Yirmi yıldan daha fazla bir süredir belediye başkanıyla tanışıyoruz..I have been acquainted with the mayor for more than twenty years.
Belediye başkanı için koştum.I ran for the mayor.
Onun adını şimdi benden başka hatırlayan var mıdır, şüpheliyim.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Onun adını şu an benden başka hatırlayan olduğunu sanmıyorum.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Ben başka bir şey yapamam.I can't do anything else.
Ben onu herhangi başka adamdan daha içten seviyorum.I love him more deeply than any other man.
Başka gezegende hayat hayal edemiyorum.I can't imagine life on another planet.
Başkalarına karşı nazik olmayı zor buldum.I found it difficult to be kind to others.
Başkalarının önünde gülünmeye katlanamam.I can't stand being laughed at in front of others.
Başkanlığa aday olmaktan vazgeçtim.I gave up running for president.
Başkan olarak uzun yıllar geçirdim, zamanın geldiğini hissettiğim için istifa ettim.I've spent so many years as chairman that I feel it's time I stepped down.
Onun başkaları hakkında kötü konuştuğunu hiç duymadım.I have never heard him speak ill of others.
Ona başkan ile görüşmesini hatırlattım.I reminded him of his interview with the president.
Fakir bir köylüden başka bir şey değilim.I am nothing but a poor peasant.
Şikayet etmekten başka çarem yok.I can't help but complain.
Ben yarın başka bir kasvetli toplantıya gitmek zorundayım.I've got to go to another dreary meeting tomorrow.
Benden başka hiç kimse onu duymadı.Nobody has heard of it but me.
Benden başka bütün üyelerin onun söylediğine inancı vardı.All the members but me have faith in what he says.
Biz Jack'i başkan seçtik.We elected Jack chairman.
Bir şiiri başka bir dile çevirmek zordur.It is difficult to translate a poem into another language.
Zaman başka her şeyden daha değerlidir.Time is more precious than anything else.
Zaman başka herhangi bir şeyden daha değerlidir.Time is more precious than anything else.
Bir başarısızlığı bir başkası izledi.One failure followed another.
Danışmadan başka bir randevu alın.Make another appointment at the front desk.
Jiro başka türlü hareket edemedi.Jiro could not act otherwise.
Kendi istediğini yap ve başkalarını taklit etme.Be your own person and don't imitate others.
Sana nasıl davranılmasını istiyorsan başkalarına aynı şekilde davran.Do unto others as you would have others do unto you.
Başka biri oldum gibi hissediyorum.I feel like another person.
Bu sadece kendini düşünmeden önce başkalarını düşünmesi gibi bir şey.It is just like her to think of others before thinking of herself.
Çocuklarını başkalarıyla kıyaslama.Don't compare your children with others.
Gerçek benim başka bir randevumun olmasıdır.The fact is that I have another appointment.
Başkan ve sekreter bir fincan kahve içerken sohbet ettiler.The president and the secretary talked over a cup of coffee.
Ben başkanın varlığı ile son derece onur duyuyorum.I am highly honored by the presence of the president.
Sizi başkana bağlayacağım.I'll put you through to the president.
Başkan pratik olmadığı için fikirden vazgeçti.The president gave up the idea because it was not practical.
Başkan nerede?Where's the president?
Başkan, danışmanlarını bir konferans için bir araya getirdi.The president assembled his advisers for a conference.
Başkan şimdi dışarda.The president is out now.
Başkan yeni bir yönetici adadı.The president appointed a new manager.
Başkan penceresine sırtını dönerek sandalyede oturuyordu.The president was sitting in the chair with his back to the window.
Şirketin Başkanı Devlet Bakanına rüşvet verdi.The president of the company bribed the government minister.
Başkan gelmedi ama, yerine başkan yardımcısını gönderdi.The president did not come, but sent the vice-president in his stead.
Özür dilemekten başka yapacak bir şey yok.There is nothing to do but apologize.
Başka hiç kimse toplantıya gelmedi.No one else came to the meeting.
Bire karşı on o başkan seçilecek.Ten to one he will be elected chairman.
Yürütme komitesi onu şirketin başkanlığına atadı.The executive committee appointed him the president of the company.
İçecek başka bir şeyi yoktu.She had nothing else to drink.
Belediye başkanı ve eşi misafirler arasındaydı.Among the guests were the mayor and his wife.
Sen buna herhangi başka bir renkte sahip misin?Do you have this in any other colors?
Japonya'daki başka bir nehir Shinano'dan daha uzun değil.No other river in Japan is longer than the Shinano.
Shinano Japonya'daki başka herhangi bir nehirden daha uzundur.The Shinano is longer than any other river in Japan.
Yeni başkan ordu kurmak istiyor.The new president wants to build up the army.
Başkası konuşuyorken sözünü kesme.Do not interrupt when another is speaking.
Başkalarının hakkında kötü konuşarak bir şey kazanamazsın.You gain nothing by speaking ill of others.
Başkalarının talihsizliğini nakletmek istemiyorum.I wouldn't like to cash in on other people's misfortunes.
Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.By other's faults wise men correct their own.
Başkalarını rahatsız ettiklerini öğrendiklerinde yüksek sesle konuşuyorlardı..They are talking loudly when they know they are disturbing others.
Arada sırada kendinizi başkasının yerine koymak iyidir.It's good to put yourself in someone else's place now and then.
Başkalarının yardımlarını beklememelisiniz.You should not expect the help of others.
Başkalarının sözünü kesmek kabalıktır.It is rude to interrupt others.