Başkanlık kararnameleri çıkarmayı gerçekten severdi.あるときは その年の月の呼び名を変更
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?Bukankah posisi ketua hanya menunggu untukmu?
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?Chả phải chiếc ghế chủ tịch chỉ chờ mỗi cậu thôi sao?
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?Is de directeur's positie niet gewoon op je aan het wachten?
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?La poltrona da direttore non sta aspettando te?
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?Le poste de PDG ne t'attend t-il pas ?
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?Nu tie ti-a rezervat pozitia de presedinte?
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?VÄntar inte direktörens position dig?
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?Wartet die Position des Vorstandsvorsitzenden nicht nur auf dich?
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?Η θέση του προέδρου δεν σε περιμένει;
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?Может, должность председателя тебя ждет не дождется?
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?أليس منصب الرئيس بإنتظارك؟
Başkanlık pozisyonu senin için bekliyor değil mi?パラン高校の最高バンド!
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.A kormányzati intézmények teljesen megsemmisültek, az elnöki palotával együtt.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.As instituições governamentais foram completamente destruídas, incluindo o palácio presidencial.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Cơ quan chính phủ hoàn toàn bị phá hủy, thậm chí cả dinh thủ tướng.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Instituţiile guvernamentale au fost complet decapitate, inclusiv palatul prezidenţial.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.정부 청사들이 완전히 붕괴되었으며, 대통령 관저도 마찬가지였습니다.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Le istituzioni governative sono state decapitate, compreso il palazzo presidenziale.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Les institutions gouvernementales ont été complètement décapitées, y compris le palais présidentiel.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Overheidsinstellingen werden volledig onthoofd, waaronder het presidentieel paleis.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Pracę instytucji rządowych zawieszono, w tym pałacu prezydenckiego.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Regeringsbyggnader blev helt ödelagda, presidentspalatset inkluderat.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Regierungseinrichtungen wurden völlig vernichtet, der Präsidentenpalast inbegriffen.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Se destruyeron totalmente las instituciones gubernamentales, incluyendo el palacio presidencial.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Αποδιοργανώθηκαν εντελώς τα κυβερνητικά ιδρύματα, όπως και το προεδρικό παλάτι.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Держава залишилася без урядових будівель, в тому числі й без президентського палацу.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Държавните институции бяха напълно съсипани, включително и президентският дворец.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Правительственные органы были полностью разрушены, в том числе и президентский дворец.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.מוסדות השלטון נחרבו לחלוטין כולל ארמון הנשיא
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.المؤسسات الحكومية قطع رأسها، بما في ذلك القصر الرئاسي.
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.全て崩壊しました ポルトープランス市内の
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Anh ta thôi không đi bầu cử Tổng Thống nữa và bắt đầu bị vào tù thường xuyên hơn.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Chodí méně k prezidentským volbám, a častěji se vyskytuje ve vězení.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Egyre kevésbé vett részt az elnökválasztásokon, és elkezdett gyakrabban börtönbe kerülni.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Er nahm immer seltener an den Präsidentschaftswahlen teil und musste wesentlich öfter ins Gefängnis.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Ha diminuito i voti per le elezioni presidenziali e ha iniziato a andare in prigione molto più spesso.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Han stemmer mindre ofte ved præsidentvalg, og han er begyndt at komme i fængsel meget oftere.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.그는 대통령선거에서 투표권을 잃어갔고 더 자주 감옥에 가기 시작했습니다.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Menej hlasuje v prezidentských voľbách a začal oveľa častejšie navštevovať väzenie.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Rzadziej głosuje w wyborach prezydenckich i zaczął bywać w więzieniu coraz częściej.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Son abstention aux élections présidentielles a augmenté, et il a commencé à aller en prison bien plus souvent.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Μείωσε την ψήφο του στις προεδρικές εκλογές και μπαινόβγαινε στη φυλακή πιο συχνά.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.Он стал меньше голосовать на президентских выборах, и стал попадать в тюрьму намного чаще.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.הוא מיעט להצביע בבחירות לנשיאות, והוא החל ללכת לבית הכלא לעיתים קרובות יותר.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.انخفضت نسبة مشاركته في التصويت في الانتخابات الرئاسية، وقد بدأ يدخل السجن في الكثير من الأحيان.
Başkanlık seçiminde oyunu düşürmüştü ve ceza evine çok daha sık gitmeye başlamıştı.もっと頻繁に 刑務所に入るようになりました このように この社会の流れに関しては 幸せな話を伝えられませんし
Başkanlık yarışına adını yazdırabilir.Él podría postularse para presidente.
Başkanlık yarışına adını yazdırabilir.On może potencjalnie kandydować na prezydenta.
Başkanlık yarışına adını yazdırabilir.Он может балатироваться на пост Президента
Başkanlık yarışı, tabii sonuçlandı veCertamente.
Başkanlık yarışı, tabii sonuçlandı veНу конечно, борьба за кресло Президента...
Başkan Obama'nın ikinci dönem başkanlık töreni gerçekleşti. Ve asıl yapacakları şimdi başlıyor.abbiamo appena eletto il Presidente Obama per il suo secondo mandato, ma siamo appena agli inizi.
Başkan Obama'nın ikinci dönem başkanlık töreni gerçekleşti. Ve asıl yapacakları şimdi başlıyor.Конечо, мы только-что выбрали Президента Обаму на второй президентский срок.
Ben başkanlık yarışına katıldım çünkü Amerika için endişelerim vardı.E mi sono candidato perche' mi preoccupo per l'America.
Ben başkanlık yarışına katıldım çünkü Amerika için endişelerim vardı.Et j'étais candidat parce que je m'inquiète sur l'Amérique.
Ben başkanlık yarışına katıldım çünkü Amerika için endişelerim vardı.Y corrí para la oficina porque estoy preocupado sobre América.
Ben başkanlık yarışına katıldım çünkü Amerika için endişelerim vardı.Και έθεσα υποψηφιότητα γιατί ανησυχώ για την Αμερική.
Bu arada ben meselâ bağışçı toplantılarına başkanlık ediyordum, bu toplantılarda çeşitli bağışçılar잠시 당시 제가 대표를 맡고 있던 기부 모임을 예로 들어보겠습니다. 기부 모임에는 다양한 기부가들이 있고,
Bu arada ben meselâ bağışçı toplantılarına başkanlık ediyordum, bu toplantılarda çeşitli bağışçılarNel frattempo, presiedevo anche gli incontri dei donatori, molti dei quali vengono organizzati a Nairobi...