Ana içeriğe geç
Sözlük

başka ile cümle

başka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The girl did nothing but cry.
Kız ağlamaktan başka bir şey yapmıyor.The girl did nothing but cry.
Küçük kız, Emily'den başkasına asla gülümsemez.The little girl never smiles at anyone other than Emily.
Küçük kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The little girl did nothing but cry.
John'dan başka hiç kimse onu duymadı.Nobody but John has heard of it.
Belediye başkanı şehir parasını kendi kullanımı için tahsis etti.The mayor appropriated city money for his own use.
Çocuk annesi tarafından başkalarının huzurunda azarlandı.The child was scolded by his mother in the presence of others.
O çocuk ağlamaktan başka bir şey yapmadı.That child did nothing but cry.
O başka oyun oynamak için ısrar ediyor.He insists on playing another game.
O ağlamaktan başka hiçbir şey yapmadı.He did nothing but cry.
O çocuk bütün gün ağlamaktan başka bir şey yapmadı.That child did nothing but cry all day.
Bu çocuk ağlamaktan başka bir şey yapmadı.This child did nothing but cry.
O her zaman ağlamaktan başka hiçbir şey yapmadı.She did nothing but cry all the while.
Firmanın iflas edeceğine dair başka bir söylenti var.There's another rumor in the air that the firm is going into bankruptcy.
Şirket halen görevdeki başkan tarafından 1950 yılında kuruldu.The company was established in 1950 by the incumbent chairman.
Haberi duyduğumda hayal kırıklığından başka bir şey hissedemedim.I could not but feel disappointed at hearing the news.
Casus ülkesine döner dönmez başka bir ülkeye gitmesi söylendi.No sooner had the spy returned home than he was told to go to another country.
Oturanlar başkalarının işleri hakkında meraklılardı.The residents were curious about other people's business.
Orada benden başka kimse yoktu.There was no one there besides me.
Öyle yapmaktan başka seçimin yok.We have no choice but to do so.
Üzgünüm. Başka bir randevum var.I'm sorry. I have another appointment.
Bay Smith başkaları hakkında kötü bir şey söylemeyecek kadar çok kibar.Mr Smith is too polite to say anything bad about others.
Bir başka deyişle, o bunu yapmak istemiyor.In other words, he doesn't want to do it.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.The suitcase contained nothing but dirty clothes.
Lyndon Johnson, John Kennedy öldürüldüğü zaman başkanlığı devraldı.Lyndon Johnson took over presidency when John Kennedy was assassinated.
Jim'den başka herkes geldi.All but Jim came.
Jim'den başka onu gören biri var mı?Did anybody other than Jim see her?
Jane başkanın sekreteri.Jane is the president's secretary.
Biz James'i başkan seçtik.We elected James chairman.
Başka sorularınız var mı?Do you have any further questions?
On dakikalık bir başka yürüyüş bizi kıyıya getirdi.Another ten minutes' walk brought us to the shore.
Başka sorularım yok.I have no further questions.
Söyleyecek başka bir şeyim yok.I have nothing more to say.
Bundan başka bir şey yapacağım.I will do anything but this.
Senden başka bunu bırakabileceğim kimse yok.There is none other than you to whom I can leave this.
Bu benim şemsiye değil; O başka birininki.This isn't my umbrella; it's somebody else's.
Bunu sevmedim. Bana bir başkasını göster.I don't like this. Show me another.
Bunu beğenmiyorum; bana başka bir tane göster.I don't like this one; show me another.
Bu başka herhangi bir ağaçtan daha yüksek.This is taller than any other tree.
Bu başka birinin fikri miydi?Was this somebody else's idea?
Bu, bu mağazadaki başka bir çantadan daha iyi.This is better than any other bag in this store.
Ama ondan başka bir çıkarım vardı.But I had another advantage in it.
Paragraf başka hiçbir yoruma izin vermiyor.The passage admits of no other interpretation.
Bu cümle başka bir şekilde yorumlanabilir.This sentence may be interpreted another way.
Oda küçükten başka her şeydir.The room is anything but small.
Bunu başka bir şeyle değiştirebilir miyim?Can I exchange this with something else?
Sence bu zor problemin başka bir cevabı var mı?Do you think there is another answer to this difficult problem?
Bu insanlar masum olmaktan başka bir şey değiller.These people are anything but innocent.
Bu çantayı başka bir yere koyar mısın?Could you put this bag in another place?
Bu iş başka bir şehre taşınma anlamına gelecektir.This job will mean moving to another city.
Bugünlerde başka biri gibisin.You don't seem to be yourself these days.
Bu gömleği sevmiyorum. Bana başka bir tane göster.I don't like this shirt. Show me another.
Bu daire, binadaki herhangi başka birinden daha büyüktür.This apartment is bigger than any other one in the building.
Burada benden başka kimse yok.There's no one but me here.
Dizüstü bilgisayarımı burada bulamıyorum; onu başka yere koymuş olmalıyım.I can't find my notebook here; I must have put it elsewhere.
Başka ne yapabilirdim?What else could I have done?
Başkan Kennedy öldürüldü ama onun efsanesi sonsuza kadar yaşayacak.President Kennedy was killed, but his legend will live on forever.
Bay Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak göreve başladı.Mr Kennedy was inaugurated as the President of the United States.
Clint Eastwood, Carmel belediye başkanı seçildi.Clint Eastwood was elected mayor of Carmel.
Zavallı küçük kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The poor little girl did nothing but weep.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod