başkanın ile cümle
başkanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
NATO başkanından Ankara ve Atina'ya farklılıları giderme çağrısıNATO chief urges Athens, Ankara to iron out differences
Birkaç gün sonra da dört servis başkanının görevine son verildi.Four ward heads were dismissed a few days later.
Olimpiyat Başkanından Yunanlılara Temel Projelere Odaklanma ÇağrısıOlympics Chief Urges Greeks to Focus on Essential Projects
Bu ihracın ardından yeni genel başkanın belirlenmesi için bir kongre düzenlendi.A congress to elect a new leader then followed.
↑ "Altı Siyasi Parti Genel Başkanının Ortak Açıklaması". chp.org.tr.↑ "Altı Siyasi Parti Genel Başkanının Ortak Açıklaması". chp.org.tr (in Türkçe).
Her başkanın görevde iki süresi olabilir.Each president can have two terms in office.
Hükümet başkanının unvanı Bakanlar Kurulu Başkanıydı .The title of the head of government was President of the Ministerial Council.
Cenazesine hayatta olan beş ABD başkanından dördü dahil olmak üzere yaklaşık 10.000 kişi katıldı.Her funeral was attended by some 10,000 people, including four of five living US presidents.
Tejero hemen meclis başkanın yerine geçti ve "¡Quieto todo el mundo! "Tejero immediately took the Speaker's platform and shouted "¡Quieto todo el mundo!"
Caledas García ev işlerine yardımcı oldu ve eski başkanın bakımını üstlendi.Caldelas helped with household chores and took care of the former president.
Dr. Mario Díaz Tejeda eski başkana müdahale etmek için eski başkanın evine gitti.Dr. Mario Díaz Tejeda went to the home to treat the condition of the former president.
Ancak, operasyonel komuta Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanına devredilmiştir.However, the operational command is delegated in the Chief of the General Staff of the Armed Forces.
Başkanın görevi şu konularda karar vermektir: [1]The duty of the president is to decide upon[27]:§31
Bir ABD başkanının bunu kendi ülkesine karşı kullanması trajik. " [4]For a US president to employ it against his own country is tragic."[35]
Oyların eşit olarak dağılması halinde başkanın oyu belirleyici bir rol oynar.[1]The vote of chairman plays a decisive role if the votes divided equally.[6]
Aynı zamanda devrimci nesilden bir başkanın son seçimiydi.It was also the last election of a president from the revolutionary generation.
Wanamaker, The Young People's Trust for the Environment'ın dokuz başkanından biridir. [1]Wanamaker is one of nine presidents of The Young People's Trust for the Environment.[29]
Edvard Lauritz Ehlers, Kopenhag belediye başkanının oğlu olarak büyüdü ve 1891'de tıp doktoru oldu.Edvard Lauritz Ehlers grew up as the mayor of Copenhagen's son, and qualified in medicine in 1891.
Bir askeri parti şubesinin başkanına tevcihi ("rehber") denir. [1]The head of a military party branch is called a tawjihi ("guide").[1]
Devlet başkanının diplomatik rolü yalnızca başkana aitti.The diplomatic role of head of state solely rested with the chairman.
Başkanın görevi Doğu Almanya dışında, cumhurbaşkanınınkine eşdeğer kabul edildi.Outside of East Germany, the chairman's post was reckoned as being equivalent to that of president.
Bir askeri parti şubesinin başkanına tavjihi veya rehber denir. [54]The head of a military party branch is called a tawjihi, or guide.[54]
Brooke-Little başkanına elli yıl hizmet etti.Brooke-Little served its chairman for fifty years.
Anayasa, devlet başkanına geniş çapta yürütme ve yasama yetkileri verir.The constitution gives the office of the president great executive and legislative powers.
Cumhurbaşkanı tarafından kararname ile atanan dört yargıç ve başkanın kendisinden oluşur.It is composed by four judges appointed by the president by decree, and the president himself.
2018 yılında The First dizisinde Amerika Birleşik Devletleri Başkanını canlandırdı.In 2018 she played the President of the United States in the series The First.
Emiri daha sonra Öğrenci Konseyi başkanının sekreteri olur.Emiri later becomes the secretary to the president of the Student Council.
Başkanın kararıyla, dağlar 2007 yılında Ulusal Koruma Alanı ilan edildi.[1]By the decree of the president, the mountains were declared as National Reserve in 2007.[1]
Anchorena Başkanlık Malikanesi, başkanın ülke ikametgâhıdır.The Anchorena Presidential Estate is the president's country residence.
Volt, AB başkanının gelecekte doğrudan seçilmesini önermektedir.Volt proposes that the EU president be directly elected in future.
Başkanın ofisine girdiler, tüm evraklarına ve kasasına el koydular.They entered the president's office and confiscated all his papers and took away his safe.
Devlet başkanının hükûmet başkanından farklı olduğu devletler çoğunlukla parlamenter sistemlerdir.States where head of state differs from head of government are mainly parliamentary systems.
Kenya Devlet Başkanının resmî ikametgâhı Nairobi Devlet Evi'dir.The official residence of the President of Kenya is State House, Nairobi.
Başkanın eşi Kenya'nın First Lady'si olarak anılır.The wife of the President is referred to as the First Lady of Kenya.
Devlet başkanın sorumlulukları şu şekilde özetlenebilir:The responsibilities of the President are summarised as follows:
Estés, Başkanın Sosyal Adalet Madalyası'nın sahibidir.Estés is the recipient of the President's Medal for Social Justice.
Orada Philipp onu engizisyon başkanına teslim eder.Dort liefert ihn Philipp dem Großinquisitor aus.
Başkanın veto yetkisi vardır.Der Gouverneur hat ein Vetorecht.
Bu anıt Amerika Birleşik Devletleri'nin dört başkanını gösteren dev heykellerden oluşur.In diesen Berg wurden Abbilder der Köpfe von vier US-Präsidenten gehauen.
Sekreter Wurm, Başkanın bir benzeri gibi hareket eder.Der Sekretär Wurm lässt sich als ein kleineres Ebenbild des Präsidenten ausmachen.
Bu arada başkanın ve ailesinin cinayet olduğu zaman orada olduğu anlaşılır.Gleichzeitig erfährt Ben, dass seine Frau und sein Kind bei einem Überfall gestorben sind.
Ona hitap eden belgeyi belediye baskanina verir.Dort hält sich der Bürgermeister der Gemeinde auf, dem sie übergeben werden.
Avam kamarası kendi grup başkanını seçme hakkına sahiptir.Die Bezirksräte hatten das Recht, ihren Vorsitzenden selbst zu wählen.
Kentin yönetimi 8 yılda bir halk tarafından seçilen belediye başkanına aittir.An der Spitze der Stadt steht der von der Bevölkerung auf acht Jahre gewählte Oberbürgermeister.
En yüksek yargı organı başkanının kral tarafından atandığı Yüksek Mahkemedir.Höchste Justizinstanz ist das Oberste Gericht, dessen Vorsitzender vom König vorgeschlagen wird.
Eşit olan oylamada başkanın oyu ile Türkiye kazanır.Bereitwillig lässt sie sich auf ein Tänzchen mit dem Präsidenten ein.
Başkanlık sisteminde görülen başka bir problem de devlet başkanını görev süresi dolmadan görevden alamamaktır.Kein anderer Chairman der Demokraten bringt es auf eine derart lange Amtszeit.
Fuar Cumartesi günü Stuttgart belediye başkanının geleneksel açılışıyla başlamaktadır.Das Stuttgarter Frühlingsfest wird samstags mit einem Fassanstich des Ersten Bürgermeisters eröffnet.
Parlamenter sistemde devlet başkanı genellikle hükûmet başkanından başka bir kişidir.Im Parlamentsgebäude selbst hat meist der jeweilige Parlamentspräsident die alleinige Exekutivgewalt.
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.La Mère supérieure désigne le maire, et délègue fréquemment la frappe des monnaies à des citoyens de la ville.
Cumhurbaşkanı, istifasını Ulusal Meclis Başkanına sunar.Le président peut présenter sa démission à l'Assemblée nationale.
Planck, oranın dört daimi başkanından biriydi.Cocke en est un des sept directeurs.
Diğer bir ifadeyle meclis soruşturması ile başkanın siyasi sorumluluğu değil, cezai sorumluluğu tahrik edilir.Dans ce cas on ne parle plus de responsabilité pénale des ministres mais d'une responsabilité politique.
6 Mayıs 2016 yılından itibaren – “Nur Otan” Partisi Başkanının yardımcısıdır.Depuis le 6 mai 2016 il est premier vice-président du parti Nour-Otan.
Parlamenter sistemde devlet başkanı genellikle hükûmet başkanından başka bir kişidir.Ainsi, le secrétaire d'État est généralement une personne très proche du président du Conseil.
Şansölyenin atanması teorik olarak tümüyle devlet başkanının özgür tercihine bağlıdır.Ses décisions sont théoriquement libres de l'influence du gouvernement.
Başkanın veto yetkisi vardır.Le gouverneur peut y mettre son veto.
Orada Philipp onu engizisyon başkanına teslim eder.Mais le plan est découvert, Philippe livre son fils à l'Inquisition.
Devlet başkanının uzlaştırıcı ve uyarıcı bir rolü bulunmaktadır.Cependant, il restera un orateur influent et efficace du Sénat.
John C. Calhoun ile beraber iki farklı başkanın yardımcılığını yapmış olan tek kişidir.Deux vice-présidents, George Clinton et John C. Calhoun, ont servi sous plus d'un unique président.