başkanın ile cümle
başkanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak Cumhurbaşkanlığı görevi geçici olarak Meclis Başkanına bırakılmıştır.La fonction de président de la République est provisoirement suspendue.
Meclis üyesinin belediye meclisi toplantısında belediye başkanına karşı çıkması herkesi şaşırtmıştı.El edil se enfrentó al alcalde en el pleno del ayuntamiento, lo cual sorprendió a todos los presentes.
Başkanın veto yetkisi vardır.El gobernador tiene derecho de veto.
Parlamenter sistemde devlet başkanı genellikle hükûmet başkanından başka bir kişidir.En los sistemas parlamentarios el jefe de Estado es normalmente distinto del jefe de gobierno.
Komisyon başkanının oy kullanma yetkisi yoktur.El Secretario de la Comisión tiene voz pero no voto.
Aurora ismini, Filipinler Cumhuriyeti'nin eski devlet başkanının karısının adı Aurora Quezon'dan almıştır.El Aurora era el nombre de la esposa del presidente, Aurora Quezon.
Korkan ve şaşıran vatandaşlar belediye başkanına bir dilekçe ile başvurur.Populares y socialistas alcanzaron un acuerdo por el cual se repartían la alcaldía.
Fakat, grup ABD başkanının baskısına ve etkisine boyun eğdi gösteri çok daha yumuşak bir ton kullandı.El grupo de los seis aceptó bajo la presión e influencia presidencial presentar un mensaje menos radical.
Kurultayda öne sürülen ilk plan başkanın ABD Kongresi tarafından seçilmesi önerisiydi.Había llegado el momento de empezar a preparar su candidatura a la presidencia de los Estados Unidos.
Kaymakam Ordueri, belediye başkanının koruması aracılığıyla kendisine küfürlü mesaj yolladığını ileri sürdü.Un guardia aparece entonces, diciendo que el Alcalde le dio órdenes de protegerla.
Bunlar, başkanın ve başkan yardımcısının ayrı ayrı bulunduğu 2 gruba ayrılır.Por segunda vez, el Presidente y el Vicepresidente vinieron de dos partidos distintos.
Cumhurbaşkanı, istifasını Ulusal Meclis Başkanına sunar.El presidente puede disolver la Asamblea Nacional.
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.Ésta designaba el alcalde y además delegaba el acuñamiento de monedas a algunos de sus ciudadanos.
Toplantı halinde olan Parlamento ise Devlet Başkanının kararını geçersiz sayar.De esta manera, el parlamento co-gobierna con el jefe de estado de manera indirecta.
Başkanın tüm gizli işlerini öyrenmek için Süreyya ile sevgili olmuştur.El presidente la llama cuando debe realizar trabajos secretos.
Belediye Başkanının bürosu Belediye Binasındadır.L'ufficio del sindaco è nel municipio.
Başkanın veto yetkisi vardır.Il presidente ha diritto di veto.
Jüri başkanına bir oylama daha yapalım, oyunuzu vermeyin dedim.Un giorno mostra alla giuria alcune mosse ma non viene scelta.
Oymak başının, aşiret başkanının çadırı en çok direği bulunan çadırdır.Notevole è il retablo che adorna la Cappella Maggiore.
Devlet Başkanına bölgesel hükümeti ve parlamentoyu feshetme yetkisi de verilmiştir.Furono inoltre limitati i poteri del presidente sul governo e sul parlamento.
Bu bira Maß denen bir litrelik özel bardaklarda sunulur ve ilk Maß Bavyera Başkanına ikram edilir.Questa birra è particolarmente celebre per essere venduta al pubblico anche in lattine da un litro.
Komisyon başkanının oy kullanma yetkisi yoktur.Nelle commissioni non ha alcun diritto di voto.
O yeni hapishane iş kollarının başkanına çalışmak için ayda 150$ vermişti.I cavalieri ricevevano 25$ a settimana per il loro lavoro.
İsa, "Şimdi biraz alıp şölen başkanına götürün" der.Disse loro Gesù: «Portate un po' del pesce che avete preso or ora».
Ancak Cumhurbaşkanlığı görevi geçici olarak Meclis Başkanına bırakılmıştır.Accettò però la Presidenza del Consiglio ad interim.
Başkanın veto yetkisi vardır.Президент имеет право вето.
Yolculuğun liderleri, başkanın özel sekreteri olan Kaptan Meriwether Lewis ve Teğmen William Clark idi.Мериуэзер Льюис был капитаном, личным секретарём президента, а Уильям Кларк лейтенантом, старым другом Льюиса.
6 Mayıs 2016 yılından itibaren – “Nur Otan” Partisi Başkanının yardımcısıdır.С 6 мая 2016 года – Первый заместитель Председателя партии «Нұр Отан». .
Stadler Diekmann'a belediye başkanının Kämpfe karşılığında rehine olarak otuz kişi seçmesini emretti.Штадлер приказал Дикману заставить мэра выбрать тридцать человек в заложники, чтобы обменять их на Кемпфе.
Kilise başkanına episkopos, piskopos denir.Возглавляется епископом (biskop).
Falanjist bir belediye başkanının oğludur.Сын городского старосты.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Президент не несет ответственности за свои официальные действия.
Yeni Genel Başkanın lakabı "emanetçi" oldu.Во главе "Сенаторов" стал Готье.
Son turda iki adayın oylarının eşit çıkması durumunda kararı FIFA başkanının verdiği oy belirler.В случае равенства голосов решение примет президент ФИФА.
Kentin yönetimi 8 yılda bir halk tarafından seçilen belediye başkanına aittir.Управление городом осуществляется избираемыми на два года мэром и городским советом, состоящим из 8 человек.
Meclis başkanını padişah değil, meclis kendisi seçiyordu.رئيس وكان السلطان لايختار رئيس المجلس وإنما يختار المجلس نفسه.
Kilise başkanına episkopos, piskopos denir.مثل رئيس الأساقفة يقال رئيس الأساقفة.
Cumhurbaşkanı, istifasını Ulusal Meclis Başkanına sunar.و من ثم قامت بتقديم استقالتها لرئيس الجمهورية .
Yeni Genel Başkanın lakabı "emanetçi" oldu.قصة "رئيس وزراء" بالقوة ! .
1976'da ABD Kongresi ile başkanın onayından geçme koşuluyla adalara bir anayasa hazırlama hakkı tanındı.في عام 1976، يُقدم مشروع قانون ناشئ في مجلس النواب عن طريق الخطأ إلى الحاكم العام ووافق عليه.
Başkanın belirleneceği kurultaylarda tüm üyeler oy kullanabilirdi.لرئاسة الفريق أن تحدد الوقت الممنوح لكل متحدث.
6 yıl sonra Leon, ABD başkanının kızı olan Ashley Graham'ı kurtarmak için görevlendirilmiştir.Leon assume a missão de resgatar a filha do presidente americano Ashley Graham na Espanha.
Avrupa Komisyonu başkanınına da bir başka komisyon üyesi eşlik edebilir.O presidente da Comissão também é acompanhado por um outro membro da Comissão.
İsa, "Şimdi biraz alıp şölen başkanına götürün" der.Jesus disse: "Agora tirai e levai ao mestre-sala".
Falanjist bir belediye başkanının oğludur.Era filho do chefe da aldeia.
İl genel meclisi başkanını üyeleri arasından gizli oyla seçer.O CC elege o Secretário-Geral de entre os seus membros.
Carson'a ölümünden sonra Özgürlük Başkanın Madalyası ile Jimmy Carter tarafından ödüllendirildi.Em 1980, foi presenteado com a Medalha Presidencial da Liberdade pelo presidente Jimmy Carter.
Eski devlet başkanının ölümü henüz ilan edilmedi.A morte do ex-presidente ainda não foi declarada.
Falanjist bir belediye başkanının oğludur.Hij was de zoon van een burgemeester.
Kilise başkanına episkopos, piskopos denir.Hij wordt soms ook raadsheer of bisschop genoemd.
Devlet başkanının uzlaştırıcı ve uyarıcı bir rolü bulunmaktadır.De Koning heeft een samenbindende, vertegenwoordigende en aanmoedigende rol.
General Friessner-Pico, kurmay başkanının öne sürdüğü görüşleri kabul etti.Generaal Friessner kwam tot dezelfde conclusie als zijn voorganger.
Kentin yönetimi 8 yılda bir halk tarafından seçilen belediye başkanına aittir.Daarnaast is er de burgemeester die voor acht jaar wordt gekozen.
Başkanın Amerika'da doğmuş ve yaşının en az otuz beş olması gerekir.De president moest ten minste 35 jaar oud zijn.
Belediye başkanını ara.Bel de burgemeester.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Prezydent nie jest politycznie odpowiedzialny przed nikim.
Ulusal baro kuruluşunun başkanından alınan bilgilere göre 6 Ocak'ta Tunus'lu 8.000 avukatın %95'i greve gitti.Zdaniem jej przewodniczącego, przyłączyło się do niego 95% spośród 8 tys. tunezyjskich prawników.
Bu anıt Amerika Birleşik Devletleri'nin dört başkanını gösteren dev heykellerden oluşur.Pomnik składa się z czterech głów prezydentów USA, szczególnie znaczących dla historii tego kraju.
Falanjist bir belediye başkanının oğludur.Był synem burmistrza Nieżyna.
2004, WISP Başkanın Seçimi Ödülü.WISP President's Choice Award 2004 (ang.). .