентър ръководи това събитие.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.קרייג ונטר שותף לאירוע הזה.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor."كريج فينتر" رئيس ذلك المشروع.
Bu etkinliğe Craig Venter başkanlık ediyor.私はそこでホーキング教授に会い、彼は
Büro, Yönetim Kurulu’nun Temsilcilik ve Başkanlık’larından oluşur.Biroul este format din Preşedintele şi vicepreşedintele Consiliului de administraţie.
Büro, Yönetim Kurulu’nun Temsilcilik ve Başkanlık’larından oluşur.Der Vorstand besteht aus dem Vorsitzenden und den stellvertretenden Vorsitzenden des Verwaltungsrats.
Büro, Yönetim Kurulu’nun Temsilcilik ve Başkanlık’larından oluşur.La Mesa está formada por un Presidente y por los vicepresidentes del Consejo de administración.
Büro, Yönetim Kurulu’nun Temsilcilik ve Başkanlık’larından oluşur.O Gabinete Executivo é constituído pelo Presidente e pelos Vice Presidentes do Conselho de Administração.
Büro, Yönetim Kurulu’nun Temsilcilik ve Başkanlık’larından oluşur.Predsedníctvo sa skladá z predsedu a podpredsedov predstavenstva.
Büro, Yönetim Kurulu’nun Temsilcilik ve Başkanlık’larından oluşur.Presidiet utgörs av styrelsens ordförande och vice ordförande.
Büro, Yönetim Kurulu’nun Temsilcilik ve Başkanlık’larından oluşur.Prezydium tworzą przewodniczący i wiceprzewodniczący zarządu.
Büro, Yönetim Kurulu’nun Temsilcilik ve Başkanlık’larından oluşur.Son bureau est composé du président et des vice-présidents du conseil d'administration.
Büro, Yönetim Kurulu’nun Temsilcilik ve Başkanlık’larından oluşur.Urad sestavljajo predsednik in podpredsedniki upravnega odbora.
Büro, Yönetim Kurulu’nun Temsilcilik ve Başkanlık’larından oluşur.Το προεδρείο απαρτίζεται από τον Πρόεδρο και τους Αντιπροέδρους του Διοικητικού Συμβουλίου.
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.A seguir, o Palácio Presidencial foi cercado por militares golpistas.
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Bald darauf wurde der Präsidentenpalast von abtrünnigen Armeeoffizieren umstellt.
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Hamarosan az elnöki palotát áruló katonatisztek vették körül.
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Istana presiden segera dikepung oleh perwira pembangkang
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Kmalu je bila predsedniška palača obkoljena z odpadniškimi vojaškimi poveljniki.
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Niedługo potem pałac prezydencki został otoczony przez oficerów należących do spisku
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Presidentpalatset omgavs snabbt av överlöpare officerare
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Presto il palazzo presidenziale fu circondato da militari ribelli.
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Prezidentský palác bol čoskoro obkľúčený sprisahaneckými vojenskými veliteľmi.
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Σύντομα, το Προεδρικό Μέγαρο περικυκλώθηκε από στασιαστές αξιωματικούς του στρατού.
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Вскоре президентский дворец был окружен изменившими армейскими офицерами
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.Скоро сградата на президента е заобиколена от военните.
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.מהר מאוד הארמון הוקף .בקציני צבא שערקו לאופוזיציה
Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.内部にいる ウゴ·チャベスに対し 辞任か爆撃の最後通牒を伝えました
Çünkü Kraliyet Sarayı... ...ve Başkanlık Anıtı'nın buraya inşa edilmesi gerekiyor.Car le Domaine Impérial et le Mémorial du Président deNla République doivent être là pour ça.
Çünkü Kraliyet Sarayı... ...ve Başkanlık Anıtı'nın buraya inşa edilmesi gerekiyor.Épül a királyi család nyaraló helye és az Elnöki Emlékcsarnok...
Çünkü Kraliyet Sarayı... ...ve Başkanlık Anıtı'nın buraya inşa edilmesi gerekiyor.Το χτίσιμο του καλοκαιρινού θέρετρου για την βασιλική οικογένεια, η αναμνηστική αίθουσα για τον Πρόεδρο,...